Abdülhamid dönemini yaşıyoruz

Güncelleme: 06.10.2018 12:32

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma bugün yaşananların Abdülhamid zamanında da yaşandığını kast ederek, “Bugün Türkiye’yi parçalamaya çalışan terör gibi o dönemde siyasi terörler vardı. Bunun baş aktörü de İttihat-Terakki ve Jön Türkler idi” dedi.

NEŞAT GÜNDOĞDU/ANKARA

ANKARA Sosyal Bilimler Üniversitesi tarafından düzenlenen “Sultan II.Abdülhamid’in Jeostratejisi ve Mirası Uluslararası Sempozyumu” yerli ve yabancı bir çok bilim adamının katılımıyla gerçekleştirildi.

Akıllı bir liderdi

Siirt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma “Abdülhamid’in İslam Birliği” konulu konuşmasında bugün yaşananların Abdülhamid’in yaşadığı dönemdekilere çok benzediğini kastederek şunları kaydetti: “Sultan Abdülhamid’in adını benim yaşadığım dönemlerde dile getiremezdiniz. O zamanlarda ona sadece ‘Kızıl Sultan’ denirdi. Necip Fazıl Kısakürek, Ulu Hakan kitabı ile o yolu açan kişidir. Sultan Abdülhamid Osmanlı devletinin en şansız döneminde yönetime geldi. Ama o, bu zamana kadar gelen en akıllı liderdi” dedi.

Fransız’a göre Sultan

Fransız asıllı hocasının Abdülhamid için, ‘Bastonunun ucunu Karadeniz’e sokuyor, Akdeniz’i karıştırıyor. Onun ne yaptığı belli değildi” dediğini aktaran Sırmak, “Dünyayı iyi analiz ederek iktidara geldi. Çok iyi Fransızca, Arapça, Farsça biliyordu. Fransızlar o zamanlarda Osmanlı için “Hasta Adam” diyorlardı. Hasta adamı öldürüp mirasını almak istiyorlardı. Hatta meşhur bir Fransız Oryantalist o dönemde “Türkiye’yi paylaşmanın 100 projesi” diye bir kitap yazmıştı. Abdülhamid bunları bilerek iktidara geldi” diye konuştu.

Anayasaya madde ekledi

Prof. Sırma sözlerine şöyle devam etti: “Amcasının katlinde rolü olan Mithat Paşa, bir anayasa dayatması yaptı. Mithat Paşa’nın getirdiği anayasaya 113. maddeyi ekledi. Burada, “Sultan devleti tehlikede gördüğü zaman anayasayı yürürlükten kaldırabilir” yetkisi vardı. Nitekim Mithat Paşa ve avenesi Abdülhamid aleyhinde çalıştığı tespit edildiğinde anayasayı yürürlükten kaldırdı.”

İslâm Birliği istiyordu

Jöntürkler’in tüm aleyhte çalışmalarına karşın Sultan 2. Abdülhamid’in İslam Ümmeti’ni bu menfi kurumlara karşı savunmak ve İslam devletini yeniden kurmak için bir politika geliştirdiğini söyleyen Sırma, “Eğer ben Müslümanları birleştirirsem Avrupa bize bir şey yapamaz, dedi. Dünyanın her tarafına adamalarını gönderdi. Müslümanları birleştirmeye çalışıyordu” dedi.

FETÖ’nün atası kurul

Bir tarafta da İttihat-Terakki çalışmalarını sürdürürken, bugün ülkemizi parçalamaya çalışan terör grupları gibi o dönemde de siyasi terörlerin olduğunu dile getiren Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, “Bunun baş aktörü de İttihat-Terakki ve Jön Türkler idi. İlim adamları birçok kez Müslümanların başına bela olmuşlardır. Sultan Abdülhamid Çinli Müslümanlarla temas halindeydi. FETÖ’nün atası bir kurul Abdülhamid’in planlarını boşa çıkaracak bir karar yayımlayarak Çin’de Avrupalıların haklarının korunmasını istedi. Biz kendi imparatorluğumuzu yıktık çünkü İslam’dan uzaklaştık” dedi. 

Rektör Barca’nın sözleri

Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında; benzersiz bir yaklaşımla devletin varlığını ve gücünü artıran Sultan 2.Abdülhamid’in hayatına dair önemli bilgilerin ve politikaların konuşulduğu sempozyumda kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. Mehmet Barca, Abdülhamid’in çok konuşulan ancak az bilinen bir özelliğe sahip olduğunu söyledi.

Abdülhamid’i yanlış anlattılar

Abdülhamid hakkındaki çalışmaların bilimsel olmadığını, hatta fazlasıyla ideolojik ve bilimsel olmaktan büyük ölçüde uzak olduğunu söyleyen Barca, “Bilim dışı perspektiflerle, kanaatlerin işin içine girmesi analitik kavramlarla Abdülhamid dönemini ve şahsiyetini anlamak yerine 100 yıl geçmesine rağmen hâlâ kategorize edildiğine tanıklık ediyoruz” dedi.

 

Başkalarını bulamadılar mı?

Sultan 2. Abdülhamid Han’ın, 33 yıllık saltanatının ardından 27 Nisan 1909’da birtakım düzmece bahaneler ve iftiralarla tahttan indirildiği zaman 66 yaşındaydı. Abdülhamid Han’a hâl kararını bildirmeye Yahudi Emanuel Karasso, Arnavut Esat Toptani, Ermeni Aram Efendi ve Padişah’ın uzun yıllar yaverliğini yapmış olan devşirme Arif Hikmet Paşa gönderilir. Abdülhamid Han bu heyeti gördükten sonra “Bir Türk pâdişâhına, İslam halifesine hâl kararını bildirmek için bir Yahudi, bir Ermeni, bir Arnavut ve bir nankörden başkasını bulamadılar mı?” demiştir.