Değerli okurlarım ;Cumhuriyetin kurucu partisi ama ülke menfaatine çivi çakmadığı gibi son günlerin ana gündemi olan Suriye’de gelişmelerle ilgili söylemlerinin DEM i aratmadığını görmek hem üzücü hem de kaygı verici.
Suriye PKK sinin açık cinayetlerine ses çıkarmak şöyle dursun Ahmet Şara ile ilgili eften püften yakışıksız laflar terörle ilintilemeler, Kürtlerle, Aleviler katlediliyor gibi akla muğayir açıklamalar yaparak fütursuzlukta sınırsızlık yapılınca akla ister istemez bazı sorular geliyor.
Trump bile binlerce kilometre öteden Suriye’de olan bitenleri görüp yıllardır desteğini esirgemediği SDG nin yediği herzeler nedeniyle desteğini çekti.
CHP borazanı televizyon yorumcularının ağzından çıkanları kulakları duymuyor olsa gerek. Yıllardır içimizde bizden gibi yaşamış Cengiz Çandar Ruşen Çakır ve saraçhane bülbülü parayı verenin düdüğünü öttüren anlı şanlılar gazeteci müsveddeleri bir ağızdan SDG güzellemeliğine soyunup birlik hamurumuzu bir kez daha sulandırmaya soyundular.
İçlerinde öyleleri var ki, din ve millet düşmanı. Zehir zemberek açıklamaları duyunca insanın vücut kimyası bozuluyor. Utanma sıkılmada yok.
Hele birinin ağzından çıkan bizzat işittiğim talihsiz cümle aynen şöyle;
Suriye’de SDG gibi laik ve seküler bir devletle komşu olmamız ülkemiz için elbette çok daha iyi olur. Açık seçik amasız fakatsız ve fütursuz.
Suriye’de SDG’nin siyasi muhatap olarak tanınmasını savunurken, bunu genellikle DEAŞ ile mücadele söylemi ile süsleyerek güya batıya ve ABD yede şirin görünmeye çalışıyorlar ama asıl amaç elbette bu değil.
Ben açık edeyim asıl amacı.
CHP genetiğinde din düşmanlığı var. Nereden biliyoruz.
Cumhuriyetimizin ilk yılarındaki İktidarları döneminde ve sonraki yıllarda savundukları , uyguladıkları politikaları ve o yıllarda yaşamış merhum dedemin anlattıkları ile gerçek tarihi kayıtlardan da tescilli Müslüman halka uyguladıkları zulümlerden biliyoruz.
Suriye’nin kuzeyini işgal eden SDG 13 yıl boyunca yerli halka kan kusturduğundan olsa gerek iki gün içinde tuz buz oldu ve dağıldı. Bunu bile görmekten aciz olanlar ve bu acze hala kılıf uydurmaya çalışanlar var. Kilometrelerce yer altı tünellerinden başka hiçbir hizmet yok Halk bir parça ekmeğe muhtaç ve devletimizin müşvik elleri ile ekmeğe suya elektriğe kavuştular ve bayram ediyorlar.
Devletimiz SDG’yi PKK’nın Suriye uzantısı olarak görüyor ve ulusal güvenliğimize doğrudan tehdit sayıyor.
Cumhurbaşkanımızın 10 yıl önce kesin bir dille ifade ederek tüm dünyaya ilan ettiği devlet politikası gerçekleşti ve Erdoğan’ın dediği oldu Suriye’de.
O yıllarda bu açıklamalardan bile rahatsız olmuşlardı ama şükür gerçekleşti.
Kendini dev aynasında gören ve gösteren PKK ve uzantıları güvendikleri dağlara karlar yağdığını görünce olanlar oldu. Darmadağın oldular ve kaçacak delik ararken sadece İsrail ABD değil ülkemizden bile medet umdular.
Dem densizleri utanmadan sıkılmadan ayaklarına kurşun sıkarcasına kürt kardeşlerimizi sokağa davet etti ama çok şükür kardeşlerimiz bu davete itibar etmeyerek hem kandile hem de DEM e hakettikleri cevabı verdi.
Türk devlet aklıyla dalga geçen yerli ve yabacı beşinci kolcularda hükumet edenlere muhalefet ediyorum saplantısı ile bindikleri dalları kesedursunlar atı alanlar Üsküdar’ı çoktan geçti.
Kürtçülük asabiyeti ile aklı devre dışı bırakmış gafiller, ya aklı selimleri galip gelip bin yıldır beraber yaşadığımız cennet vatanımızda kardeşçe yaşamayı tercih edecekler yada yok olup kürt kardeşlerimizin yakasından düşecekler. Bekleyip göreceğiz.
Özellikle son çeyrek asırdır ülkemizde tesis edilen huzur ortamının aynısının daha fazlasını Suriye devleti Kürt kardeşlerimize verdi bile.
Suriye’de işlenen cinayetlerin bininin bir para olduğu günlerde, Şam sokaklarında röportaj yaptığını iddia ederek Esad güzellemesi yapan sûreti yerli etki ajanları şimdilerde de boş durmuyor.
Aynı güruh Suriye’de Esad’ın kaçtığı gün bile Esad’la anlaşmaktan başka çaren yok diyerek Erdoğan’ı suçlamışlardı ve akabinde gerçekleşen halk devriminin ise ABD ve İsrail işi olduğunu kitlelerine servis etmekte gecikmemişlerdi.
Son gelişmelere bakıp azıcık geriye gidiyorum.2023 seçimlerinde CHP ve şürekası kazansa ve başımızda CHP’lilerin ana avrat küfrettikleri Kılıçdaroğlu olsaydı halimiz nice olurdu.
Düşündükçe içim daralıyor ve çok şükür bu milletin feraseti var diyerek kendimi ferahlatıyorum.
Sağlık ve mutluluk dileklerimle.