Cinayet niye işlendi?

Dünya Cemal Kaşıkçı (Jamal Ahmad Khashoggi) cinayetine odaklanmış durumda. Cinayetin işleniş yöntemi neredeyse aydınlatılmış durumda. Cinayetin animasyonu bile yapılmış. Geriye sadece verilmesi gereken hüküm kalmış.

ABD devrede...

Cinayetin herkesçe bilinen yönleri var. Oysa benim üzerinde durmak istediğim cinayetin görünmeyen yönleri.

Katillerden ziyade cinayeti kimin ve neden işlettiği daha ilgi çekici. Gazeteci bir rejim düşmanının dünyanın gözü önünde canice parçalara ayrılıp yokedilmesi kimin işine yarayabilir. Aklı başında hiçbir rejim, ya 000da istihbarat örgütü böylesine avane bir cinayet işine girmez, girmesi de beklenemez.

Cinayeti korku psikolojisinin işlettirmiş olduğu anlaşılıyor. Günah işlemiş bir kişi, işlemiş olduğu günahın ortaya çıkmaması için yeni günahlara itilir şuursuzca. Korku psikolojisi insana yeni günahlar, adi suçlar, kirli cinayetler işlettirir. Şeytan'ın modern uşakları, dünyayı korku psikolojisi ile yönetiyor, emellerine böyle hizmet ettiriyor.

Alınması gerken, derin dersler olan çok ibretlik bir hikaye paylaşacağım şimdi sizinle...

Tarihte Barsisa diye meşhur bilinen bir papaz vardır.

Zamanın duası en makbul, ibadeti en ihlaslı, nefesi en güçlü bir papazıymış Barsisa. Hastaları iyileştirir, dermansızlara derman, yüreklere nefes olurmuş. İnsanın ezeli düşmanı Şeytan da bu kutlu papazı ulaştığı manevi rütbesinden etmek, onu insanların utanç kaynağı haline getirmek için gece gündüz düşünür, adeta demir geveler ama bir türlü Barsisa'yı oyuna getirecek bir tuzak kuramazmış...

Gel zaman git zaman, zamanın kralının kızı hastalanmış, hiçbir yerde hastalığına derman bulamamışlar. İşte o zaman pusuda bekleyen Şeytan'ın eline inanılmaz bir fırsat geçmiş. Şeytan bütün maharetini kullanarak kızı kontrolü altına almış ve sonra insan kılığında gelip Barsisa'nın dillere destan ününden bahsetmiş.

Barsisa huzura çağrılır, hemen kralın dünyalar güzeli kızı ayağa kalkar. Şeytan devreye girer kız yeniden hastalanır, bu bir kaç defa tekrar eder. Şeytan yeniden insan kılığında gelip kızın tamamen iyileşinceye kadar papazın manastırında kalması gerektiğini telkin eder. Kralın Barsisa'ya güveni vardır artık. Kızını Barsisa'nın manastırına kalbi huzur içinde gönderir...

Hikaye uzun...

Şeytan bütün maharetini kullanarak Barsisa'yı günaha düşürür ve kralın kızını hamile bırakır. Çocuk dünyaya gelir. Şeytan boş durmaz, maharetlerini titizlikle işletir. Barsisa'yı korkulara boğar "eğer kral senin bu yaptığını duyarsa seni yaşatmaz ve rezil eder seni" der. Barsisa korkularının kurbanı olarak bebeği öldürür ve kadına da bu durumdan hiç kimseye bahsetmemesini tembih eder.

Şeytan yeniden devreye girer, "sen bu kadının çocuğunu öldürdün, zannediyor musun ki bu kadın susacak, sessiz kalacak? Eğer onu da öldürmezsen işlediğiniz günahlar ortaya çıkacak" diyerek korku sendromuna sokar...

Barsisa korkudan ne yapacağını bilemeyecek durumdadır. Çocuğun annesini de öldürür ve manastırın uygun bir yerine onu da gizlice gömer. Böylece suçlardan arınacağını, günahların gizleneceğini zanneder.

Oysa şeytanın amacı bellidir. İşi sonuna kadar götürmek, insanı cehenneme sokturmaktır.

Hikaye uzun, daha fazla detaya girmeyeceğim.

Barsisa'nın günahı, işlediği cinayetler birşekilde ortaya çıkartılır. Zamanın kutlu papazı günahının cezası olarak idam edilecektir. İdam sehpası kurulur, ip papazın boğazına geçirilir. İşte tam o anda şeytan insan kılığında Barsisa'nın yanına gelir ve kulağına eğilip "Ey papaz başına gelen bütün bu felaketlerin sebebi benim. Sana zina yaptırtan, çocuğu ve kadını öldürten benim. Yani bütün bu belaları senin başına ben açtım. Bu felaketlerden de seni ancak ben kurtarabilirim." der.

Yine korku psikolojisi ile Barsisa "ne isterse yapmaya hazırım, lütfen beni şu içine düştüğüm beladan kurtar" der.

"Bana secde et seni kurtarayım" der şeytan. Barsisa'nın yaptığı en son iş de şeytana secde etmek olur.

Şimdi Suudi rejimi de maalesef işlediği günahların ceremesini çekiyor. Allah'u alem, sonu da çok acıklı olacak. Çünkü korku psikolojisi ile koruması altına girdiği şey modern şeytanın ta kendisi...