Gasbedilmiş hakkın halka iadesi

0

HALKIN doğal hakkı olan yönetime müdahale etme, yönetimi şekillendirme hakkı uzun bir zamandır gasbedilmişti.

Şimdi ele geçmez bir fırsat halkın önüne sunulmaya hazırlanıyor. Yıllarca ellerinden alınmış, gasbedilmiş bu hak yeniden Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'nin öncülüğünde halka iade edilip, miras olarak bu asil millete bırakılmak için sahaya iniliyor.

Milletin doğrudan yönetime iştirak etmesinin yolunu açacak olan "Cumhurbaşkanlığı Sistemi" için çalışmalar hızla devam ediyor.

Kimilerine göre Cumhuriyet sistemi sadece tek partili dönem olarak algılansa da gerçekte Cumhuriyet, halkın yönetime iştirak etmesinin önünün açıldığı bir yönetim sistemidir. Maalesef tarihimizde bu yönetim sistemi suistimal edilip belirli azınlığın ayrıcalık hegemonyası haline getirilerek kısırlaştırılmış, halkı yönetim dışına iterek tamamen halka rağmen halkı yönetme anlayışı haline gelmişti. Bu anlayış zaten doğası gereği Cumhuriyet anlayışına terstir...

Türkiye'de rejimin değişeceği yaygarası ve aldatmacası ile halk kendi haklarından mahrum bırakılmak istenmekte...

Türkiye'de aslında rejim sorunu diye bir şey yok. Türkiye'de anlayış sorunu var. Toplumun bir parçası olan bizlerin üzerine düşen anlayışımızda değişiklik yapmak, kavramları ve olguları doğru düzgün anlamak. Cumhurbaşkanlığı Sistemi bir rejim değişikliğinden ziyade hükümet modeli değişikliğidir. Bir başka ifade ile hükümeti halkın doğrudan vekil olarak tayin ettiği, halkı gerçek anlamda temsil edenlerin oluşturduğu bir model. Halkın iradesinin esas alındığı, demokrasi ve Cumhuriyet algısının daha da güçlenip halkı silah ile güç ile rehin almak isteyenlere karşı kesin önlemler içeren bir devlet yönetimi modeli.

Şimdi önümüze sunulacak olan sistem hakikatinde sistem değişikliği ile hiç mi hiç alakasının olmadığı, sadece Cumhurbaşkanlığı sistemi anlayışı ile Cumhuriyet ve Cumhuriyetin başı olacak olan Cumhurbaşkanının halkın doğrudan yönetimde olmasını sağlayarak bir sistemdir. Bir bakıma "iadei itibar" niteliğinde olacaktır...

Sürekli söylediğimiz ve söylemeye de devam edeceğimiz, Vatanını seven herkesin birlikte hareket etmesinin kaçınılmaz zorunluluğu bugün de ortadadır. Milliyetçi Hareketin mücadele sahasını da genişletecek olan bu Cumhurbaşkanlığı sistemi, Vatan için Millet için Ümmet için var olan her anlayışa yeni ufuklar açacak ülkemizin yeniden insanlığa nefes olabilecek günleri de hazırlayacaktır...

Bir bakıma halkın istediğinin olmaya başladığını şimdiden MHP ve AK Parti yakınlaşmasında görebiliyoruz. Yani halkın istediği oluyor be kardeşim. Halk isteyince baştakiler nasıl da birleşiyor onu görüyoruz...

İşte bu gerçeği kabullenemiyor halk düşmanları... Bırakın halk neyi istiyorsa onu seçsin. Zaten halk neye layıksa öyle idare edilmeyecek mi? Bırakın da halk kendi kaderini kendisi çizsin...

Halkın özgürlüğüne müdahale etmeyin artık....

Halk kimi seçeceğini de neyi istediğini de çok iyi biliyor.

16 Nisan Referandum'u 15 Temmuz'da kazanılmış meydan muharebesinin masada karara bağlanılacak son hamlesidir....