Kılıçtaroğlu, Bir şövalye edası ile Meclis'te dokunulmazlıkların kaldırılması için yapılacak oylamada kendisinin ve arkadaşlarının evet diyeceğini söylemişti. 'Çarkçı Kemal'in' Erzurum tabiri ile 'kuzu ciğerleri kaynamış' HDP'li vekillere yani hadoşlularına kıyamamış. Bundan dolayı 'Çarkçı Kemal' bir hüzün anaforuna girerek, eee ne yapsın? Hayır demiş ve hayır demişler… Zaten ahval-ı umumiyesi: "Evet diyemem de diyemem" idi.
Kılıçtaroğlu, nasıl hayır demesin ki? Onun kara kaşlı, kara gözlü hadoş vekillerine dokunulması demek, adeta ciğerlerine dokunulması demek olacak... Ayrıca hadoşlularına dokunulması, bütün kirli plan kurucularını hayal kırıklığına uğratacak bu ise kasetle gelişi gibi bir planla gönderilişi olacaktı, yani sallanmakta olan koltuk sağlama alınmalıydı... Dili söylemese, açık açık hadoşu için posta koyamasa bile, oyu ile ve hayır demesi ile bir "yaşar usta" edasına takınmalıydı…
Yiğit kemal, vatanperver kemal, vatanına kasteden HDP'nin millet vekillerine dokunulsa nasıl rahat edebilirdi ki? Ermeni PKK partisinin vekilleri daha çok PKK'ya yardım etmeli, daha çok çukur kazıcılara destek vermeliydiler… Onun kara kaşlı, kara gözlü biricik hadoş vekilleri, PKK'nın alçakça saldırılarında, katletmelerinde, yakanlara yıkanlara lojistik destek vermeliydiler ki daha çok kan aksın… Vatansever Kemal, ülkeye ihanet eden partinin milletvekillerini yargının pençesinden kurtarmalıydı; ne de olsa CHP'nin geçmişte Müslümanlara yaptığı zulmü şimdi HDP Kürtlere uyguluyordu… Ama öyle ama böyle zarar gören mütedeyyin Müslümanlar oluyordu… Hele cami kütüphane, Kur'an yakmaları tam eskiyi hatırlatır cinsinden…
CHP'nin gün geçtikçe çocuk katili olan Ermeni PKK partisi HDP'ye muhabbeti perçinleşiyor, gün yüzüne çıkıyor… Kılıçtaroğlu, İslam düşmanı kanka parti HDP'ye asla kıyamaz…
CHP'den hayırsız hayır çıktı…
CHP hayır demekle şunları demiştir:
Dokunma! Askeri polisi şehit eden Ermeni PKK partisi HDP'nin vekillerine…
Dokunma! Memleketi dışarıya gammazlamayı bizden öğrenen kardeşlerime…
Dokunma! İfrit olduğum ama dile getiremediğim camileri yaktıranlarıma…
Dokunma! Kızları Molotoflayan, kafa ezen, devletin altına kuyu kazan, evleri cephaneliğe çevirenlerin temsilcilerine…
Dokunma! Meclisin nimetlerinden yararlanan, dünyanın en rahat suç örgütü olan, siyenit haçlı ittifakının maşalarına…
Dokunma Müslüman görünümlü ama İslam düşmanı can kardeşlerime…
Mustafa Kemal'in askerleri Kandil'in tütmesi için, PKK'yı temsilen mecliste bulunanlara dokunulmasını, hesap sorulmasını istemseler bile kurtuluşları yok… Ne garip; ülkeyi şahlandıran lidere ağız dolusu küfürler, hakaretler etmişlerdir, başörtülü vekillere ve hizmetkar olan Ak partiye her türlü öfke duymuşlardır ama cami yakan PKK partisi HDP'li vekillere dokunulacak olması midelerine dokunmuştur…
Siz dokunulmazlığa evet deseydiniz şık bir duruş olacaktı. İş millete kalırsa üzerinden tır geçmiş gibi olacak... Bu imanlı millet, ihanet edenlerin yargılanmasına evet diyecek ve daima devletinin yanında olacaklardır… Ayrıca bu kahraman millet, dışarıya köle değil, kendine hizmetkar olan siyasetçiye her zaman sahip çıkar…