Eğitim ilmihalle başlamalıdır

Kapılar sabah yedide açılıyor…

Dışarı çıkar çıkmaz, rüzgârın eksik olmadığı tepede ruhumuzu üşüten Şubat ayazı…

Benden önce çıkmıştı Baha, elinde tuttuğu küçük kâğıda bakarak, kendi kendine “küfüfen, küfüfen…” mırıldanıyor.

Yirmi iki yaşında İhlas Suresi ezberlemeye çalışıyor.

“Gel sana yardımcı olayım, Şafağa daha var havada karada ezberleriz… Ben söyleyeyim sen tekrar et…”

“Ben öyle yapamıyorum abi, mescitte kağıda yazıp tekrarlayarak ezberlemeye çalışıyorum… Zaten sonuna geldim”

Meselem; Baha’nın İhlas suresi ezberleyememiş olması değil, şimdi neden, nasıl, nereden ihtiyaç duyduğu…

Baha’yı suça iten sebepler dâhil; “İşte bütün mesele, her meselenin başı…”

Zira suçun sosyo psikolojik arka planı, her zaman mahkeme dosyalarından daha fazladır.

Meselemiz, kifayetsiz muhteris ihmallerimizin, başarısızlığımızın, beceriksizliğimizin Baha’nın ruhunda açtığı boşluğu şimdi hangi eğitim sistemiyle doldurabileceğimizdir.

Baha’nın, Baha’ların hali pür melalini HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç TBMM kürsüsünden dile getirmişti;

"Bu çocuklar niye suça sürüklendi? Çocukları suça sürüklenmeden kendi değerlerimize uygun bilinçlendirmeliyiz, manevi boşluklarını doldurmalıyız. Bu çocuklar niçin suç örgütlerine aracı oluyor, tek tek tespit edilip masaya yatırılması lazım. Sadece sonuçlar üzerinden değil, nedenler irdelenmeli.

Kahramanmaraş’ta insanları öldüren bu nesil, bize ait olmayan bu eğitim sistemi yüzünden ortaya çıktı. Batı merkezli, ruhsuz, maneviyattan uzak bu model, gençlerimizi şiddet sarmalına itiyor.

Ülkedeki Kemalist azgın azınlığın çığırtkanlığından çekinildiği için İslam’a uygun eğitim verilmiyor."

Şimdi…

Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim…

Her yaşa uygun ilmihal kitaplarımız olmalıdır.

Çocuklara ilmihal somutlaştırarak, sevdirerek, yaşatarak öğretilmelidir.

Çocuklarımıza ilkokula başlama çağından itibaren ilmihal bilgileriyle saf, temiz dimağlarda oluşacak ahlaki zemine altlık oluşturulmalıdır.

Brezilya federal hapishanelerinde 2020’den beri ‘Okuyarak Öğrenme programı, mahkûmların okuduğu her kitaba 4 gün ceza indirimi getiriliyor.

Yılda 12 kitap sınırı var. Yıllık toplam indirim 48 gün. Hapishane bünyesindeki kurul tarafından onaylanan kitaplar on yıllık cezada yaklaşık 1,5 yıl ceza indirimi sağlıyor.

Okuyup okumadığını, okuduğunu anlayıp anlamadığını kontrol eden sistem, vakit öldürme yerine vakti diriltmeyi teşvik ediyor.

Ceza infaz sistemimiz dikkate alır mı bilemem; lakin bizim irfanımız, meselenin temelini asırlar önce “İkra - oku” emriyle atmıştır.

Bizim geleneğimizde yalnızca bilgi öğrenilmezdi; İlmihal, kuru hükümler mecmuu değil, 7’den 77’ye hayat nizamıydı.

Herhalde neyi kaybettiysek eğitimi meslek edindirme kursları seviyesine indirmekle kaybettik.

Oysa kadim kültürümüzde eğitim, insanı inşa meselesiydi…

İlmihal; helal – haram, doğru-yanlış şuurunu veriyordu;

Edebi, adabı, Allah sevgisini, merhameti, kul hakkını, halden anlamayı, diğerkâmlığı, gönüldaşlığı öğretiyordu…

Netice-i kelam;

Çocuk suç işlediğinde çökmüş, çürümüş terbiye nizamını konuşmak yeterli olmuyor…

Zira Mahkeme tutanaklarına düşen her dosya, okullarda çözülemeyen meselelerin birer faturasıdır.