Akademi, 2010'da hayata geçirilen Türkiye İtibar Endeksi ile araştırma faaliyetlerine başlarken, farklı hedef kitlelere ve alanlara odaklanan birçok ulusal ölçekte araştırma gerçekleştiriyor.
Türkiye İtibar Endeksi'nin yanı sıra Gençlik Endeksi (G-250), Müşteri Memnuniyeti Endeksi (MENDEKS), Ekonomiye Fayda Endeksi (EFE) ve Kadın Marka Tercih Endeksi (K-250) gibi çalışmalarla akademi, Türkiye'de marka algısı ve itibar yönetimi konusunda önemli veri setleri oluşturuyor.
Ayrıca kurum ve markaların ihtiyaçlarına yönelik özel araştırmalar gerçekleştiren akademi, itibar yönetimi ve stratejik iletişim danışmanlığı hizmetlerini de sürdürüyor.
'Gençler, trendleri belirleyen, marka itibarını şekillendiren önemli bir kitle konumunda'
Türkiye İtibar Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Özüm Acar, kurumun çalışmalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Acar, akademi tarafından gerçekleştirilen G-250 endeksinin, 18-35 yaş aralığındaki gençlerin markalara yönelik algılarını, güven düzeylerini ve itibar değerlendirmelerini ölçmek amacıyla geliştirilmiş bir araştırma ve endeks çalışması olduğunu dile getirdi.
Araştırma kapsamında farklı sektörlerde faaliyet gösteren markaların, gençlerin gözünden değerlendirildiğini ve her sektör için ayrı itibar sıralamaları oluşturulduğunu belirten Acar, bu sonuçların bir araya getirilerek Türkiye genelinde gençlerin en itibarlı bulduğu markaların belirlendiğini anlattı.
Acar, G-250'nin yalnızca bir sıralama çalışması olmadığını, aynı zamanda markalara genç tüketicilerin beklentilerini, tercih nedenlerini ve algılarını anlama fırsatı sunan stratejik bir rehber niteliği taşıdığını vurgulayarak, 'Günümüzde gençler yalnızca tüketici değil, aynı zamanda trendleri belirleyen ve marka itibarını şekillendiren önemli bir kitle konumunda. Bu nedenle G-250 sonuçları, markalara gençlerle daha güçlü bağ kurabilmeleri için önemli iç görüler sağlıyor.' dedi.
G-250 araştırmasının, Türkiye genelinde yaklaşık 5 bin kişiyle bilgisayar destekli telefon görüşmesi (CATI) yöntemi kullanılarak gerçekleştirildiğini aktaran Acar, araştırmanın en önemli özelliklerinden birinin, katılımcılara marka isimlerinin hatırlatılmaması, yönlendirme yapılmaması olduğunu ve böylece tamamen doğal yanıtlar elde edilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Acar, araştırmada öncelikle katılımcılara 'Türkiye'nin en güvenilir ve tercih edilen şirketi hangisidir?' sorusunun açık uçlu olarak yöneltildiğini belirterek, şunları kaydetti:
'Daha sonra katılımcıların belirttikleri markalar, tanınırlık, beğeni, güven, memnuniyet, sadakat, tavsiye etme eğilimi, duygusal bağlılık ve ilişki düzeyi gibi temel itibar bileşenleri üzerinden değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra markaların çeşitli kurumsal özellikleri hakkındaki algılar da ölçülüyor. Araştırmanın devamında ise farklı sektörlerde en güvenilen ve tercih edilen markalar belirlenirken, son bölümde demografik veriler toplanıyor. Elde edilen tüm veriler akademisyenlerden oluşan raportör heyeti tarafından bilimsel yöntemlerle analiz edilerek endeks skorlarına dönüştürülüyor. Böylece markaların hem sektörlerindeki hem de genel sıralamadaki konumları objektif ve karşılaştırılabilir şekilde ortaya konuluyor.'
'Kendileriyle anlamlı bir bağ kurabilen markalar gençlerin tercih listesinde öne çıkıyor'
Gençlerin satın alma tercihlerinde artık yalnızca ürünün fiyatının veya kalitesinin belirleyici olmadığına işaret eden Acar, araştırmanın, gençlerin markaların kendilerine sunduğu deneyim, samimiyet ve toplumsal duruşuna da önem verdiğini gösterdiğini söyledi.
Acar, bir markanın gençlerin yaşam tarzına ne kadar hitap ettiği, onların değerleriyle ne ölçüde örtüştüğü ve günlük hayatlarında ne kadar yer bulabildiğinin satın alma kararlarını doğrudan etkilediğini aktararak, 'Özellikle güven veren, erişilebilir ve kendileriyle anlamlı bir bağ kurabilen markalar gençlerin tercih listesinde öne çıkıyor.' diye konuştu.
Sosyal medyanın gençlerin marka algısını şekillendiren en güçlü mecralardan biri haline geldiğine dikkati çeken Acar, şöyle devam etti:
'Gençler markaları yalnızca reklamlarıyla değil, sosyal medya içerikleri, kullanıcı yorumları, influencer işbirlikleri ve kriz dönemlerindeki iletişimleri üzerinden değerlendiriyor. Bu nedenle sosyal medya, markaların gençlerle doğrudan ve sürekli temas kurabildiği bir alan olarak öne çıkıyor. Ancak burada önemli olan görünür olmak değil, samimi, tutarlı ve güvenilir bir iletişim dili kullanabilmek. Gençler artık kendileriyle gerçek bir ilişki kuran markalara daha olumlu yaklaşıyor, yapay ve yalnızca satış odaklı içerikleri ise hızla fark edebiliyor.'
Acar, gençlerin satın alma davranışlarında en etkili yöntemlerin başında tavsiye ve deneyimin geldiğini, özellikle arkadaş çevresinden gelen önerilerin, kullanıcı yorumlarının ve gerçek deneyim paylaşımlarının geleneksel reklamların önüne geçtiğini söyledi.
Dijital platformlarda karşılaşılan özgün içeriklerin, influencer önerilerinin ve markaların sunduğu deneyim odaklı uygulamaların da gençlerin satın alma davranışlarında önemli etki oluşturduğunu dile getiren Acar, 'Günümüz genç tüketicisi yalnızca bir ürün satın almak istemiyor, aynı zamanda o markayla kuracağı ilişkiye ve yaşayacağı deneyime de yatırım yapıyor. Bu nedenle güven oluşturan, deneyim sunan ve gençlerin beklentilerine cevap veren markalar satın alma kararlarında daha başarılı oluyor.' değerlendirmesinde bulundu.