FETÖ’nün Türk milletine verdiği en büyük zararlardan biri; sinsice hayatlarına girdiği, kandırarak militanlaştırdığı, ailelerinden akrabalarından kopartarak milletine ve doğduğu topraklara yabancılaştırdığı nesiller yetiştirmesi oldu. Kimini asker kimini polis kimini hâkim/savcı yaparak kimini de öğretmen maskesiyle ajanlaştırarak toplumu dinamitledi.
Adım Adım Kaos Planladılar
Örgüt, taşeronluğunu yaptığı dış mihrakların hedefleri doğrultusunda ülkeye ve Devlete karşı adım adım kurguladığı operasyonlarla yargıyı, kolluk güçlerini ve kamudaki bütün imkânlarını haince seferber ederek 15 Temmuz’a kadar geldi. Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik başlayan idari soruşturmalar ve ihraçlar örgütün şah damarı kadar önem verdiği TSK’ya uzanınca örgütün militan kadrosu kendi Meclisini, kendi halkını kendi binalarını bombalamaktan çekinmedi. 2016 Yüksek Askeri Şura’da alınması beklenen FETÖ ile mücadele ve tasfiye kararlarından haberdar olan örgüt 15 Temmuz akşamı gerçek yüzünü tüm dünyaya gösterdi.
FETÖ’nün Editörü: Casus Altaylı
FETÖ damarlarına kadar işlemiş olan iftira ve “kendi eylemlerini başkasına yıkma” alışkanlıklarını hain darbe teşebbüsünde yeniden sahneye koydu. Örgütün darbenin başarısız olma ihtimaline karşı “Kontrollü Darbe” iftirası ve alçaklığı “B Planı” olarak devreye sokuldu. Planın beyni ise uzun yıllardır yabancı istihbarat servislerinin maşası olarak her taşından altından çıkan Enver Altaylı idi. Yurtdışındaki onlarca firari FETÖ’cü eski asker ile temasını sürdüren ve bunlardan bir ağ oluşturan Enver Altaylı’nın, FETÖ’nün en üst ve etkili yöneticisi olan Mustafa Özcan’ın mazisi uzun yıllara dayanan “dostluğu” biliniyor.
Soruşturma dosyasında geçen kayıtlara göre Enver Altaylı, 15 Temmuz’a ilişkin olarak FETÖ’cü askerlerin hazırladığı ve “kontrollü darbe yalanının” temelini oluşturan “A Search For Truth” başlıklı iftira raporunu henüz yayınlamadan önce Nisan 2017’de kendi bilgisayarında düzenlemiş ve bu konuda örgüte yönlendirmede bulunarak akıl hocalığı yapmış. Bir ay sonra 16 Mayıs 2017’de FETÖ/PDY kontrolündeki Stockholm Center For Freedom isimli medya kuruluşu tarafından servis edilen bu raporda FETÖ’cülerin “darbe teşebbüsünün senaryo olduğu” yalanı geniş şekilde işlenmişti. FETÖ ve Enver Altaylı’nın müşterek mamulü olan örgütün B Planı niteliğindeki “Kontrollü Darbe” yalanına inanılarak siyasi malzeme olarak kullanılması ise örgütün kurduğu tuzağa düşülmesinin en talihsiz örneklerinden birisi olarak tarih ve aziz milletimizin vicdanında mahkum olacaktır.
Enver Altaylı, 17-25 Aralık yargı darbesinden itibaren gezi olaylarında, MİT tırlarının durdurulmasında ve sonrasında FETÖ’nün koro halinde “IŞİD’e destek” senaryosunun da akıl hocası oldu. Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından, Haziran 2017 sonunda FETÖ’cü eski askerler tarafından hazırlanan "Erdoğan ve Türkiye'nin Dönüşümü" başlıklı propaganda metnini Almanya ve İsrail'de üst düzey yöneticilere iletilmesi amacıyla İsrailli Profesör Dr. Amatzia BARAM'a gönderilmesini sağlayan yine Altaylı idi.
Halk Darbecileri Püskürtünce “Kaos Planı” Devreye Sokuldu
Cumhurbaşkanı’nın çağrısıyla sokaklara çıkan halk darbeye geçit vermedi. Başarısızlık ihtimalini de düşünen FETÖ yıllardır Türkiye aleyhine yaptığı “Radikal İslâm, IŞİD destekçisi” gibi gösterme operasyonlarını 15 Temmuz’un ardından dezenformasyon operasyonlarına çevirdi. Örgütün firari darbeci militanlarının hazırladığı kurgu raporlar farklı ülkelerde çok sayıda etkili isme ve kuruluşa yine Enver Altaylı’nın onayının ardından yayıldı.
Meşru Türk Hükümetinin yıkılması için FETÖ yöneticileri ile karanlık yabancı mihraklar arasında adeta yalvarırcasına mekik dokuması yargılandığı davada delilleri ile ortaya konan Enver Altaylı’nın bilgisayarından çıkan kanlı kaos planı şok etkisi yarattı. Darbeci bazı askerlerde benzerleri elde edilen kaos planında “kardeşi kardeşi kırdırarak milletimizin kanının dökülmesi” planı ayrıntıları ile mevcut. Belgede Enver Altaylı “tüm muhalif kesimleri sokağa dökmek gerektiğini, bunu sağlamak için ekonomik kriz çıkarılmasının şart olduğunu, Körfez ülkelerinden Türkiye’ye para akışının durdurulmasını sağlayacak uluslararası baskı ortamına ihtiyaç duyduklarını, aşama aşama ülkede iç çatışma ortamının hazırlanması ile iktidarın değişebileceğini” vurgulayarak FETÖ’nün kaos planının da akıl hocalığını yapmış. Bu planlama ile eş zamanlı olarak FETÖ’nün mahrem yapılanmalarının Türkiye’deki cezaevlerinde isyan ve kaos planlamaları yaptığı da biliniyor. Ayrıca Enver Altaylı’nın bilgisayarından 15 Temmuz öncesinde hazırladığı 18/02/2016 tarihli nottaki ibareler açıkça “Devlete ve devlet yönetimine karşı ayaklanmayı” desteklediğini açıkça gösteriyor.