YAZARLAR

Tüm Yazıları Cihad Artan

Bu gidiş nereye

06.12.2018 00:02

 

Günümüzde “ekonomik savaş, bir sıcak savaşa dönüşür mü” tartışmaları sürerken, aslında doğru cevabı bulmamızı sağlayacak birçok gelişme yaşanıyor. Şöyle etrafı göz gezdirdiğimizde Orta Doğudan Afrika’ya, Pasifikten Avrupa’ ya kadar yaşananlar fazla söze hacet bırakmayan cinsten. Enerjinin, yeraltı kaynaklarının, ticaretin ve bunların taşınacağı muhtemel güzergâhların her yerinde bir kavga söz konusu… Kavganın merkezini ise “yeni düzene hâkim olmak” veya “dünyanın tek merkezden mi yoksa farklı merkezlerden mi yönetileceği” gibi bir olgu temellendirmekte.

Bu girizgâhtan ileriki yıllarda bir sıcak savaş ihtimali yapılabilir gayet tabi. Fakat kamuoyunda bahsedilen İHTİMALİN tam tersini savunanlarda yok sayılmaz. Tezleri ise “sıcak bir çatışmanın kimseye yaramayacağı, tarafların son radde de kesinlikle anlaşacağı” yönünde. Son G-20 zirvesinde Trump, Macron, Putin ve Veliaht Prens’in sanki kırk yıllık dostmuş gibi birbirleriyle olan samimiyetini görünce de insanın kafası karışmıyor değil hani. 

Elbette bunu şimdilik kestirmek zor ama JEOPOLİTİK BİR GÜÇ HESAPLAŞMASINA dönen ticaret savaşlarının, insanlığı hiçte hayra alamet bir istikamete sürüklemediği muhakkak. Yoksa dünyanın uzun zamandır hiç bu kadar bir PARÇALANMA, bir CEPHELEŞME görüntüsü vermediğini kimse iddia edemez. En basiti Fransa ve Almanya’nın başını çektiği Avrupa Ordusu fikri, bunun bir nevi ispatı niteliğinde. Çünkü Avrupalı liderlerin; "ABD'ye bağımlı olmayan, egemen bir Avrupa Birliği Ordusu" şeklinde vurgu yaptığı ve 23 ülkenin imzasını alan PESCO’nun, NATO için büyük bir krizin ayak seslerini barındırdığı bir gerçek.

Esasen Birleşik Avrupa Ordusunun kurulma fikri, Yugoslavya'daki çatışmalar sırasında da yaşanmış ama bir türlü ete kemiğe bürünememişti HER NEDENSE. Öyle ki ABD’nin NATO'daki hâkim konumundan ve bunun Avrupa politikasında tesis ettiği belirleyici rolden kolay kolay vazgeçmeyeceği inkâr edilemeyecek bir vakıa. Mesela geçtiğimiz aylarda tekrar PESCO konusunu dillendiren Macron’un, devam eden süreçte başına gelenler bu noktada oldukça dikkat çekici.

Bu minvalde Fransız devi Renault’un patronun Japonya’da tutuklanmasından tutunda, Macron'un kurucusu olduğu bir oluşuma bazı nedenlerle ön soruşturma başlatılması, sosyal medyada organize edilen sarı yeleklilerin yakıt zammı gösterileri ve en nihayetinde sarı yeleklilerin AB’nin kalbi Brüksel ve Almanya’da da kendini göstermesine kadar KRONOLOJİK BİR BAĞDAN söz etmek çokta hayalcilik olmasa gerek…

Hal böyleyken Karadeniz’de Rusya ile Ukrayna arasında geçtiğimiz hafta fitili ateşlenen krizi de, ÖZÜNDE benzer saiklerle izah edebiliriz. Zira iki ülke arasında Kerç Boğazı’nın denetimi hakkında bir anlaşmazlık gibi görünen kriz, değindiğimiz CEPHELEŞMENİN en bariz örneklerini taşımaktadır. Kaldı ki bu hadise vesilesiyle Avrupa ile iyi ilişkiler kuran Rusya’nın, bir şekilde Avrupa’nın güvenliğini tehdit eden ülke olarak hatırlatıldığı da şüphesiz. Keza İngiltere, Fransa, Almanya, Polonya, Kanada… vb. ülkelerden “Rusya’yı kınayan” açıklamalar gelmesi oldukça manidar.

