YAZARLAR

Tüm Yazıları Cihad Artan

Analiz

11.07.2019 00:01

2. Dünya savaşı bittiğinde Amerika ve Rusya öne çıkan devletlerdi. Savaştan birkaç yıl sonra İsrail kurulurken, Çin sessiz ve derinden yürüyüşüyle kendinden söz ettirmişti. Amerika’nın koruma şemsiyesi altına giren Avrupa ise, 1950’lerin ortalarından itibaren bu oyuncuların arasına girmeyi bir şekilde başardı. Dünya ekonomiden sanayiye, enerjiden savunmaya, bir paradigma değişimine uğramıştı malumunuz üzere. Artık yeni uluslararası birliktelikler inşa ediliyor, teknolojinin gelişimiyle ticaret, istihbarat, sanayi, sermaye, medya… vb. alanlarda farklı bir açılım yaşanıyordu.

Lakin 2001 İkiz Kuleler saldırılarıyla başlayan sancılar, biranda yeni iklimi gündeme getirdi. Bu manzara dünyanın birçok merkezinde “Yeniden Yeni Dünya Düzeni” olarak tanımlanıyor, büyük güçler söz konusu düzene adını yazdırabilmek için kıyasıya bir kavgaya tutuşuyordu. Elbette ulus devletler değildi sadece kavga edenler, sermaye ve lobiler de bu savaşın merkezinde yar almıştı. Keza silah, para, siyaset, enerji, sanal âlem, medya ve bankacılık hep bahşettiğimiz üçlü erkin gölgesinde şekillendi.

Sonraları güçlü olanın sözünün geçtiği, ona göre de iç ve dış politikaların belirlendiğini gözlemledik hepimiz. Zira ülkelerin yekpare bir yapısı yoktu tartışmasız. Ulus devlet düşüncesinin hayat bulduğu ülkelerde, küresel; küresel anlayışı benimseyenlerde ise milli bir damar hep vardı. Kaldı ki üçlü fraksiyonun Fransa, İngiltere, Almanya ve hatta Rusya’daki bilek güreşi fazla söze hacet bırakmıyordu. Sermaye ile iyi ilişkileri bilenen Trump’un, ABD müesses nizamı karşısındaki durumu da böyleydi. Nitekim genelde farklı bir siyaset tarzı tercih eden Trump, köşeye sıkışmışlığı sebebiyle dönüp dolaşıp müesses nizamının borusu ötüyordu.

Bu açıdan günümüzü ülkesel bazda değerlendirdiğimizde, “Küreselci Çin ve ABD mücadelesi” başlığı altında özetlemek mümkündü. Çünkü ABD’nin bekası için, küresel Çin'İ durdurmak ve kontrol etmekten başka bir seçeneği bulunmuyordu. Öyle ki tarafların karşılıklı hamleleri, tam da çizdiğimiz çerçeveye uygun seyretti. Tıpkı Huawei şirketinin başına gelmeyen kalmaması, cevap olarak ta Çin’in, Washington'un güdümündeki Boeing şirketini hedef alması gibi. Tabi Çin’i petrol ile terbiye etmek isteyen ABD’nin; İran yaptırımları, Suud darbesi ve Venezuela'nın karıştırılıp yönetimi devirme çabasını da unutmamak elzem.

Fakat yeni düzen kargaşası her ne kadar tüm dünyaya yayılsa da, asıl fırtınanın Akdeniz’de kopacağı kesindi. Bunun merkezinde İpek Yolu Projesi’nin olduğunu söyleyen de vardı, Akdeniz’deki trilyonlarca metreküp enerjiyi öne süren de, devasa petrol taşımacılığı ve uluslararası ticaret hacmine dikkat çeken de… Zira Akdeniz, petrol ve gazın Avrupa'ya ulaşacağı önemli bir geçiş noktasını teşkil ediyordu. O yüzden 40'tan fazla ülkenin savaş gemileri burada konuşlandı. Herkes Akdeniz’in zenginliklerinden pay isterken, Çin ve Rusya bu stratejik bölgeyi ABD’ye bırakmaya hiç niyetli değildi. 

Hal böyle olunca, Türkiye denklemin neresinde bulunuyor diye sorarsanız? Bazen ABD, bazen İNGİLTERE, bazen de Almanya ile yürüyen Türkiye’nin, şimdilerde RUSYA ve KISMENDE ÇİN’le işbirliği yaptığını söyleyebiliriz. Ama bu işbirliği, her açıdan bir ittifak anlamı da taşımıyordu elbette. Bu ülkelerden gelen SINIRLI yatırımlara ilaveten; Çin ile D. Türkistan, Ruslarla ise İdlip, Suriye Rejimi, PYD/YPG…  mevzularında ki ihtilaflar sır sayılmazdı. Yani Ankara bir tarafa yakın gibi dursa da, aslında çıkarları nispetinde diğerlerini dışlamadığı bir “denge” güdüyordu.

Anlayacağınız Yeni Dünya Düzeninin, Akdeniz’de yazılacağından kimsenin bir tereddüdü yok artık. Gelin görün ki Türkiye'nin uluslararası kanunlara göre, Akdeniz'de 55 bin 500 km.lik bir alanda hakkı mevcut. Bu ise Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya, İsrail, Çin vb... devletlerin, Türkiye’yi yanlarına almaları gerektiğine işaret etmekte... Lakin Türkiye kiminle ortaklık yaparsa, diğerlerinin hedefi olacağı da net… Hülasa tüm olaylara bu perspektifte bakmak zorundayız… Yoksa gündemin şifrelerini çözmek, sadece hayal olarak yeter de artar bile…

Vesselam…

Son Haberler

  • 1

    Trump yine tehdit etti: Yaptırımlar geliyor

  • 2

    NATO'dan yeni Türkiye açıklaması

  • 3

    Gül'den çok sert 'Harekat' açıklaması

  • 4

    İstanbul'da deprem

  • 5

    Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazananlar belli oldu

Günün Manşetleri

Rusya ve Türkiye çatışır mı? sorusuna Kremlin'den net cevap
Twitter'dan TRT'ye skandal sansür
Bakan Akar'dan flaş harekat açıklaması!
Fransa'dan küstah çağrı
TSK Münbiç'e girmek için hazır
Hulusi Akar ve Hakan Fidan bir araya geldi
'Bir değil on Elif feda olsun'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Münbiç' mesajı
Gri listede aranan isim yakalandı!
YPG'Lİ teröristlerin vurulma anı
Lüksemburglu bakan AB'nin güçsüzlüğünü itiraf etti
Başkan Erdoğan çok net konuştu: İstesek yerle yeksan ederiz!
Ağustos ayı sanayi üretimi verileri açıklandı
Hainlerin sahte fotoğraf oyunu tutmadı
Avrupa'nın milli silah hazımsızlığı