Çin Dışişleri Bakanlığını Sözcüsü Mao Ning, başkent Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun nükleer silahların azaltılmasına ilişkin bir anlaşmaya ABD ve Rusya'nın yanı sıra Çin'in dahil edilmesi gerektiği açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Çok büyük bir nükleer silah cephaneliğine sahip ABD'nin, nükleer silahsızlanma konusunda özel ve öncelikli sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğine dikkati çeken Sözcü Mao, 'Çin'in nükleer gücü ABD ve Rusya'nınki ile hiçbir suretle aynı seviye değildir. Bu aşamada Çin'den nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmasını istemek ne adil ne makul ne de gerçekçidir.' ifadelerini kullandı.
Pekin yönetimi, daha önce, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesinin Rusya ile yürüteceği nükleer silahsızlanma görüşmelerine Çin'in de katılmasına yönelik önerisini makul bulmadığını bildirmişti.
Çin, nükleer stratejisinin savunmaya odaklı olduğu ve nükleer gücünü daima ulusal güvenliğin gerektirdiği asgari seviyede tuttuğunu savunarak nükleer silahsızlanma müzakerelerine dahil olmayı reddediyor.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla Rusya 5 bin 459, ABD 5 bin 177 nükleer savaş başlığıyla en fazla nükleer silaha sahip iki ülke olurken Çin'in savaş başlığı sayısının 600'ün biraz üzerinde olduğu tahmin ediliyor.