Yıldırım, Nilüfer, Osmangazi, Gürsu, Kestel ilçeleri ile Mudanya ilçesinin bir kısmının içme suyu ihtiyacını karşılayan 60 milyon metreküp kapasiteli Nilüfer ve 125 milyon metreküp kapasiteli Doğancı Barajı, kurak geçen yaz mevsiminin ardından özellikle bu kış etkili olan yağışlarla yeniden canlandı.
Geçen yılın ekim ayında doluluk oranı yüzde 1'in altına düşen, şebekeye su aktarımının yapılamadığı ve bir süre 12'şer saatlik planlı su kesintilerinin uygulandığı kentteki iki baraj, Uludağ'dan gelen kar suları ve bölgede etkili olan yağışlarla besleniyor.
Yağışlarla yeniden dolmaya başlayan, 10 Şubat'ta ortalama doluluk oranı yüzde 38,02 olarak ölçülen iki barajdaki bu oran 25 Mart itibarıyla yüzde 75'e yükseldi.
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, son dönemde Uludağ'ın eteklerine yağan kar ve kent merkezine düşen yağmurlarla içme ve sulama suyu barajlarındaki doluluk oranlarının arttığını söyledi.
Barajlardaki doluluğun rahatlatıcı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Dindar, şöyle konuştu:
"Özellikle geçen yıl yaşadığımız olağanüstü kuraklık durumunu ve su kesintilerini düşündüğümüzde bu oran aslında güzel bir toparlanmaya işaret ediyor. Barajlarımızın doluluk oranları su güvenliği açısından tek başına yeterli bir parametre değil. Sadece barajlardaki doluluk oranları bizim bu yılı tamamen risksiz geçireceğimiz anlamına gelmiyor."
Barajlardaki doluluğun "kırılgan" olduğu uyarısı
Dindar, barajlardaki doluluğun halen kırılgan bir noktada olduğuna işaret etti.
Dünya Meteoroloji Örgütü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünün tahminlerine göre, 2026 ve 2027'de yaz aylarının mevsim normallerinin üzerinde sıcak ve kurak geçeceğine dikkati çeken Dindar, şunları kaydetti:
"Yazın sıcaklıkların artmasıyla barajlarımızdaki buharlaşma oranı da oldukça artıyor ve buharlaşarak ciddi miktarda su kaybediyoruz. Bir taraftan barajı besleyecek yağışlar zamanında gelmemiş oluyor. Diğer taraftan da su talebi çok hızlı arttığı için bu denge çok hızlı bir şekilde değişebiliyor.
Bir taraftan da tarımsal sulama baskısıyla birlikte de değerlendirdiğimizde tamamen risksiz geçireceğimiz anlamına gelmiyor. Geçen yılki seviyelere baktığımızda aslında bu yıl oldukça güçlü bir tabloyla başlıyoruz. Çünkü geçen yıl bu zamanlarda barajlardaki ortalama doluluk oranları yüzde 40-50 seviyesindeydi."
Dindar, rehavete kapılmadan su tasarrufu konusunda her bireyin dikkatli ve bilinçli olması gerektiğini ifade etti.
"Nasıl olsa suyumuz var" düşüncesiyle klasik yöntemlere devam edilmemesi gerektiğini belirten Dindar, "Çünkü çok kırılgan bir dengedeyiz. Kurak bir yaz geçirme durumu söz konusu olduğunda hem şehrin su talebi artacak hem tarım sulama baskısı gerçekleşecek. Bir taraftan buharlaşma ve düzensiz yağışların da olduğunu düşündüğümüzde maalesef yaz sonunda tekrardan kritik bir tabloyla karşılaşma gibi bir durumumuz söz konusu olabilir." diye konuştu.
Efsun Dindar, tarımda vahşi sulamanın terk edilerek modern, çevreci, su tasarrufuna uygun yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.