Çocuk arzusu ve gelişimi

0

Doğum insanı her seferinde dehşete düşürebilen büyülü bir süreçtir. Bu büyülü sürecin kısmen daha görünür olan biyolojik aşamalarının yanında, daha gizli, belki de gizemli olan psikolojik aşamaları insanın varoluşunda önemli bir yer tutmaktadır. Herkesin bir doğum hikayesi vardır. Bu hikaye başlıca anne ve babanın ruhsal gerçekliklerinden geçerek oluşur ve doğmamış bebeğin ruhsal gerçekliğini oluşturmaya başlar. Çocuk doğum dönemine bu ruhsal gerçeklere ve kendi doğma arzusuna tutunarak büyür, gelişir ve dünyaya gelir.

Anne baba için çocuk arzusu, kendi çocukluk dönemi fantezisi ile başlar. Çocuk arzusu, ebeveynlerin kendi doğumlarıyla başlayan ruhsal gerçeklikleri içinde barınır. Bu sebeple çocukları analizde ve çocuklarla yönelik pedagojik formasyon uygulamalarda anne ve babanın ruhsal gerçekliğinin önemli bir yeri vardır.

Çocuklar ortaya koydukları davranış sorunları üzerine anne ve babaları tarafından tedaviye getirildiklerinde, ebeveynlerinin arzusunu yerine getirmeye çalışıyor olabilirler.

Çocuğun uyum ve davranış sorunlarının belirtilerinin büyük çoğunlukla ebeveynlerin bilinçdışı çatışmalarının yansımaları olduğu görülür. Çocuklar davranış sorunlarıyla hem anne-babalarının bu çatışmalarını görünür hale getirmekte, hem de bunlardan sıyrılarak kendi arzularına ulaşma isteğindedirler. Çocukla olan bir tedavi sürecinde, çocuğun ruhsal gerçekliğini, anne ve babadan bağımsız düşünemeyiz. Çünkü anne ve baba kendi çocuk arzuları ve bu arzunun kaynaklarından yola çıkarak, çocuğa belli anlamlar yükleyebilirler. Bu sebeple çocukla yapıla psikolojik tedavi uygulamalarda ebeveynlerin çocuk arzusunu ele alabilmek çok önemlidir. Çocuğa bu yolla yardımcı olunabilir. Çocuk arzusu içindeki bir başka ruhsal gerçeklik de geçmişteki ilişkilerin yeniden canlandırılma isteğidir. Çocuk pek sık rastlanılan kaybedilen bir ebeveynin, kardeşin, arkadaşın yerini alabilir. Çocuğu bu noktada "iyileştirici" olarak tanımlanır. Bir çocuk annenin fantezisi iyileştirici olabileceği gibi, o'nun bir tekrarı yani ölümsüzlüğü olabilir. Bu annenin kendi ailesinin devamı anlamına da gelir. Erkek ve kadının çocuk arzusu önemli benzerlikler gösterir. Tamamlanma ve tüm güçlü olma, ölümsüzlük için bir geçiş, geçmişteki ilişkilerin yeniden canlanması ve kadın için bahsedilen tüm arzular erkeğin çocuk arzusu içindedir.

Çocuğun kişilik gelişimi

Çocuk ilk döneminden itibaren çevresinde yaşayan insanların davranış ve tutumlarını taklit eder. Bu taklit önce anne ve baba imajı ile başlar. Kişilik doğrudan doğruya anne- babanın çocuğu ile karşılıklı kurduğu ilişkiden doğar. Kişilik, çocuğun içinde yaşadığı toplumla sıkı ilişkilerden, çok kuvvetli duygusallıklardan oluşmakta çocuk ile çevre arasındaki ilişkinin, diyalogun ve etkileşiminin sonucu olarak gelişir. Bir çocuğa ana babası nasıl davranırsa, çocuk da diğer kişilere karşı öyle davranır. Önce karakterin, daha sonra kişiliğin oluşmasında ve gelişiminde çocuk, ana baba etkileşimi sürecinde sevgi ve disiplin temel rol oynar.

Çocuğun karakteri, çoğu kez kendisini ana babasının verdiği davranış özelliklerini yansıtır.

Kişiliğin kazanılmasında sosyal ve çevresel faktörlerin rolü büyüktür. Çocuk bütün enerjisini örnek, model objelere yöneltirse, kişiliği olumlu yönde etkilenir ve gelişir. Güçlü kişiliği ile ilkeli, bilge, örnek bir insan modelini benimser ve özdeşleşerek bir bağ kurabilirse çocukların kendilerine olan güveni de artar, kişilikleri de gelişir.