FETÖ'nün terörle mücadeleye etkisi ve PKK/HDP ilişkisi

0

"Son günlerde şehit sayısındaki artışın sebebi paralel yapıya yakın polis ve askerlerden kaynaklanıyor. İstihbarat zaafiyeti olabiliyor. Bunun nedeni de bu yapının elemanları. İstihbarat paylaşımında sorun çıkarıyorlar, yanıltıyorlar."

Yukarıdaki ifadeler Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ait. Erdoğan, bu cümleleri 25 Mart 2016'da, terörle mücadelenin en yoğun yaşandığı, Cizre, Sur ve Nusaybin gibi yerlerde çok sert çatışmaların olduğu bir dönemde sarfetmişti.

Başkomutan Erdoğan, bölgede görev yapan ('bölgeye sürgün edilen' demek daha doğru) FETÖ'cülerin "istihbarat zafiyeti" gösterdiğini, şehit sayısının da bu yüzden fazla olduğunu söylüyordu. Kuşkusuz FETÖ'nün ihaneti bununla sınırlı değildi. Bir taraftan operasyonda olan güvenlik birimlerinden istihbarat bilgilerini saklarken diğer yandan PKK'ya yapılacak operasyonların istihbarat bilgilerini önceden PKK'ya bildiriyordu.

Bölgede bir çok operasyon, FETÖcü asker ve polislerin PKK'lı militanlara bilgi sızdırmasıyla boşa düştü malesef. Sözgelimi Diyarbakır Sur'da köşeye sıkışan bir grup YDGH'li Sur ilçesine kaçmış, adım adım bu grubu takip eden güvenlik güçleri şafak vakti operasyon düzenleme kararı almıştı. Sonra 60-70 kişilik YDGH'li grubun şafak vakti yapılan baskın öncesi kaçtığı belirlendi. Bu, FETÖcü elemanların ilk ihaneti değildi elbette. Şehit sayısının fazla olmasında çok büyük etkileri oldu. Bunun yanı sıra HDP'nin bölgede siyasal hegemonya kurmasında da FETÖcülerin çok büyük dahli var.

7 Haziran Seçim Sonuçlarını hatırlayalım:

Şırnak'taki polis lojmanlarında iki sandık kurulmuştu. Bunlardan birinde yüzde 75,71, diğerinde de yüzde 74,84 ile HDP birinci parti çıkmıştı. Haşhaşi polislerin tamamı HDP'ye oy vermişti. Ayrıca seçim öncesi gizlice HDP lehine çalışmışlardı.

Şırnak askeri lojmanlarda kurulan sandıklardan çıkan sonuçlar, polis lojmanlarında kurulan sandık sonuçlarından farksız değildi. Askerlerin oy kullandığı Şükrü Geliş İlköğretim Okulu, Vakıfkent İstiklal İlköğretim Okulu ve Yeşilyurt Edip Başer İlköğretim Okulu'ndaki sandıkların tamamında HDP birinci parti olarak çıkmıştı.

Batman ve Diyarbakır'da da durum aynıydı.

Subay ve astsubayların oy kullandığı 1196 nolu sandıktan HDP birinci parti çıktı. HDP 124, AK Parti ise 41 oy aldı. Polislerin oy kullandığı 6 sandıktan da HDP birinci çıktı.

HDP, Diyarbakır'daki polis lojmanlarında da birinci parti çıkmış, Polis lojmanlarında kalanlar, Şehit Polis Mehmet Erçin Ortaokulu'nda oy kullanmıştı. Çıkan sonuç kusursuz bir planın olduğunu gözler önüne seriyordu. HDP 1545, AK Parti 1050, MHP 448, CHP ise 155 oy almıştı.

15 Temmuz Gecesi, FETÖcü asker ve polislerin darbe girişimi sonrası yapılan geniş kapsamlı operasyonlarda binlerce kişi gözaltına alındı. Kuşkusuz bu gözaltıların en dikkat çekici olanları bölgede görev yapan asker, polis ve üniformasız "kurşun askerler"di.

Bugün itibariyle bilançoya bakalım:

Diyarbakır İl Jandarma Komutanı ve 36 Jandarma tutuklandı.

Dicle Üniversitesi Rektörü gözaltına alındı.

Mardin İl Jandarma Komutanı gözaltına alındı.

