Hiçbir gelişim süreci yoktur ki son dönemlerde bu kadar moda olsun. Herkesin yorum yaptığı, yakındığı, görüş bildirdiği bir dönem ergenlik süreci. Özellikle sosyal medya sayesinde daha da fazla popüler hale geldi. Kimse “ah yetişkinlik, yetişkinliğe mi girdin sen?” demiyor ya da “ah canım erken çocukluk dönemin bitti mi senin?” diye üzülmüyor. Kimse fallik döneme hâkim değil. Kimse o dönemin zorluğundan bahsetmiyor mesela…
Aslında ergenlik dönemine gelene kadar yaşanan süreçlere hâkim olunsa ergenlik dönemi de ne çocuk ne de ebeveynler adına zor geçecek… Ancak ne yazık ki ergenlik öncesi dönemler henüz popüler olmadı.
Rahmetli Kemal Sunal’ın ünlü bir repliği vardır: Şimdi ben buraya neden çıktım, niçin çıktım, nasıl çıktım, bunu izaha gerek yok. Görünen köy uzakta değildir.
Tam olarak durum bu şekilde. Ergenlik döneminde çocuk artık farkına varır. Bu döneme kadar süper kahraman gibi gördüğü ebeveynlerini sorgulamaya başlar. Kendine yapılanları sorgular. Muhakeme yeteneğini kullanmaya başlar. İşte tam olarak çatışmaların kökeninde de bunlar yatar.
Aile çocuğa sınır koymamış, arasındaki bağı güçlendirmemiş, çocuğu dinlememiş, yeterli zamanı ayırmamış ise ergenlik dönemindeki çatışmalar sürekli tırmanır hale gelir. Çünkü çocuk yaşa gelinceye kadar aynı Kemal Sunal’ın dediği gibi bir yerlere çıkarılmıştır. İsteği dışında konumlandırılmıştır, ihtiyaçları karşılanmamış ya da fark edilmemiştir. Zaten hali hazırda hormonal açıdan zorlayıcı bir dönem olmasının yanı sıra aile faktörü de stresör olarak çocuğa yüklenmiştir.
Erken çocukluk ve ilkokul dönemlerinde çocukların görsel olarak da yetişkinden farklı bir bedene sahip olması sebebiyle “her şeyin yavrusu güzel” edasıyla anlayış ve sevgi gösterilir. Bu çocuğa sınır, kural koyulmamasına kadar gider. Çocuk toplumsala uyum sağlamaz. Ya da basit hakaretler söylemeye başlar aman ne tatlı söylüyor deriz. İdare ederiz. Bize bağırır oyuncak fırlatır. Diğer ebeveyn oradan tamam ne istiyorsa ver sussun der. Yani idare ederiz. Bu dönemlerdeki yaramazlıklar ebeveynler için daha katlanabilir olur. Ancak ergenlik döneminde görsel ebatlar artık bir yetişkin ile uyumludur. Çocuk küçük yaşlardaki benzer davranışları sürdürür ancak ebeveyn için bu artık katlanılmazdır. Çünkü karşısındakini küçük, sevimli bir çocuk olarak değil koskoca kız, koskoca erkek olarak tanımlamaya başlar. Aslında değişen sadece ebattır. Çocuğumuz halen daha çocuktur. Görüntünün yetişkin davranışların çocuk gibi olması ebeveynin aklını karıştırır. Ve ne yazık ki onu yetişkin kabul etmek ister. Bunun bir tarafında da daha az sorumluluk alma isteği de yatar.
Sonuç olarak, çocuğunuz ergenlik döneminde de çocuktur aslında… O güne gelene dek çocuğunuza ne verdiyseniz biraz daha bunları izlediğiniz bir dönemdir sadece… O yüzleşmeler zor olabilir sizler için. “Ben sana oynayalım derken neredeydin? Sen zaten hep meşgulsün! Sen benimle ilgilendin mi hiç!” gibi söylemler sizi öfkelendirir. Oysa ki çocuğun biriktirdiklerinin, karşılanmadığını düşündüğü ihtiyaçlarının dışa vurumudur.
Amaç size saygısızlık değildir, amaç “beni anla”dır.