Bilindiği üzere akrep zehirleyen bir hayvandır. Hafızamızda zararlı ve öldürücü olarak canlandığı için bu hayvanı hep korkunç bir düşman olarak görürüz! Yılan, eşek arısı ve diğer zararlıların ortak özelliği insanları ve diğer canlıları zehirlemeleridir. Kısacası insanlara zarar veren canlılar insanın maddi düşmanlarıdır. Peki, insanın düşmanları yalnız bunlar mı? Elbette ki değil. Üzülerek söyleyebiliriz ki insanın en büyük düşmanı yine başka bir insandır. Ünlü düşünür Thomas Hobbes’ in dediği gibi: ”İnsan insanın kurdudur!” Yani insanın çıkarı söz konusu olduğunda hemcinsi insana karşı acımasız olabilir! Evet, insan insanlığını kaybeder de aşağıların aşağısına düşerse yukarıda saydığımız hayvanlardan da beter olur. Çünkü hayvan, iyiyle kötüyü; zararlıyla zararsızı ayırt edemediği için sadece kendini savunmak amacıyla davranır. Oysa insan öyle değil... İnsanın yargılama yeteneği var ve Allah onu üstün özelliklerle donatmış; ancak ona iyi ya da kötüyü; doğru ya da eğriyi tercih etme hakkını da varmış ki biz buna cüz-i irade diyoruz. İsterse iyi ve doğru yolda yani Allah’ın ve elçilerinin kitaplarla gösterdiği sırat-ı müstakimde yürür; istemezse şeytanın yolu dalalet yolu yani sapıklık yolunda ilerler! Kur’an buna; “aşağıların aşağısı” der! (Tin suresi)
Günümüzde insana düşmanca davranan, insanın ahlaki yasayışını alt üst eden; insanları zehirleyen, insan olmaktan çıkmış yaratıklar gerek basın yayın ve gerekse kurdukları örgütlerle insanlığın köküne dinamit koyuyor ve insanlıktan çıkarmaya çalışıyorlar! Bu felaket gözümüzün önünde, geliyorum diye bağırıyor; ancak biz ya görmezlikten geliyor ya da çıkarımız gereği sadece izliyoruz. İşin ilginç ve kahredici yönü biz bu zehirlemeyi evlerimizde, iş yerlerimizde, arabamızda, dinlenme yerlerimizde, arkamıza yaslanıp çay ya da kahvemizi içerek keyif çatarken izliyoruz!
Yerli TV’lerde yayınlanan film ve dizilerden tutun da yabancı yayın araçlarında gösterilenlere kadar örnekler verilebilir! Başta Netfliks olmak üzere yabancı kanallarda yayınlanan filmler; toplumun ahlakını, değer yargılarını, bozucu; aile kurumunu hiçe sayıcı, evliliği ortadan kaldırıcı, nikâhsız birlikteliği teşvik edici ve en önemlisi de bu toplumsal değerleri küçümseyici yayınlar yapılmakta; hatta aile içi ensest ilişkileri açık açık gösteren filmler izletilmektedir. Çocuklarımız ve gençlerimizin geleceği tehlike altındadır! Ne olacak halimiz? Diğer yönden Epstein denen örgüt sapkınlıkta ileri giderek çocukların vücutları üzerinde çıkar elde etmek için ahlaksız ve sapkın davranışlarını sıradanlaştırmakta ve küçücük bebeklerin organlarını çeşitli şekillerde çıkar amaçlı kullanmaktadır! Çocuk ticareti gibi iblisin bile aklına gelmeyecek yollara başvurup insanlığın geleceğini karartmaktadır!
Ey yetkili ve etkililer! Ey İslam’ın çocukları! Ey Müslümanlar! Ey Müslüman olmayıp vicdan ve acıma sahibi olan insanlar! Bu rezalete ve sapkınlık zehrine insan olarak ve devletler olarak dur demeliyiz! Dur demeyip de sadece izleyerek geçersek diğer bir deyimle “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” dersek; gün gelir o bin yaşayan yılanlar o kadar çoğalır ve baş edilemez olur ki adım atacak yer bulamayız!
Sosyal medyaya yaş sınırı getirilmeli, ahlak kurallarını çiğneyen film ve diziler yasaklanmalı, günlük programlar denetimden geçirilmeli, basın yayın, milli eğitim ve diyanetin kurumları aracılığıyla toplumsal eğitim verilmeli! Özellikle RTÜK kurumuna çok görev düşmektedir.
Bizden hatırlatılması, yetkili ve etkili ilgililerden gereğinin yapılması! Haydi hoşça kalın!