Genel

Fransa'da öğrenciler siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı öngören tasarıya karşı çıkıyor

Fransa'da öğrenciler, siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı öngören tasarıya 'ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve Filistin destek hareketlerine yönelik baskıyı artıracağı' gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Fransız milletvekili Caroline Yadan'ın 2024'te Ulusal Meclis'e sunduğu, siyonizm karşıtlığının cezalandırılmasını kapsayan 'Yadan yasası'nın bugün ve yarın Genel Kurul'da ele alınması bekleniyor.

Bir devletin varlığının inkar edilmesinin yanı sıra İsrail'in Nazi rejimine benzetilmesinin cezalandırılmasını öngören tasarı, 'Yahudi karşıtlığıyla mücadele' adı altında siyonizm karşıtlığını ve İsrail'e yönelik eleştirileri cezalandırmak için kullanılabileceği gerekçesiyle tepki çekiyor.

Tasarıya karşı başlatılan imza kampanyası 700 binden fazla kişinin desteğini toplamasına rağmen Meclis Kanunlar Komisyonu, dün aldığı kararla kampanyanın Genel Kurul'da tartışılmasının yolunu kesti.

Tasarıya karşı çıkan öğrenciler son günlerde başkent Paris'teki üniversite kampüslerinde eylemler düzenledi.

Polisin 14 Nisan'da tasarıya karşı çıkan öğrencilere yönelik sert müdahalesi muhalefetin tepkisini çekerken olaylar sırasında 4 öğrenci gözaltına alındı. Öğrencilerin gözaltına alınmasına karşı çıkan eylemciler, dün Paris'te bu kişilerin tutuldukları karakolun önünde toplandı.

Paris'te 4 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösteren öğrenciler, Yadan yasa tasarısına neden karşı çıktıklarını AA muhabirine anlattı.

'İsrail devletine yönelik eleştiri son derece meşru'

Paris'in tarihi okullarından Yükseköğretim Okulunda (ENS) eğitim alan Fransız öğrenci Emma R, öğrenciler arasında Yadan yasa tasarısına karşı ciddi bir seferberlik olduğunu belirtti.

Felsefe öğrencisi Emma R, ırkçılığın, Yahudi karşıtlığı dahil her türlüsüne karşı olduklarını vurgulayarak şunları söyledi:

'Bu (tasarının) Yahudi karşıtlığına karşı mücadelenin araçsallaştırılması olduğunu düşünüyoruz ve ben de şahsen buna tamamen katılıyorum; burada herkes tüm ayrımcılıklara, Yahudi karşıtlığı dahil ırkçılığın her türlüsüne karşı olduğu görüşünü paylaşıyor. Ancak bu tasarının, bunu Filistin'in seslerini, Gazze'deki mevcut soykırım ile Batı Şeria'nın tamamının işgaline ve sömürgeleştirilmesine karşı seferber olan öğrencilerin seslerini susturmak için kullanılacağını düşünüyoruz.'

Bu tasarının Filistin'e yönelik destek söylemini olumsuz anlamda etkileyeceğine işaret eden Emma R, '(Tasarıda) Yahudilere, Yahudi oldukları için duyulan nefret olan Yahudi karşıtlığı ile İsrail devletine yönelik eleştiriler arasında tamamen bir karışıklık var oysa İsrail devletine yönelik eleştiri son derece meşru ve Filistin'de yaşananlar bağlamında bu son derece gerekli. (İsrail) rejiminin yaptığını özgürce eleştirebilmemiz gerekiyor.' değerlendirmesinde bulundu.

Emma R, tasarı metninde 'üstü kapalı bir şekilde terör propagandası' yapılmasından söz edildiğinin, bunun son derece belirsiz bir kavram olduğunun altını çizerek 'Bu, tamamen keyfi olacak. Sözlerimiz İsrail'in yaptıklarını eleştirmeye yönelik olmasına rağmen sürekli terör propagandası yapmak ya da teröre teşvikten yargılanmaktan endişe duymamız gerekecek.' diye konuştu.

'Yadan yasasının ifade özgürlüğüne yönelik son derece ciddi bir ihlal olduğunu düşünüyorum'

Matteo J. isimli Fransız öğrenci de 'Yadan yasasının ifade özgürlüğüne yönelik son derece ciddi bir ihlal olduğunu düşünüyorum.' dedi.

Tasarı metninde üstü kapalı bir şekilde terör propagandası yapılmasının suç sayılmasının öngörüldüğünü belirten Matteo J, metinde 'üstü kapalı' kavramından kastın ne olduğunun hukuken çok kötü tanımlandığını, bunun Fransa'da daha sonra iktidara gelebilecek bir aşırı sağcı hükümet tarafından manipüle edilme potansiyeli olduğunu vurguladı.

Matteo J, '(Tasarının) Yahudi karşıtlığı ve siyonizm karşıtlığı arasındaki karışıklık ayrıca çok tehlikeli.' diyerek bunun, Filistin'e ilişkin benzer eylemlere daha fazla baskı uygulanmasına neden olabileceğinin altını çizdi.

'Şu anda Filistin'e destek hareketlerine yönelik artan bir baskıya şahit oluyoruz'

Paris 1 Pantheon-Sorbonne Üniversitesinde Poing Leve topluluğu ve Revolution Permanente (Kalıcı Devrim) Partisi üyesi Marina R. isimli Fransız öğrenci ise 'Şu anda Filistin'e destek hareketlerine yönelik artan bir baskıya şahit oluyoruz. Bu yasa da bu baskının bin kat daha ciddi ve belirgin olması taahhüdünü veriyor.' ifadelerini kullandı.

Marina R, bu tasarının Filistin'e yönelik destekleri sistematik olarak Yahudi karşıtı söylemlerle eş tuttuğunu savunarak öğrencilerin işçilerle birlikte Filistin'e destek için bu tasarıya karşı seferber olduklarını belirtti.

Gözaltına alınan 4 öğrencinin 14 Nisan'da eylem bittikten sonra gözaltına alındığına dikkati çeken Marina R, bunun seferber olmayı sürdürmek isteyen öğrencileri korkutmaya yönelik bir mesaj niteliğinde olduğunun altını çizdi.

Marina R, 'Ablukayı sona erdirmek için Gazze Şeridi istikametine giden filolara dokunurlarsa her şeyi durduracağımızı görmeleri önemli.' dedi.

Filistin asıllı Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan ve Fransız aktivist Anasse Kazib gibi isimlerin Filistin'e destek paylaşımları nedeniyle terör propagandası gerekçesiyle mahkemeye çıkacağını anımsatan Marina R, 'Tüm bunlar, Gazze'deki soykırıma ve şu anda yaşanmakta olanlara tepki veren aktivistler, kişiler ve siyasetçilere yönelik bir baskı hareketi kapsamına giriyor.' yorumunu yaptı.

Paris'te eğitim gören Dario B. isimli İspanyol öğrenci, 14 Nisan'da düzenlenen eylem kapsamında 4 öğrencinin gözaltına alınmasının bu tasarının geçmesi halinde yaşanacakların habercisi olduğunu kaydetti.

Dario B, bu tasarıyla birlikte Orta Doğu'da yaşananlara karşı olan öğrencilerin meşru taleplerinin ve tepkilerinin suç sayılmasının söz konusu olduğunu vurgulayarak 'Bu, İsrail devletinin politikasına karşı meşru eleştirileri suç kapsamına alan, Yahudi karşıtlığının tanımına ekleyen bir tasarı.' diye konuştu.