YAZARLAR

Tüm Yazıları Doç. Dr. Yener ÖZEN

Haksızdık, çünkü Tanrının ve tarihin randevusunu kaçırmıştık

11.07.2019 00:02

Halüsinasyon ve dünya görüşü arasında nasıl bir ilişki var?

Alman (daha doğrusu İsviçreli) psikoloji eğilimi her bireyin gerçeklikle yapılandırılmış, kendine has ve bazı açılardan da eşsiz bir resmetme ve tecrübe etme yöntemi olduğunu kabul eder. Negatif halüsinasyon diye bir şey var; bu hastanın olmayan bir şeyi görmesi yerine olanı görememesi anlamına geliyor (Sanırım Jung bununla ilgili en olağanüstü örneği vermektedir: Kafaları olmayan bir hastadan bahseder, bu hasta insanların bedenlerini boyunlarına kadar görebilmekteydi ama o noktadan yukarıda hiçbir şey yoktu). Ancak daha da ürkütücü olanı, bu hastanın psikotik bir rahatsızlığının olmamasıydı; hasta esas itibariyle isterikti. Psikozlu hasta zarif kanatlarıyla duvarda gezinen dört mavi istiridye gördüğünü sanmaz; onları gerçekten görür. Açıkçası halüsinasyon, beyinde üretilmez; tıpkı bütün “gerçek” duyusal veriler gibi beyin tarafından algılanır. Hasta kendine son derece gerçek gelen gerçeklik algılamasına bizim duyusal verilere gösterdiğimiz gibi mantıksal bir tepki gösterir. Her halükarda hastanın “gördüğünü sandığını” varsaymak psikozlunun yaşadığı tecrübeyi yanlış anlamlandırmaktır.

Şizofrenik “BEN”

Şizofreni bir çeşit derin yalnızlıktır, aklınızı karıştıran tuhaf fikirlerin, boşluktan gelen seslerin, hayali görüntülerin ortasına doğru itilirsiniz. Tüm bunlar insanlarla aranıza girince ne siz onlara dilediğinizce ulaşabilirsiniz artık ne de onlar size göstermek istedikleri yakınlığı gösterebilir. Hayaller ve hayaletlerden oluşmuş tüllerin arkasında, herkesten uzaktasınızdır. Sevdiklerinizin arasında yapayalnız kalırsınız. Hastalık en çok bu nedenle yakar insanın canını. Kendimi bataklığa saplanmış bir hayvan, yapışkan kağıda yakalanmış bir sinek, kolundan bacağından zincirlenmiş bir insan gibi hissediyordum. "Şizofreni işte bu ağırlıktır." "Azalıp hafiflemeyi bir türlü becerememektedir. Kendini dünyanın büyük karmaşasından ayırıp çıkamaz, derli toplu tek bir kişi gibi hissedemez, dikkatini toplayamaz, hiçbir konuyla temiz bir zihinle ilgilenemezsin." Ölüm belki de tek kurtuluştu, eğer rüya görüyorsam ölerek gerçek dünyaya ya da hiç olmazsa daha katlanılabilir başka bir düşe gözlerimi açabilirdim. Yaşadıklarım gerçekse, ölmek yok oluş ya da öteki dünyaya geçiş anlamına geliyordu. Rüya görmekte olduğumu biliyordum ama bunun bir faydası olmuyor, rüya gördüğünü bilmek rüyada yaşananları değiştirmeye yetmiyordu.

Şizofrenide ilaçlar ya da yüzeysel destekler, başka bir insan tarafından anlaşabilmenin verdiği hissin yerine geçmez. Hezeyanlar çelişkili iddianın gösterilmesine rağmen devam ettirilen yersiz inanışlardır. Pratik ve ilaç odaklı psiko-sosyal müdanelerle kombine edilmiş Psikofarmakolojik müdahalelerin, şizofreni hastaları için en faydalısı olduğuna dikkat çekilmiştir. Bazen şizofreninin farmakolojik tedavisi oldukça karmaşık olabiliyor. Zaman zaman ilaç tedavisi iyi yaptığı kadar kötü edebiliyor ve bazen belirli bir hasta için doğru birleşimi bulmak yıllar alabiliyor.

