YAZARLAR

Tüm Yazıları Egemen Alatlı

Dil, medeniyet ve şehrin kimliği…

27.09.2019 00:02


 

Birkaç gün önce İstanbul, II. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresine ev sahipliği yaptı. İÜ Edebiyat Fakültesi, Fransa’nın Limoges Üniversitesi ile Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) kongre paydaşları olarak, ‘Şehrin Dili’nin doğru okunması ve yorumlanmasına bilimsel zeminde çözüm önerileriyle katkı sundular.  

Oturumlarda, ‘Şehrin Dili ve kimliği, dil ve medeniyet’ kavramlarına vurgu yapılarak yabancılaşmaya dikkat çekildi. Şair Orhan Veli Kanık’ın “İstanbul’u dinliyorum” şiirinin de okundu kongre tam anlamıyla entelektüel ziyafete dönüştü. Kongrenin kapanışını mükemmel tespitleriyle Sayın Cumhurbaşkanımız yaptılar.

Medeniyet…

İslam düşünce tarihinde baştan beri bulunan çok eski bir kelimedir. Özellikle Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Haldun ve Said Halim Paşa tarafından kullanılmıştır.

İbn-i Haldun, geliştirdiği medeniyet tasarımında insanı merkeze almıştır. Ona göre “İnsan tabiatı gereği medenîdir. Medeniyet kurar, geliştirir ve zaman zaman medeniyetin gerilemesinde de rol oynar. ‘Medeniyet’ aynı zamanda ‘toplum’ manasına gelmektedir.”

Said Halim Paşa’da ise: “Medeniyet, bir milletin ürettiği maddî-manevî değerlerden oluşur. Medeniyette üretimi sağlayıcı müteharrik ve mümeyyiz güç dindir. Müslüman toplumlar için İslâm medeniyetin temelidir. Din, milliyet ve medeniyet aynı şey demektir.”

Hem İbn-i Haldun hem de Said Halim Paşa Medeniyetin temelinde dinin rolüne vurgu yaparken medeniyetin gerilemesinde dinin rolünün olmadığı görüşündeler. Tam aksine dinin anlaşılmaması, gereklerin yapılmaması gerilemeye sebep olmuştur. Gerilmeye hız katan, medeniyetin temsilcisi ve taşıyıcısı aydınlardır. Bizde bu rolü Tanzimat aydınları üstlenmiştir.

Batı medeniyetinin ötekileştirme anlayışına karşın, İslam medeniyeti daha hoşgörülüdür. Farklı kültürlere yaşama alanı sunmuştur. Dolayısıyla İslam Medeniyeti daha kapsayıcı, ötekileştirmeye karşı ve birleştiricidir.

İslam şehir ve mekânlarında üstün bir estetik, tarih, birikim ve adalet anlayışı vardır.  İstanbul, Endülüs, Şam, Bağdat, Buhara bir şehirden ötedir. Tarihi bir görsel lezzet sunuyorlar. Mekâna yüklenen karakter mekân ve şehrin kimliğini oluşturmuştur.

Oysa Batı medeniyeti tahammül kâr olmadığı gibi dışlayıcı, ötekileştirici ve saldırgandır. Bugün Müslüman Endülüs’ün yerinde yeller esiyor. Bağdat, Buhara, Bosna, Halep, Şam hangi medeniyet temsilcileri eliyle harap edilmiştir?

Velhasıl, Medeniyet ve şehrin kimliği bir toplumun dilinden, yaşama biçiminden, kültürden, toplum, gelenek ve görenekten ayrı düşünülemez. Edebiyat, mimari, müzik, sinema başta olmak üzere güzel sanatlar, tarih, sosyoloji, psikoloji, filoloji, felsefe, antropoloji, hukuk, iktisat, siyaset bilimi, iletişim bilimlerine kadar hepsini içine almaktadır. Böylece kültür, medeniyet ve değerler dil ile kurulan sıkı bağ çerçevesinde kültürün, bir toplumun, bir milletin öznesine dönüşüyor.

Bu kongrede bir kez daha şahit olduk. TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem ve işin mutfağındakiler çok değerli işlere imza atıyorlar.

TDED’nin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.

Son Haberler

  • 1

    Rusya'dan yeni Suriye açıklaması!

  • 2

    Kahreden haber! 2 şehit

  • 3

    Dünyanın en uzun aktarmasız uçuşu gerçekleşti

  • 4

    Fenerbahçe deplasmanda hata yapmadı

  • 5

    Iraklı Türkmenlerden Barış Pınarı'na destek

Günün Manşetleri

Çekilirken Kürtleri katlettiler!
Küçükçekmece ve Avcılar için kritik karar! Doğal sit alanı ilan edildi
Başkan Erdoğan gündeme getirdi! 5 Aralık'ta başlıyor
Çavuşoğlu'ndan kritik açıklama! 35 saatleri kaldı
ABD'den yeni Suriye hamlesi!
HDP'li başkanlara gözaltı!
Ruh Hastaları!
Güney Asya'nın “Mücadele Sahası”
Süleyman Şah diplomasisi
Numan Kurtulmuş: 120 saatte sonuç alınmazsa Barış Pınarı Harekatı sürecek
Beşiktaş'ın yeni başkanı Ahmet Nur Çebi oldu
İsrail basınından bomba itiraf! 6 yılın emeği 6 günde yok edildi
Başkan Erdoğan duyurdu! Sigarada yeni dönem
Teröristlerin çekilme anı kamerada!
Bakan Akar'dan sert çıkış! Bir gram bile yok