CİHANNUMA

0

Cumartesi ve Pazar günü, hayırda yarışanların birlikteliğine tanık oldum.

Geçmiş dönemlerinde, özellikle de üniversite yıllarında, İslami hassasiyetle gençlik çalışmalarında bulunan, güç ve enerjilerini hayra teksif eden bir topluluğun içtimaına şahid oldum.

Onlar on, on beş, yirmi hatta otuz sene önceki inanç ve ideallerini yitirmemiş, şu an hangi konumda ve ne gibi imkanlara sahip olursa olsun, şımarmadan, büyüklenmeden, özünü yitirmeden aynı ruhta olan bir topluluk idi.

Onlarla birlikte olmak, beni mutlu kıldı.

Gelecek adına umutlandırdı.

Dünün, Anadolu'dan gelmiş yalnız akıncıları bugün, büyük bir kadro kurmuş olmanın, bu kadroda yer almış olmanın, dev işlere imza atmış olmanın, en azından ilahi rıza doğrultusunda bir geçmişe sahip olmanın haklı kıvancını yaşıyorlar.

Bir çatı altında toplanan bu insanlar, kurdukları derneğe "Cihannuma" adını vermişler.

Sözlükte; "her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı, taraça, kule, dünya haritası, dünyayı gösteren harita veya coğrafya." Gibi anlamlara gelen bu kelime, onlardaki ufku, evrenselliği ve ümmet bilincini de yansıtmakta.

Başkanlığını sayın Mustafa Şen'in yaptığı dernekte kimler yok ki?

En iyisi siteye girip bakmak.

Altmış ilde teşkilatlanan dernek, önümüzdeki dönemde, yapacağı etkinliklerle kamuoyunu bilgilendirme ve yönlendirmede büyük bir hizmet görecek gibi.

Eğitim, kültür, gençlik, hukuk, siyaset, uluslar arası ilişkiler, kentleşme, ekonomi, sağlık, medya ve benzeri temel konularda Cihannuma'nın söyleyecek sözleri var.

Son sözü onlara bırakmak istiyorum.

Kendilerini, yaklaşımlarını, onlardan dinleyelim:

"Meselenin farkında olmak…

Bu bizim en temel özelliğimizdi. Bu bize bir sorumluluk yüklemişti ve sorumluluğumuzun da farkındaydık; duyarlı ve şuurluyduk. Zaman bizi de kucağına alarak yürüdü; her birimiz bir yerlere gittik ve geri geldik. Geldik, fakat ne mesele değişti, ne de sorumluluğumuz. Şimdi, tekrar bir aradayız.

Sorumlu, duyarlı ve şuurlu insanlar olarak bir dayanışma ve işbirliği platformu oluşturduk. Maruf-münker çizgisini sınır aldık. Ne için, nerede, kimin yanında ve kimin karşısında durmak gerektiğini biliyoruz. Bu sebeple; ahlak, adalet, hikmet, hürriyet, barış, emniyet ve emeğin yanında saf tuttuk. Doğrudan bir siyasi hedefimiz yok. Siyaset içre, siyaset dışı veya siyaset üstü değiliz; siyaset ötesi bir duruşumuz var.

Bir yerlere gitmiştik, geldik....

Buradayız..."

Biz de kendilerine hoş geldiniz diyoruz, hoş geldiniz, safalar getirdiniz…