Şizofreni, kişinin nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışını etkileyen kronik ve şiddetli bir akıl hastalığıdır. Şizofreni hastaları gerçeklerle temasını kaybetmiş gibi görünebilir. Şizofreni diğer zihinsel bozukluklar kadar yaygın değildir, ancak semptomlar etkisiz hale gelebilir.

Şizofreni hastalığı için iyileşme, tek başına bir sonuç olmaktan çok bir süreç olarak görülmelidir. İnsanların yaklaşık %1'inde şizofreni gelişir. Ancak kişinin ana-babası ya da kardeşi gibi birinci derecede bir akrabasında şizofreni varsa bu olasılık %5-10'lara çıkar. Kişinin hem annesi, hem de babası şizofreni ise bu olasılık %15-20 'lere çıkar. Şizofreninin gelişmesi aylar, hatta yıllar alabilir. Şizofreni tedavisi, bir "süreç yönetimi"dir.

Hastalık süreci çok iyi yönetilirse çok iyi sonuçlar alınabilir. Şizofreni tanısı, hastanın toplumdan dışlanmasını gerektiren bir tanı değildir. Bu da bir hastalıktır, tedavi edilir ve kişinin toplum içinde, nitelikli bir biçimde yaşaması sağlanır. Dolayısıyla, böyle bir hastalık tanısının konması durumunda, hastalığın doğası iyi anlaşılır ve hastalık süreci bir psikiyatrist ve psikiyatri hastanesiyle işbirliği içinde iyi yönetilirse, kişinin toplumsal işlevselliği sağlanarak, iyi bir yaşam sürmesi sağlanabilir.

Şizofreni tecrübesi kimsenin, özellikle de bu şizofreni tecrübelerini kendisi yaşayan kişinin anlayamayacağı çılgınlık dünyasında dehşet verici bir seyahattir. İnsanın yaratılışındaki düzene aykırı, bomboş ve gerçekle hiç ilgisi olmayan bir dünyada yapayalnız yapılan bir seyahattir bu. Kendinizi çok yalnız hissedersiniz. Fantezi dünyanıza uymayan gerçekle mücadele etmektense, kendi kabuğuna çekilmek daha kolaydır. Algılamanızdaki ciddi problemler nedeniyle işkence edilircesine duygular yaşarsınız. Ne gerçek, ne değildir; bunu ayırt edemezsiniz. Şizofreni hayatınızın her yönünü etkiler. Düşünceleriniz yarışır ve parçacıklara ayrılmış hissedersiniz kendinizi ve “çıldırmışlığınızla” baş başa o kadar yalnızsınızdır ki...

Her hasta kendi başına bir kimlik, kendi başına bir öykü, kendi başına kendi yaşam hikâyesinin kahramanıdır. Yalnız başına bırakılmış bir benlik kırılgan olarak kalır. Sadece ilaç ya da yüzeysel bir destek, bir başka insan tarafından anlaşılmış olma duygusunun yerini tutamaz. Şizofrenisi olan birisi, ıssız bir adada sadece bir insandır. Laing, "kimin daha çılgın olduğunu" sorar, "içinde bomba olduğunu iddia edenin mi, yoksa gerçekten bomba atma gücüne sahip olanın mı?".

Şizofrenler hayatla normal, sağlıklı bir ilişki kurmanın yerine, genellikle, dur durak bilmeyen bilinçli düşünceyi koyacak, var oldukları her anın anlamını çözmeye, başka insanlarla nasıl birlikte olabileceklerini ve onlara ne diyeceklerini bulmaya çalışacaklardır. Bu insanlar dünyayı nasıl algılıyorlardı?