Fakat her şeye rağmen Doğu Akdeniz’de, arkasına ABD’yi alan İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan hattının; başta İtalya ve bir takım Körfez ülkeleriyle oluşturmaya çalıştığı enerji denklemi, Karadeniz’de cereyan eden krizden kat be kat tehlikeli bir durumu işaret ediyor. Nitekim buna Mısır’ın üstlendiği ısmarlama görevi, Netanyahu ile Veliaht Prensin bölge ülkelerine yaptığı baş döndürücü ziyaretleri ve D.Akdeniz’e konuşlanan silah yüklü donanmaları dâhil edersek YİNE AYNI NOKTAYA varıyoruz.

Hülasa Karadeniz’den D. Akdeniz’e, Baltıklardan Orta Doğuya uzanan bir güç mücadelesi hızla konumlanmakta… Söz konusu bütün bu eksenin, TÜRKİYE’Yİ ÇEVRELEYEN BİR VAZİYET ALDIĞI DA hemen herkesin malumu… O cihetle Millet ve Devlet olarak hiç olmadığı derecede birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde gücümüzü tanzim etmemiz gerektiği kati surette yadsınamaz. Yoksa söz konusu odaklar planları uğruna farklı entrumanları sahaya sürmekten asla vaz geçmeyecektir. Bilmem yanlış mı düşünüyorum…

Vesselam…

Milat Ailesi iftarda buluştu

Milat ve Yenisöz ailesi, 8. kez düzenlenen geleneksel iftar programında bir araya geldi. Ertuğrul Gazi Parkı Osmanlı Konağı'nda gerçekleştirilen iftar programına Genel Yayın Yönetmenimiz Ali Adakoğlu, Medya Grup Başkanımız Ahmet Zeki Gayberi, Genel Yayın Koordinatörümüz Serdar Arseven, Ankara Temsilcimiz Bayram Zilan ve Milat ve Yenisöz yazarları katıldı.

Kudüs'e giriş engeli

BİM 10 Mayıs aktüel ürünler indirim kataloğu!

Türkiye'deki marketler zincirinden biri olan ''BİM'' 10 Mayıs Aktüel İndirim ürünler kataloğu yayınladı. 10 Mayıs 2019 tarihi için indirimde olan ürünleri haberimizde bulabilirsiniz. İndirimli ürünler hangileri? Kampanya ne kadar sürecek? Öğrenmek için haberimizi okuyun.

Anadolu Savunma 'Seyit' ile görücüye çıktı

Assange'a böyle götürüldü

Korkuluk dediğin böyle olur

Nükleer ve kimyasal tehditler insansız araçla tespit edilecek

Türk savunma sanayisinde insan hayatını tehdit eden kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) risklerin tespiti ve koruyucu tedbirlerin hızla alınmasına yönelik milli bir sistem geliştirildi.

Aşırı sağcı lider Kur'an-ı Kerim'i yırtıp yere attı

Finlandiya'da aşırı sağcı Önce Finlandiya İnsanı Partisi (Suomen Kansa Ensin) Başkanı Marco De Wit, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine yönelik çalışmalarında Kur'an-ı Kerim'i yırtıp yere attı.

Doğu Ekspresi ile baharda yolculuk bir başka güzel

Seyahat ve gezi tutkunlarının yanı sıra üniversite öğrencilerinin de ilgi odağı olan, Ankara ile Kars arasında sefer yapan Doğu Ekspresi, ilkbaharda güzel manzaralar eşliğinde yolculuk imkanı sunuyor.

Marangoni etkisi nedir

İki sıvının farklı yüzey gerilimleri neticesinde birbirleri arasındaki kütle transferine Marangoni Etkisi denir.