YAZARLAR

Tüm Yazıları Doç.Dr.Saim Kayadibi

Hanımlarımıza yardımcı olalım!

12.10.2018 00:02

Tarih boyunca “kadın” günümüzdeki kadar suistimal edilmemiş, günümüzdeki kadar köleleştirilmemiş, yaratılış gayesinden bu derece uzaklaştırılmamıştır.

Biraz iddialı bir tespit yaptım belki ama, bunun bir hakikat olduğu kapsamlı bir araştırma yapılacak olursa açık bir şekilde görülecektir.

Oysa kadın asil bir varlık olarak yaratılmış, en ulvi gaye olan Cennet kadınların ayakları altına serilmiştir.

Fedakârdır kadın, fedakârlığı nisbetinde toplumun en önemli  ruh incisidir. İlmek ilmek yuvalarımızın içini ısıtır, aile fertlerini birbirine kaynaştırır. Soğuk gecelerde canımıza can, sıcak gündüzlerde ruhumuza esenlik olurlar. Onlarsız bir hayatın olması bile düşünülemez.

Bir bakıma kadın candır. Çocuklarının canıdır, kocasının canıdır, devletin mayasıdır, insanlığın geleceğini barındıran huzur bahçesidir, yani yuvayı kurandır.

Yuva da devletin temel organıdır. Yuvası olmayan bir çocuk nasıl ki öksüz ve yetim büyümek zorunda kalacak, elinden tutan biri olmazsa sokak serserisi olup toplumun başına belâ olacaksa, yuvası sağlam temellere oturtulmamış devletler de yetim ve öksüz kalmaya mahkumdur.

Kadının iyi niyetini kullanarak habire üzerine yük üstüne yük yüklemişiz. Doymak bilmeyen bir hırsla onları gündüz dışarda, gece yataklarımızda yormaya devametmişiz. Onları pohpohlayarak bu arzularımızı seve seve yerine getirmişler.

Ama utmayalım onlar da bir insan...

Hem de biz erkeklere emanet olarak verilmiş ruh incilerimizken bunu yapmışız. Onları daha fazla yormaktan ziyade rahata kavuşturmak için projeler geliştirmek dururken hırsımızın kurbanı etmeye devmetmişiz. Onlar da evlerinin kıraliçesi olmak dururken her türlü işi yapmaya gönüllü köleler olmayı tercih etmişler. İşin en acıklı yanı da burası.

Kadınlarımızı gelir kapısı, ekomomik meta olarak görmekten ziyade, onları nice Alparslanlar, Fatihler, Abdulhamidler, Erdoğanlar  yetiştirecek seçkin okullar haline getirmeli, onlara değer vermeliyiz...

Gündüzünü dışarda geçiren bir kadının akşamında ne çocuğuna ne yuvasına ne de devletine faydası olabilir.

Onları hem dışarda hem içerde alabildiğine yarış atı gibi yormaktan vazgeçip asli yerlerine oturtalım, yaratılış gerçeklerine göre ulvi toplumlar yetiştirmelerine müsaade edelim. Yani adaletle muamele edelim onlara. Onların ulvi duygularını kullanarak onları sömürmekten vazgeçelim...

Kadını kapitalizmin tüketim endüstrisine bir araç olarak sunan, onları sex metası olarak piyasaya çeken Batı’nın efsunlu çağrısına değil de, kadına lâyık olduğu onur ve şerefi veren İslam’ın öğretilerine bakalım...

Dünyada da ahirette de cennetin yolu anneden geçer, kadınlarımızı mübarek anneler haline getirelim, onları cehenneme dönüştürmeyelim.

Çağa ayak uydurma aldatmacası ile değerlerimiz önü alınmaz erezyonlara uğratılmış. Bunlar olurken ailenin temel ruhu kadın da yozlaştırılmış, yaratılış gerçeğinden uzaklaştırılarak değersizleştirilmiş, bir bakıma köleleştirilmiştir.

Hernekadar kadınlar bu gerçeğin farkında olmasalar da, kadının köleleştirilmesi, her işe koşulması, yine onun nazik ve ulvi duyguları sömürülerek yapılmakta.

Kadının elinden tutmalı, yol göstermeli yaratılış gerçeği hatırlatılmalı... şaşalı ve tantanalı, efsunlu ışıltıları altındda modernitenin sarhoş eden tuzağından kadınlarımızı çekip alamazsak çok yakın bir zamanda önü alınmaz sosyal patlamalarla yüzleşmek zorunda kalacağız.

Kadın yaratılış gerçeğine dönerse, hakettiği mutluluğu, yuvasının kraliçesi olmakta bulacaktır. Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi davrananınızdır. Ben âileme en iyi davrananınızım.”

Peygamberimizi ve onun Ashabını örnek almalı....

Kadına fazla yük yüklemek, onları hertürlü işte kullanmak devletin işine gelebilir, bunun için kadını erkeğe karşı kullanarak kadın hakları ve eşitlik yalanına sığınabilir, onların duygularını sömürerek emellerimize alet edebiliriz, ama bunun sonucu çok ağır olabilir.  

Kadın ancak yaratılış gerçeğine uygun görevleri yüklenirse özgür olur...

Öyle ise kadının omuzlarındaki yük hafifletilmelidir...

Umarım sözlerim doğru anlaşılır. Kadınlarımız elbette çalışmalılar, toplumun gelişmesine katkı sağlayacak fıtratlarına uygun her türlü işe hazır olmalılar.  Ama yaratılış gerçeğine ters düşmeden bunu yapmalılar.

Kısacası, yapmak istediklerini asli görevlerini aksatmadan yaparlarsa sadece dünyayı değil, aynı zamanda ahireti de kazanırlar.

Öne Çıkanlar

Yusuf Suresi hakkında her şey...

'Oylama Trump'ın koruyamayacağını gösteriyor'

'Korkuyorum!' demişti

ABD'nin etekleri tutuştu! Küstah tehdit

Dağdaki hain sayısı açıklandı!

Altuğ Verdi'nin kanı yerde kalmadı