CÖMERT PEYGAMBER

0

İnsan cimrilik yapmamalı, cömert olmalıdır.

Tıpkı Peygamber Efendimiz gibi.

"Allah cömerttir, cömertliği sever" buyuran Peygamber Efendimiz; topraktaki bereket, yağan yağmurdaki ahenk, kardaki hikmet, esintideki letafet gibi cömertti.

Allah Resulü'nün en büyük özelliklerinden biri cömert oluşuydu.

Hiç kimse cömertlikte ona yetişemezdi.

Bazen o kadar verir ve dağıtırdı ki, insanlar şaşırır kalırdı.

Huneyn savaşı sonrası elde edilen ganimetleri dağıtıyordu. Her isteyene veriyordu. On deve, elli deve, yüz deve, binlerce koyun, ne varsa isteyene veriyordu. O vermekten yorulmadı ama isteyenler, alanlar yoruldu.

Onun bu cömertliğini gören kafirler, şunu söylemekten kendilerini alamadılar:

-Bir peygamber ancak bu kadar cömert olur. Bu hiç korkmadan, çekinmeden veriyor.

Peygamber Efendimiz dünyaya önem vermezdi. Yani dünya malını biriktirmeye çalışmazdı.

Elinde olanı muhtaç ve fakirlere dağıtırdı. İnsanlar açlık çekerken O, karnı tok dolaşmazdı.

İnsanlar giyecek elbise bulamazken O, cicili elbiseler giymezdi.

Hep insanları düşünür, onlara yardımcı olmaya çalışırdı. Kendi ihtiyacı olsa bile, başkalarını kendisine tercih ederdi. "Ben dağıtıcıyım veren Allah'tır. Uhud Dağı kadar altınım da olsa dağıtırım." Derdi.

Kendisinden bir şeyler isteyene muhakkak verirdi. Eğer yanında yoksa başkasından borç alır yine o kişinin ihtiyacını görürdü.

Sadaka kabul etmez ama hediye alırdı. Birinden hediye aldığı zaman da daha güzel, daha değerli bir hediyeyle karşılık verirdi.

Bir defasında bir kız çocuğu Peygamberimize biraz hurma ve salatalık getirmişti. Sevgili Peygamberimiz ona teşekkür ettikten sonra, ona kıymetli bazı mücevherler vermişti.

Cimrilik ve israf, kabul etmediği bir davranıştı.

Peygamber Efendimiz; cimrilik ile kötü ahlakın bir müminde asla barınamayacağını, olmaması gerektiğini belirtmiştir.

Bir defasında bir fakir köylü Efendimiz (as)'ın yanına geldi.

-Ya Resulallah! Benim bazı ihtiyaçlarım var, bana para verir misiniz?

Allah Resulü'nün yanında ve evinde verebileceği hiçbir şey yoktu. Ama o adamı boş çevirmek de istemiyordu. Şöyle buyurdu:

- Şu an sana verecek her hangi bir şeyim yok. Senin neye ihtiyacım varsa onları benim adıma al, ben sonra öderim.

Adam sevinerek çıktı.

Peygamberimizin böylesine zor durumlarda bırakılmasından rahatsız olan arkadaşları dediler ki:

-Ey Allah'ın Resulü! Bu adam daha önce de pek çok defa geldi ve sizden bir şeyler aldı. Şimdi ise elinizde verecek bir şey yok. Niye kendinizi sıkıntıya koyuyorsunuz?

Çoğunluk böyle düşünürken sahabeden biri farklı düşünüyordu.

-Ey Allah'ın Resulü! Sen dilediğin kadar ver! Allah beni fakir eder diye de korkma!

Adamın bu sözünü duyan Sevgili Peygamberimizin yüzünde tebessüm belirdi. Diğerlerine değil, bu söze sevindi.

-İşte ben de böyle yapmakla emrolundum.

Peygamberimiz böylesine muazzam bir ahlaka sahip idi.

Bayrama sayılı günler kala, fitremizi vererek, infakımızı artırarak, dünyayla irtibatımızı düzenleyerek yeniden bismillah diyelim.

Bayramınız mübarek olsun…