EVET: Yine biz kazanacağız!

0

Geçen hafta sonu, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Dostlar Buluşması"na katıldım. Daha evvel ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) İstanbul Şubesi'nde görev yaptığımız dönemlerde yakinen tanıma imkanımız olan Milli Görüş davasının duayen isimlerinden Prof. Dr. Nevzat Kor Hocamız ve Yazar Sibel Eraslan Hanımefendi'nin imzası ile yapılan davet tarihi bir mahiyet taşıyordu. Program çok duygusal bir atmosferde başladı ve devam etti. Toplantının şeref misafiri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN idi. Sayın Cumhurbaşkanı yüreklere dokunan samimi bir konuşma yaptı. Bu konuşmada en çok dikkatimi çeken ve önem atfettiğim bölüm, ERDOĞAN'ın dava vurgusu oldu.
Cumhurbaşkanımız: "Bizim için partiler birer vasıtadır; partilerimiz davamıza ettiği hizmet oranında değere ve anlama sahiptir; geçmişte 4 partimiz kapatıldı (Milli Nizam, Milli Selamet, Refah ve Fazilet), 1 partimize de kapatma davası açıldı (AK Parti). Bizim mücadelemiz anlık ve dünyevi bir mücadele değil, Habil ve Kabil'den bu yana devam eden bir Hakk Batıl mücadelesidir" dedi.
Tarih, zamanın zorunlu kıldığı görevleri üstlenen kadroların ileri adımlarıyla ilerler. Erdoğan'ın tarihin bu aşamasında yaptığı da ilerletici bir adımdır. Bu yol, şartlara teslim olarak değil, şartları inatçı bir sabırla dönüştürmekle mümkündür.
Türkiye'de her öncü fikir, ortaya çıktığı dönemde birdenbire benimsenmiş değildir. Sahici fikirleri besleyen her zaman, o fikri yükseltme iddiasında olanların fedakarca çalışmaları ve ön açıcı tavırlarıdır. Türkiye'nin medeniyet değerlerinden, tarihinden ve sosyolojisinden beslenen bir atılım hareketinin lideri olarak Erdoğan'ın yaptığı da budur. Erdoğan ve lideri olduğu hareket, temelleri bu topraklarda ve bu halkta olan milli bir harekettir. Daha evvel biz Milli Görüş olarak özetlediğimiz bu ideali şu biçimde formülleştirmiştik:
Tarihin kanadığı yerde barışı kurmak için,
Düşeni kaldırmak, eğriyi doğrultmak için,
Toprağı işleyen el, umuda dikilen göz için,
Yalnızca Hakk karşısında bükülen diz için,
Alnı ak, yüreği pek, dürüst canlar için,
Adalet denilince duyulan heyecanlar için,
Mazlumların sesini coşkuyla çoğaltmak için,
Ben'den bize, yokuştan düze çıkmak için,
Çürümüş düzenden, taze günü çıkartmak için,
Eksilten yanlıştan, doğruyla artmak için,
Zulmün kalelerini korkusuzca vurmak için,
Zorbaların zoruna meydan okumak için,
İnatçı bir coşkuyla "biz kazanacağız" demek için,
Dünya 5'ten büyüktür demek için,
Gülün düşmanına dikeni hatırlatmak için,
Yeryüzünü hakkın yüzü kılacak müjde için,
Milli iradeyi her daim yükseltmek için…: YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE!

Biz bu mücadelede; mazlumların, ezilenlerin, aşağılananların, madunların, mustazafların, yetimlerin, yurtları işgale uğrayanların, tüm birikim ve varlıkları maddi ve manevi sömürülenlerin, adaletin, iyiliğin, güzel olanın, halkın; kısacası hakkın/Hakkın tarafındayız.

Zalimlerin, ezenlerin, hor görenlerin, kibirlenenlerin, müstekbirlerin, işgalcilerin, sömürgecilerin, adaletsizliğin, kötülüğün, çirkinlerin; kısacası tüm Batıl ve şeytani güçlerin karşısındayız.


Biz Kabil'e karşı Habil'in, Nemrud'a karşı İbrahim'in (as), din baronlarına karşı İsa'nın (as), putlara, sahte tanrılara karşı Rasulullah'ın (as), Yezid'e karşı Huseyn'in (as), kahpe ve köhne Bizans'a karşı Fatih'in, Judeo-Christian ittifakına karşı Osmanlının; İtalyanlara karşı Ömer Muhtar'ın, Fransızlara karşı Ahmed bin Bella'nın, Siyonist işgale karşı Şeyh Ahmed Yasin'in, diktatöryaya karşı kendini yakarak hak-özgürlük ve adalet meşalesini tutuşturan 26 yaşındaki Tunuslu Muhammed Buazizi'nin şahsında tüm Tunuslu, Yemenli, Libyalı, Suriyeli, Bahreynli, Suudi Arabistanlı ezilen halkların; Mısır'ın Rabia meydanında katil Sisi'ye karşı Esma'nın ve Mursi'nin yanındayız. Çünkü biz insanlığın vicdanıyız, ümmetin sesiyiz. Ve bu ses kesilemez. Bu sesin çağıltısı ve yükselişi engellenemez.

Biz; 7 Haziran'da da, kıyamete kadar da; adalete, huzura, barışa, özgürlüklere, hakça paylaşıma, kardeşliğe 'evet' diyoruz. Evet deyişimiz; cesur, güçlü, kontrollü, emin, birlik ve beraberlik içinde ve tüm dünyevi hesapların dışında…

Ve biz; zulme, kaosa, haksız savaşlara, esaretlere, işgallere, gelir dağılımı adaletsizliğine ve fitnelere 'hayır' diyoruz…

Hayır'ımız ve mücadelemiz utangaç ve yalnız değil! Biz kazanacağız, çünkü haklıyız. Adaletten ve doğrudan yanayız.
İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...