Bunu bir kez kavradıktan sonra atılacak ilk adım, bu görüntüyü onlara geri yansıtmak, böylece en azından onlara dünyaya bakış açılarını anlayan birileri olduğunu göstermektir. Kişinin kendisine yardım edebilmesi konusunda neler bildiğini öğrenmeye gayret et, kendi kendilerini tedavi etme tekniklerini öğrenmelerine yardımcı ol ve sonra bunun üstünde çalış. Ayrıca, içsel rahatsızlıklarıyla cebelleşmek yerine günlük gerçeklerden söz etmek, hastaların rahatlamalarını ve güven hissi duymalarını sağlar. Zamanla, her şeye rağmen düşüncelerini açığa vurduklarını fark ettiklerinde, başlangıçtaki paranoyak tepkiyi verebilirler ancak sonrasında, genel olarak, bunun kendilerine zarar vermeyen zihinsel bir süreç olduğunu keşfederler. Aslında bu durum üretken bir niteliğe sahiptir ve destekleyici, geliştirici olabilir. Paranoya sanatı, nefretin yansıtılabilmesi ve diğerinin (bir insan veya ülkenin) ikna edici bir hedef haline gelebilmesi için, onun yeterince yozlaşmış olduğunu gösterecek deliller bulmaktır.

İnsanlığın, karanlık yönlerini kendi üstünden atıp bir başka yere boşalmasının verdiği zevkin sınırı yoktur. Hepimiz grup içinde yaşarız ve yaşamlarımızdaki -aile kadar küçük veya ulus kadar büyük- hayati grupların hepsi kendi ortaklaşa bilinçdışını oluştururlar. Şizofrene “Kendini denizin ortasında bir kayığın içinde bulsan ne yapardın?” diye sorduğumuzda, denizi karaya dönüştürür ve kayıktan atlardım şeklinde bir cevap verebilir.

Takip eden yazımızda “BEN ŞİZOFREN MİYİM? ” Diyeceğiz…

Sefa İle…

 

Foto Galeri

SU-57'mi F-35 mi? Hangisi daha iyi?

15 Temmuz dijital ortama aktarıldı

15 Temmuz'un bilinmeyen kareleri

FETÖ'nün gerçek yüzü New York'ta anlatıldı

24 yıl sonra toprağa verilecekler

Video

Sincapları uzaklaştırmak için bulduğu yola bakın

Boğayı kızdırdı sonu kötü oldu!

Darbeci Sisi hükümetine tarihi tavır!

Dünyanın konuştuğu operasyon: İran...

İstanbul'da korkutan yangın! Denize atladılar

Günün Manşetleri

Son Haberler

  • 1

    F.Bahçe'ye Çin'den 8 milyon Euro'luk teklif!

  • 2

    İran'dan sert uyarı: Petrol parası yatmazsa INSTEX...

  • 3

    Açlık grevindeki Filistinliler kötüleşiyor

  • 4

    Beşiktaş'tan hazırlık maçında gol şov

  • 5

    İngilizler'in kışkırttığı Hong Konglular sokakta

Karma Eğitim: Pedagojik mi ideolojik mi?
Kıbrıs'ı kim sattı?
Meteoroloji'den o gün için İstanbul'a sağanak uyarısı
Bakan Soylu: Gençlere huzurlu bir ülke bırakmak istiyoruz
İdlib'de hava saldırısı: 9 sivil hayatını kaybetti
İran: ABD ve yabancı ülke casuslarını gözaltına aldık
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Kıta sahanlığımızda arama faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz
Suriye sınırına askeri sevkiyat
Devlet Bahçeli'den Pentagon'un F-35 kararına sert tepki
Darbeci yarbayın yalanlarını ortaya çıkaran ses kayıtları
Yaralanan terörist kendini 'Zap Suyu'na attı
Türkiye'nin yeni gururu araziye çıktı!
Şırnak'ta göçü önleyen yatırım
1.9 milyar lira katkı geliyor!
Kuvvetli yağış geliyor!