Genel

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Merkez Birimleri İstişare Toplantısı'na katıldı

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, 'Ankara'daki strateji, Anadolu'daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu'daki sorun Ankara'da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir. Bu uyumu sağlamak, birimler arası koordinasyonu en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz.' değerlendirmesinde bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Başkanlığın Merkez Birimleri İstişare Toplantısı, Arpaguş'un katılımıyla gerçekleştirildi.

Diyanet Akademisi Başkanlığı Konferans Salonu'ndaki toplantının açılışında konuşan Arpaguş, Allah'ın Şura Suresi'nde müminlerin vasıflarını sayarken 'Onların işleri, aralarında istişare iledir.' diye buyurduğunu belirterek, Hazreti Muhammed'in de 'İstişare eden pişman olmaz.' sözüne atıfta bulundu.

Arpaguş, bu sebeple bu toplantının, sadece bürokratik bir prosedür değil sünnet-i seniyyeye uygun sorumluluk bilincinin tezahürü olduğunu ifade etti.

Merkez Birimleri İstişare Toplantısı'nda karşılaşılan sorunların cesaret, samimiyet ve şeffaflıkla masaya yatırılacağını belirten Arpaguş, 'Merkez birimlerimizde üretilen enerjinin, teşkilatımızın en uçtaki kılcal damarlarına kadar ulaşması önem arz etmektedir.' değerlendirmesinde bulundu.

'Bizim derdimiz 'imaj' değil 'temsil'dir'

Merkezde oluşan yoğun bilgi birikiminin ve vizyonun, taşrada görev yapan mihrap gönüllüsü hocalara, Kur'an kursu öğreticilerine aynı heyecanla aktarılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Arpaguş, 'Ankara'daki strateji, Anadolu'daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu'daki sorun Ankara'da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir. Bu uyumu sağlamak, birimler arası koordinasyonu en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz.' ifadelerini kullandı.

Başkanlığın toplumun her kesimi tarafından dikkatle takip edildiğini belirten Arpaguş, şöyle devam etti:

'Bizim derdimiz 'imaj' değil 'temsil'dir. Bizim gayemiz 'reklam' değil 'tebliğ'dir. Elbette sunduğumuz hakikatlerin 'zarfı' da 'mazrufu' kadar önemlidir. Bizim ambalajımız, bizim sunum tepsimiz, sözlerimizdir, halimizdir, tavrımızdır. Kamuoyu ile paylaşılacak her türlü verinin, her mesajın, kurumun 'dil birliğine' uygun olması, stratejik iletişim zemininde inşa edilmesi şarttır. Her kafadan bir sesin çıktığı değil tek yürek, tek ses olan, mesajı net, duruşu sağlam bir kurumsal kimlik sergilemeliyiz.'

'Toplantımız, aslında kurumsal bir 'check-up', bir 'iç muhasebe' yeridir'

Arpaguş, kurumları canlı birer organizmaya benzeterek,'Nasıl ki insan bedeninde bir organ hastalandığında bütün vücut bundan etkilenirse teşkilatımızda da bir birimin aksaması, tüm bünyeyi zafiyete uğratır. Bu sebeple, Merkez Birim Amirleri İstişare Toplantımız, aslında kurumsal bir 'check-up', bir 'iç muhasebe' yeridir. Burada birbirimizin açığını aramak için değil birbirimizin eksiğini tamamlamak için varız. 'Ben' değil 'biz' diyebildiğimiz sürece bereket bizimle olacaktır.' yorumunu yaptı.

Arpaguş, takva, samimiyet ve kardeşliğin, sadece vaazların konusu değil insan hayatının merkezinde, ilişkilerin ise özünde olması gerektiğini vurguladı.

Arpaguş, 'Maalesef günümüzde makamlar, statüler, ünvanlar, bazen gözümüzü perdeleyebiliyor. Şunu asla unutmayalım: Makamlarımız geçici, kardeşliğimiz bakidir. Statülerimiz sadece sorumluluk alanımızı belirler, Allah katındaki değerimizi ise takvamız belirler.' değerlendirmesini yaptı.

Diyanet İşleri Başkanlığının, milletin 'manevi sigortası' olduğunu vurgulayan Arpaguş, şunları kaydetti:

'Bu sigortanın sağlam kalması, güçlü bir kurum kültürüne sahip olmamıza bağlıdır. Sadece ne kadar çok faaliyet yaptığımızı anlatmakla yetinmeyelim. 'Daha iyisini nasıl yaparız, etki gücümüzü nasıl artırırız, kalplere daha tesirli nasıl dokunuruz?' sorularının cevabını arayalım. Kendimizi, imkanlarımızı, eksiklerimizi samimiyetle sorgulayalım. Eleştiriye açık olalım, istişareye kıymet verelim. İnanıyorum ki niyetimiz halis, gayretimiz kavi olduğu müddetçe Rabb'imizin yardımı bizimle olacaktır.'

Toplantıya Diyanet İşleri Başkanlığının üst düzey yöneticileri katıldı.