Dünya Telaşı

Edebiyatın karın doyurmadığı ama bol bol çay içirdiği söylenir. Kültür ve sanat işleri için de "boş işler" denildiğini sık sık duyarız. Bol bol çay içmeye ve boş işlerle ömrümüzü tüketmeye devam edeceğiz! İşte bu bağlamda yirmi yılı aşkın süredir bildiğim, tanıdığım, çay içtiğim ve boş işlerle uğraştığımız Mustafa Uçurum'un yeni şiir kitabı duruyor masamda: Dünya Telaşı.

Mustafa Uçurum, Sivas'tan havalanan bir martıdır. Buraya yazalım da bu sözün telifi de bize ait olsun. Evet, Uçurum karadan havalanan bir martıdır. Soluksuz uçmaya, kanatlarını yakmadan ateş dağından geçmeye uçan bir "telaşlı şair". Telaş, en çok da Uçurum'a yakışıyor. Zaman akıp giderken, dünyadan hızla geçen bir şair var karşımızda. Bizzat tanımış olmak şiirlerini değerlendirmek için yeterli midir, bu ayrı bir konu ama şiirlerinin hikayesini bilmek onun ruhsal ve sosyal durumunu değerlendirmek için yeterlidir. Bir çay muhabbetinde henüz yayımlanmamış şiiri dinlemek de büyük şanstır. İşte Uçurum'u böyle yakından tanıyorum. Gerçekten telaşlı bir halet-i ruhiye içindedir Uçurum. Dıştan böyle telaşlı görünen şairinin iç dünyası nasıldır? Hızlı konuşur, hızlı yazar. Her yere yetişir, kimseyi çevirmez. Hemen her dergide oluşuna sebep onun üretkenliğidir. Ruhu, edebiyat ikliminin tüm mevsimlerinde görülür. Şiir, öykü, deneme, eleştiri ve araştırma yazıları gibi edebiyatın çeşitli sahalarında isminden sıkça söz ettirmeye başlamıştır. Edebiyatın ana damarlarının içinde gezinip durur. Heyecanı iyi, her zaman söyleyeceği bir sözü vardır. İyi bir muharrir olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Uçurum taşralıdır. Bu, onu besleyen ve koruyan müstesna bir durumdur. İyi ki de taşralı!

Taşrada bulunup da edebiyatın gündeminde olmak zordur. Gündemi takip etmek de zordur. Taşranın imkanı her bakımdan sınırlıdır. Edebiyatın yaşadığı mecra daha çok dergilerdir. Dergi deyince de Uçurum akla gelir. Bugün nerede bir edebiyat dergisi varsa, orada Uçurum vardır ve bu dergilerin serüvenini bilir. Kendisinden ürün isteyen kimseyi çevirdiğini duymadım. Bu dergileri takip eder, dergiler hakkında değerlendirme yazıları yazar. Uçurum dergilerle yaşar, dergilerde yaşar. Şimdi ise sesini daha da duyurarak, "Şairin Aynası" isimli eseri ile "TYB 2018 Deneme Ödülü"nü almıştır. İsmi daha çok şiirleriyle anılsa da ilk büyük ödül deneme alanından gelmiştir. Gelelim Dünya Telaşına.

Çıra Yayınları arasında bulunan kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde direniş ve epik ağırlıklı, ikinci bölümde ise lirik şiirler bulunuyor. Telaşlı halden ve hızlı atan kalpten sadır şiirlere baktığımızda bir dinginlik, derinlik, geniş coğrafyalara seslenen, sokakları adımlayan ve gözlemleyen bir şairi görürsünüz.

İyi ki taşralı dediğim Uçurum, "Taşrada Bir Şair Kalbi" isimli şiirinde ne kadar haklı olduğumuzu kendi dizeleriyle doğrular mahiyette.

"Gövdem dökülüp kalsa yollara bundan sonra yeridir/Buna sevmek diyelim taşra bir şairi kalbine sarsa yeridir." Taşranın bağrına kendisini teslim eden Uçurum, İsmet Özel, Sezai Karakoç, Turgut Uyar, Edip Cansever gibi isimlerden ilham alıyor.

"Aşmak için duvarları biraz Sezai Karakoç alıyorum kalbime." Tam da bu dizede taşradan büyük şehirlere açılmak için nasıl bir yol izlediği anlıyoruz. Fiziken taşrada ama ruhen büyük şehirlerde. Taşradan mazlum coğrafyalara sesleniyor: "Afrika oluyor ellerim, telaşlı bir yoksulluk ya da"

Taşrada olmak biraz da uzak kalmaktır. Uzaklık ise tenha kalmaktır. Zaten ilk şiir kitabının ismi de "Tenhalayın Kalbimi"dir.

"Yenilmez Sandım Kendimi" başlıklı şiirde şu dize bu yalnızlığı anlatmaya yeter: "Bir elif miktarı uzuyor yalnızlığım"

"Biraz Sessizlik İyidir" şiirinde, "Biraz sessizlik iyidir insanız ne de olsa tek başınayız/Bir devran dönüp dursun başımızın üstünde" dizelerinde yalnızlık kokuyor.

Millî duyguların derinden akıp gittiği ve kalbe hafif hafif değen sesin şiirleri de var kitapta. "Temmuzu Serinleten Tekbir" şiiriyle 15 Temmuz hassasiyetini ve millî ruha sahip çıkışını görüyoruz. Ve Dünya Telaşı'ndan bir bölüm: "Üç günlük her şey gövdemizin yere düşmesi kalkması üç gün/ Son bir yağma içimde, mutluluk kalsın diye/Dünya telaşı işte kanımın çağıldaması her şeye rağmen."

Telaşımızı şiir dindirecek, diyorum ve tavsiye ediyorum "Dünya Telaşı"nı.