ERBAKAN HOCA'YI ANARKEN

0

Her insanın ilginç kaderi vardır. Bin bir çile, yokluk, varlık, zevk, mahrumiyet, imkan, iltifat, iftira, kınama, ödül, ceza, zafer, yenilgi ile yaşar. Emri Hak vaki olunca da bu dünyadan ayrılır.

Her bir yürekte farklı izler bırakır bu ayrılıklar.

Üç beş kişiden başkasını ağlatmayanlar, milyonları buluşturanlar/ayrıştıranlar, nesiller boyu hayırla yad edilenler, ölümüne sevinilenler, kıymeti sonradan anlaşılanlar, varlığı da yokluğu da bilinmeyenler…

Erbakan Hoca da bundan beş yıl önce aramızdan ayrıldı.

Dolu dolu bir hayat sürdü Erbakan Hoca.

Hayattayken anlaşılmış mıydı? Hem evet, hem hayır…

İslam karşıtları, uluslar arası sistem ve yerli uzantıları, onu çok iyi anlamıştı. Davasını, misyonunu, neler yapmak istediğini. Çok iyi anladıkları için çok muhkem bir karşı koyuş sergilediler. Etkisiz kılmak istediler. Onu yok saydılar, alay ettiler, ayrımcılık yapmakla, gericilikle, takunyacılıkla suçladılar, istiskal ettiler, darbelerle yürüyüşüne engel oldular.

Ya İslami hassasiyeti olanlar?

Onlar da çeşit çeşitti. Önemli bir kısmı on yıllar boyunca destek olmadıkları gibi suçladılar da… Eski köye yeni adet getirmekle, İslam'a zarar vermekle, gayrı islami bir yönteme başvurmakla, hayalcilikle, inatçılıkla, oyları bölmekle, Arapçılıkla, Kürtçülüğe destekle, Türklüğe sahip çıkmamakla, siyonizmi abartmakla, milliyetçilikle, milliyetçilere haksızlık etmekle… Bir kısmı ilk günden O'na inandı destek oldu. Ve yıllar geçtikçe, yeni bir nesil doğdukça da Erbakan Hoca gücünü artırdı.

Erbakan'ın vefat yıldönümü vesilesiyle çoğu kimse rahmet ve minnetle anıyor. Bu gerçekten güzel bir şey. Sağcısı da solcusu da İslamcısı da dua ediyor. (Bu arada paralelle mücadeleyle birlikte ortaya çıkan Milli Görüş istismarı da hayli enteresan. Yirmi-otuz sene önce bir karede yer alan, bir çay içen pek çok insan, bürokraside, ticaret ve siyasette hedeflerine varmak için bunu kullanıyor. İbret verici…)

Evet, Erbakan Hoca aramızdan ayrıldı. Her ne kadar bir kısım kardeşler, Erbakan'ın gerçek yolunda yürüyenler olarak kendilerinden başkalarını kabul etmeseler de, Hoca'yı dar bir alana hapsetmemek gerekiyor. Onun davasını gerçekten benimseyen, ideallerini savunan, seven, saygı duyan insanları suçlamadan, bunu bir fırsata dönüştürmelidirler. Erbakan'ın davasının gündeme gelmesi, ideallerinin iktidara taşınması için direk veya dolaylı katkı sağlamalıdırlar.

Erbakan Hoca, sadece bir çevrenin değil, İslam Ümmetinin bir öncüsü ve lideridir. Onu sevmeyi ve savunmayı sadece parti, dernek veya dernek kalıpları içerisine düşünmemek gerekir.

Erbakan'ın misyonuna, ülkemizin, ümmetin ihtiyacı var. Allah Ona rahmet eylesin, kabrini pürnur, amelini makbul, zenbini mağfur eylesin.***