Eğitim faaliyeti üzerinden kendini meşrulaştıran FETÖ, yaklaşık kırk yıldan beri devletin kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş uluslar arası bir örgüttür. FETÖ, polis okullarından, emniyete askeriyeden eğitim alanına kadar toplumun çok farklı kurumlarında kendine yer açmıştır. Ve tüm bunlar derinlikli bir stratejinin ürünüdür. 15 Temmuz gecesi millete ve devlete silah çeken bu yapı, sosyal medyayı ve dini kullanarak hem kendi mensuplarını ayakta tutmaya hem de toplumu ve siyaseti manipüle etmeye çalışmaktadır. Peki, hangi yollarla toplum ve siyaset manipüle edilmektedir? Bu soru oldukça önemlidir; Çünkü bu soruya verilen cevap, FETÖ ve benzeri yapılarla nasıl mücadele edeceğimizi gösterir.
Yanlış Din Anlayışına Dikkat!
FETÖ'nün toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet etmesinin ilk nedeni, yanlış din anlayışıdır. Bu toplum; tek parti döneminin baskıcı yönetim yapısı, her on yılda bir gerçekleşen darbeler, hak ve özgürlüklerin yasaklanması nedeniyle dinini doğru ve sağlıklı yönetmelerle öğrenememiştir. Bundan dolayı sağcı, solcu veya dinimsi yapılar, dini istismar etmişlerdir. Fethullahçı Terör Örgütü, öncelikle bu "yanlış din anlayışı"dan beslenmektedir. Bu yanlışlık üzerinden kendi mensuplarının anlam dünyasını da manipüle etmektedir.
Yanlış din anlayışı ile şunu kastediyorum; "Gülen'in günahsız olduğu," "Gülen'in hata yapmadığı" Gülen'in hatasızlığı", "Gülen'in sahabe gibi yaşadığı", "dünyadan el-etek çektiği" gibi nitelikliler yanlış din anlayışının hülasasıdır. Bu yanlış din anlayışı ile Gülen'e mesiyanik veya peygamberi özellikle yüklenmektedir. Bu çerçevede FETÖ, din istismarı yaparak kendine kesin inançlı imamlar ordusu yaratmaktadır. Tıpkı bir mankurt gibi kendine bağlı kimselerin oluşmasında bu yanlış din anlayışının etkisi oldukça büyüktür. Gülen'e yüklenen ismet/günahsızlık sıfatı iyi analiz edilmelidir.
Hatırlayacaksınız; Malatya'da zirai don hadisesi yaşanmış ve kayısılar zarar görmüştü. Böylesi bir tabiat olayını bile FETÖ'nün kerameti ile açıklanmıştır. Bu akıl, hem dine hem de topluma zarar vermektedir. FETÖ ile mücadelenin ilk yolu, bu yanlış din anlayışını analiz etmekten geçiyor.
FETÖ, Tüm Türkiye'yi Karşısına Aldı…
FETÖ ikinci olarak FETÖ mensupları sosyal medyayı oldukça iyi kullanmaktadır. ByLock ve Eagle üzerinde darbeyi organize eden bu yapı, toplumu ve siyaseti de sosyal medya üzerinden dizayn etmeye çalışmaktadır. Bu bir toplum mühendisliği teşebbüsüdür. Ve hala güçlü oldukları imajını topluma pompalamaktadır. Sosyal medya üzerinden hem kendi mensuplarının bağlılıklarını berkitme hem de politik alanı tehdit etmektedir. Sosyal medya üzerinden "Erdoğan'ın otoriterleştiği", "Erdoğan'ın despotik bir lider ve Tek Adam olduğu", "Türkiye'de adaletin olmadığı", "Hukukun baskı altında olduğu" ve "Basın ve yayın özgürlüğünün olmadığı" biçiminde kara propaganda yapılmaktadır. Bu propaganda ile hem hala daha güçlü olduklarını hem de dağılmadıklarını vurgulamaya çalışmaktadırlar. Bu propaganda aynı zamanda FETÖ'nün Türkiye karşıtlığının ipuçlarını vermektedir.
FETÖ, kendi anlayışının dışına çıkan her ferdi, düşman, suçlu ve öteki görmekte ve terbiye edilmesi gereken fertler olarak değerlendirmektedir. 'Islah'ın yolunun ne olduğu hepimizce malum; şantaj, montaj, ses kayıtları, dinsel nitelikli uyarı ve tehditler… Yanlış din anlayışı iyi analiz edilerek FETÖ'nün ruh haritası ortaya çıkarılmalıdır. Ardından bu yanlışlıklar komedyası toplumun tüm kesimlerine ulaştırılmalı, toplum ile paylaşılmalıdır.