YAZARLAR

Tüm Yazıları Eyüp Kılıç

Gündem

03.12.2018 00:10

Avrupa Birliği üyeleri geçtiğimiz günlerde Fransa ile başlayan sözde “benzin zamları” bahaneli olayların ne anlama geldiğini yüksek ihtimalle anlamış olmalı... Zira, Fransa ile başlayan süreç “AB Baharı”nın ilk adımları... ABD derinleri (iki kanadından birisi) AB’nin ABD’den bağımsız politikalar üretmesi ihtimali noktasında özellikle AB’nin Rusya’ya yakın duran noktasına karşı önemli bir direnç gösteriyor.

Bu noktada geçtiğimiz hafta “AB Baharı” teorisi ve olası sonuçları üzerine yazdığım için konuya etken farklı bir noktadan daha bakmak gerekiyor. Söz konusu AB süreci, ABD veya ABD derinlerinin küresel ve bölgesel hedeflerinin bir uzantısı olmaktan ziyade değildir. ABD derinleri başta Suriye olmak üzere bölgesel hedeflerinin temel noktalarından olan Akdeniz’deki paylaşım dahil olmak üzere süregiden belirli başlıklar noktasında hedeflerine adım adım ilerliyor.

Bu başlıklarda bizi ilgilendiren en önemli konu şüphesiz Fırat’ın doğusudur. En az üç defa farklı “bahane” ile (Eğit-Donat, Menbiç Mutabakatı- Gözlem Noktaları) yaşanan “oyalama” sürecinden sonra gelinen noktada halen çeşitli mutabakatlara bağlı kalınacak ön kabulü ile sınırımızda oluşturulan “kukla devlet”e asla tahammül etmemeliyiz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı ile başlayan sınırımızı terör örgütünden temizleme süreci artık Fırat’ın doğusu noktasında vücud bulmak zorunda... Aksi takdirde bölgede konuşlanan terör örgütü temsilcileri ve sahipleri yakın zamanda Suriye rejimi ile federasyon/konfederasyon veya en azından ilk aşamada “özerklik” noktasında pazarlığa girişecektir. Suriye anayasası için en önemli karar alıcı noktasında olan Rusya’nın Ukrayna üzerinden sürüklendiği nokta göz önüne alındığı zaman, denklem dışı kalacağı zor bir ihtimal dahilinde olsa dahi, bu ihtimal gerçekleşirse bizim için Rusya’dan bağımsız hareket etme zorunluluğu doğacaktır. Aynı güçler gerek Rusya-Ukrayna gerilimi/çatışması üzerinden gerekse bizim içim üretecekleri yeni bir senaryo (Yunanistan) üzerinden adım atmadan, bir girişimde bulunmazsak süreç dahada zor bir hale gelecektir. Muhakkak Türkiye kısa zaman içerisinde bir harekat düzenlemeli ve gözlem noktalarını beklemeden, uluslararası hukuka dayanan gerekçelerin gayri meşru ilan edilmesine müsaade etmeden gerekeni yapmalıdır.

Vekil “terör örgütleri” süreci, vekil ülkeler aşamasına evrilmek üzere! Hatta geçtiğimiz haftalarda yaşanan gelişmelere göre çoktan evrildi. ABD, PKK/YPG eliyle sürdürdüğü savaşı, bu terör örgütlerini “küre ittifakı” neticesi ihale ettiği ülkelere devrediyor. Bu sahnede baş rolü Kaşıkçı cinayetinin faili, Yemen savaşının mimarı, batıya gösterilmek istenilen yüzüyle “cici çocuk” olan, devşirilmiş veliaht prens Selman alıyor.

Cumhurbaşkanımız ülkemizin tavrını G20 zirvesindeki basın toplantısında tekrar ettiği şu kararlı cümleler ile birkez daha ortaya koydu.

“Bizim müttefiklerimize, dostlarımıza söyleyeceğimiz şudur; teröristlerin üniformaları üzerindeki işratlerinizi söküp alın ki, teröristlerle birlikte onları da toprağa gömmek mecburiyetinde kalmayalım”

Tüm planlara rağmen Türkiye gerek Fırat’ın doğusu için ortaya koyduğu kararlılık gerekse Akdeniz için yine menfaatlerimizi önceleyen tavrı ile muhakkak her oyunu bozacaktır.

 

 

Öne Çıkanlar

Yusuf Suresi hakkında her şey...

Bedelli askerlik yapacaklar dikkat!

Doğu Türkistan sorunu BM'ye taşındı

Diyarbakır'da büyük korku

Diriliş Ertuğrul 128. yeni bölüm fragmanı

Hikikomori nedir?