Gençler babasına bile güvenmiyor!

0

Gençlik dönemi, çocuğun bireyselleşme, bağımsızlaşma ve ailesi dışında akran gruplarıyla ilişkiye geçme dönemidir. Ergenin duyguları inişli çıkışlıdır, fiziksel özellikleri değişim geçirir. Akran grupları içerisinde yer edinme, saygı görme çabası gösterir. Artık ailesi dışında, arkadaşları ergen için önemlidir. Yaşanan hızlı değişim aile içi krizlere, ebeveynleriyle ilişkilerde çatışmalara yol açabilir.

Uyum ve davranış sorunu yaşayan gençler!

Uyum ve davranış güçlükleri yaşayan ergenler, içe kapanabileceği gibi aşırı hareketlilik öfke, kızgınlık patlamalarının yanı sıra yalan söyleme gibi tutumlar gösterebilir. Çocuğun ders kalitesinde düşme, sınıfta kalma ya da okulda öğretmenleri tarafından sürekli uyarı cezaları aldığı gözlenir. Bedeninde belirgin değişiklikler ortaya çıkar. Arkadaş grubu değişir, giyim tarzı değişir.

Gençler insanlara güvenilmeyeceğini düşünüyor!

Sosyal Ekonomik ve Kültürel Araştırmalar Merkezi tarafından (SEKAM,Türkiye Gençlik Raporu, 2013) 81 ilde, 5541 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmada, öncelikle gençlerin insanlara güvenip güvenmediği araştırıldı. Katılımcılardan "İnsanlar hakkındaki genel düşünceniz nedir" sorusuna "çok güvenilir", "güvenilir", "güvenilmez", "hiç güvenilmez" seçeneklerinden birini seçmeleri istendi. Bu soruya verilen cevaplara göre, gençlerin yüzde 58,6'sının insanlara güvenilmeyeceği cevabını verirken, yüzde 29,3'ü güvenilir, yüzde 10,7'si de hiç güvenilmez cevabını verdi. İnsanlara toplam güvenmeme oranının yüzde 69,3 düzeyinde olması ülke geleceği açısından ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Gençlerin yüzde 36'sı babasına bile güvenmiyor!

Güven sorunu başka bir boyutta incelenerek, katılımcılardan "Bugünün dünyasında insan babasına bile güvenmemelidir" yargısını değerlendirilmeleri isteniyor. Alınan cevaplara göre gençlerin yüzde 36'si babaya güvenilemeyeceğini ifade ederken, yüzde 21'lik bir kesimi de bu konuda kararsız kalıyor.

Gençlerin yüzde 66,4'ünün psikolojik desteğe ihtiyacı var!

Ayrıca araştırma kapsamında gençlere psikolojik bir desteğe ihtiyacınız oldu mu, eğer olduysa bu desteği kimden aldınız şeklinde bir soru yöneltilmiş, bu soruya alınan cevaplara göre katılımcıların ancak yüzde 33,6'sının herhangi bir psikolojik desteğe ihtiyacı olmadığı tespit edildi. Buna göre gençlerin yüzde 66,4'ünün psikolojik bir desteğe ihtiyaç hissetmiş veya hissetmekte olduğu sonucu ile karşı karşıya kalıyoruz.

Araştırma raporu ile ilgili Prof. Dr. Burhanettin Can; Türkiye'de gençlerde genel olarak sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı ile kumara eğilimi olduğunu söyledi. Can, şiddete eğilim belirtilerinin de olduğunu aktararak, "Özellikle bilgisayar ve internet bağımlılığında bir artış söz konusu. Yalnızlaşma, sanallaşma, internet üzerinden sanal kahraman olmak gibi bir davranış bozukluğu var. Kimlikte bir parçalanmışlık hali ve melez kimlik oluşumu söz konusu. En ciddi meselelerden birisi, korkunç bir kavramsal kargaşamız var" diye belirtti.

Gençlerin sorunlarına yaklaşım

Anne babalar çocuklarının en yakınında rol ve modelleridir. Çocuk duyduğunu değil, gördüğünü öğrenir ve uygular. Ebeveynlerin çocuklarıyla kuracağı güvenli ilişki, çocuklarının birçok sorunu çözmesinde en etkili yaklaşımı oluşturur.

Uyum ve davranış sorunları karşısında genci anlamaya çalışmalı gencin kendi duygularını ifade edebilmesine yardımcı olmalıdır. Anne babasının kendisine güvendiğini ve onu takdir ettiğini gören çocuğun, kendine olan saygısı ve güveni de artar.