Derdiniz var mı yok mu?

0

Dertsiz insan var mıdır acaba?

"Ölüler, dirilerin her gün helva yediğini zanneder" diye bir söz var.

Fakirler, zenginlerin bir elinin yağda, bir elinin balda olduğunu görerek, dert ve tasalarının olmadığını zanneder çoğunlukla.

Zenginler de, kendi dışındaki insanların kaygısız, sorumluluklarının sınırlı ve basit olduğunu düşünür genellikle.

Amirler, tüm yükün üzerlerinde olduğunu, asıl yeteneğin kendilerinde olduğunu, bu yüzden gayretleri olmasa bütün işlerin aksayacağını vehmeder.

Memurlar, idarenin işlerini hep kendilerinin yürüttüğünü, amirlerin bir iki toplantı yapmak, talimat vermek ve imza atmaktan başka ne yaptıklarını sorgular.

Siyasetçiler, ülkeyi ayakta tutmak için halkın kahrını çektiklerini, maddi fedakarlıkta bulunduklarını, çok emek harcadıklarını zanneder.

Askerler, ülkenin gerçek sahibi olduklarını, kendileri olmasa sivillerin daha beter bir duruma sürükleyeceklerini vehmeder.

Anne, baba, çocuk, öğretmen, hakim, avukat, işçi, gazeteci… Herkes benzer kanaati taşır ve bu düşüncelerinin, dertlerinin büyüklüğünü dile getirir.

Aslında bir noktaya kadar bu düşünceler iyidir. Bir noktaya kadar. Sorumluluk sahibi olma ve gereğini yerine getirmek şartıyla. Aksi takdirde yanlış kanaatler ve yanlış davranışlar, durumdan vazife çıkarmalar başlar.

Ne diyelim, Rabbim, çaresi olmayan ve dünya ahiret faydası olmayan dertlerden uzak tutsun cümlemizi.

Nasıl Bir Eşek?

Sözü açık, dobra dobra konuşan, bildiğini söylemekten çekinmeyen bir hocaya bir gurup insan giderek sorularını sorar, cevaplarını alırlar. Bir ara biri sorar:

-Hocam ben, "Bizim köye minare yapılırsa, eşekle şerefesine çıkarım." Dedim, şimdi de minare yapıldı. Benim ne yapmam lazım?

-Sen hele biraz bekle, der hoca.

Diğer vatandaşlar da gelir sorularını sorarlar. En son bir kişi kalır. Onun sessiz durduğunu gören hoca sorar:

-Buyrun sizin de sorunuzu alalım!

Adam böbürlenerek:

-Allah'a şükür benim hiçbir sorum ve sorunum yok. Ben bileceğimi öğrenmiş, işimi düzene koymuş, derdi olmayan biriyim.

Hoca tebessüm ederek az önceki adamı çağırır:

-Sen kendine ceza olarak, böyle saçma bir vaatte bulunduğun için, cemaatin huzurunda anıracaksın. Sözünü yerine getirmek için de hiç eşek aramaya gerek kalmadı, onun yerine bu adamın sırtına bin, seni şerefeye çıkarsın.

Ne dersiniz, derdiniz var mı yok mu?...