Mardin Alay Komutanı tutuklandı.

Diyarbakır'da 332 polis işten atıldı.

Diyarbakır 8.Ana Jet Üssü Komutanı tutuklandı.

Diyarbakır 16. Mekanize Piyade Tugayı Komutanı tutuklandı.

Diyarbakır'da 34 Hakim ve Savcı, 208 asker tutuklandı.

Şırnak'ta 334 asker, 9 Polis ve 1 Vali Yardımcısı tutuklandı.

Hakkari'de 6 rütbeli asker, 6 hakim ve savcı tutuklandı.

Bingöl Garnizon Komutanı ve Tugay Komutanı tutuklandı.

Van'da 14 hakim ve savcı, 2'si rütbeli olmak üzere toplam 20 asker tutuklandı. 193 polis açığa alındı.

Ağrı'da 54 asker ve polis tutuklandı. 341 kişi görevden uzaklaştırıldı.

Liste uzayıp gidiyor. Detayını merak edenler basit bir google taraması ile tutuklananların tam listesine ulaşabilir.

Geldiğimiz noktada bugün anlaşılıyor ki; hiçbir kural tanımayan, ülkesi ve milleti aleyhine çalışan bir "ihanet ordusu" bölgede cirit atmış. PKK ve HDP ile işbirliği yapmış.

Türkiye, Doğu ve Güneydoğu'da en kapsamlı operasyonları bu FETÖcü ihanet çetesine rağmen yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği gibi şehit sayısının bu kadar fazla olmasının en büyük nedeni FETÖcülerdi.

Unutmadan hemen belirtmek gerekiyor. Ankara'da halkın, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin üzerine bomba yağdıran savaş uçakları da Diyarbakır Jet üssü'nden FETÖcü komutanların emriyle havalanmıştı.

Yüzleşilmesi gereken bir başka gerçek de "Roboski Katliamı"dır.

Kürd halkına duygusal kırılma yaşatan Roboski Katliamı, yanlış istihbarat sonucu gerçekleşti. "Sınırı geçmek isteyen köylüler arasında teröristlerin olduğu istihbaratı" verildi Ankara'ya. Bu istihbarat bilgisi aynı zamanda çok hızlı hareket edilmesini, hızlı olunmaması halinde teröristlerin kaçacağını içeriyordu. Malesef, gerek Ankara'daki üst rütbeli komutanlar, gerekse siyasetçilere Roboski ile ilgili bir kumpas hazırlandı. Hatırlanacağı üzere, o kahreden bombalar, bu istihbarat paylaşımı sonrası halkın üzerine yağdı.

Roboski Katliamı, FETÖcülerin tezgahladığı bir ihanetti. Bugün bu katliamla yüzleşmek, katliamı aydınlatmak ve suçluları ortaya çıkarmak, Kürdlerle ilgili tarihi adımlar atmayı başarmış, cesur ve kararlı Ak Parti iktidarının boynunun borcudur.

Evet, bir darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dik duruşu ve sağcısından solcusuna, Alevisinden Sünnisine, Türkünden Kürdüne kadar, bir bütün olarak Türkiye halkının "onurlu direnişi" sayesinde püskürtüldü.

Şimdi "yaraları sarma" zamanı.

Toz bulutu kalktıktan hemen sonra, hiç vakit kaybetmeden yapılması gerekenler:

1-Doğu ve Güneydoğu'daki terörle mücadele kamuflajı altında FETÖcülerin yaptığı tüm pislikleri ortaya çıkarmak. Bu ihanet çetesinin bölgede işlediği günahlarla cesurca yüzleşmek, elde edilen bulguları halka ifşa etmek ve suçluları yargılamak.

2-Terörle Mücadele birimlerini güncellemek, halkına, ülkesine ihanet etmeyen/etmeyecek asker ve polislerle yola devam etmek.

3-Bölgedeki güvenlik brükrasisini baştan aşağı taramak, gözden geçirmek, çürük elmaları tespit etmek.

4-Türkiye'nin en önemli sorununun çözülmeye çalışıldığı yerler olan Doğu ve Güneydoğu'ya paralalcileri bir daha "sürgün(!)" göndermemek!

Allah, bu ümmetin, bu milletin başını öne eğdirmesin. Zalimlerin şerrinden muhafaza etsin.