'Gençlik ve şiddet'

0

Gençlik dönemi, ailede değişime ve krize yol açan bir dönemdir. Anne, baba ve çocuk arasında iletişim ve uyum çatışmalarının kaynağını oluşturur.

Gençlik dönemi bedensel değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Fiziksel değişiklikler, genç kız – genç erkek için gerilim ve stres faktörüdür aynı zamanda. Genç ailesi dışında akranlarıyla ilişkileri artar, kişiler arası ilişkileri gelişir. Sosyal varlık olarak, aile dışına çıkarak toplumsal ilişkilerini geliştirmeye başlar, arkadaş grubuyla etkileşime girer. Artık çocuk değildir, ilişki başlatma, sürdürme ve gerektiğinde bitirme becerileri bu dönemde edinilir. Genç, bir başkasına benzemeye çalışabilir, rol modelleri vardır. Hayatta sorumluluklar almaya başlar. Gencin duyguları inişli çıkışlıdır, fiziksel özellikleri değişim geçirir. Yaşanan hızlı değişim aile içi krizlere, ebeveynleriyle ilişkilerde çatışmalara yol açabilir. Karamsar ve gelecek kaygısı içinde bazen öfkelenir bazen de içine kapanır. Araştırmalar gençler arasında öfke, kaygı ve narsisizm duygularının artma eğiliminde olduğunu belirliyor.

Şiddet nedir?

Şiddet tutumunu kızgınlık, öfke, nefret, düşmanlık düşünceleri gibi olumsuz duygularla güç ve baskı uygulayarak karşısındaki kişilerin duygusal, fiziksel ve sosyal rollerine zarara yol açan bireysel ve toplu hareketlerin tümü olarak tanımlayabiliriz.

Gençlerin şiddet tutumlarına ebeveynlerle iletişim çatışmaları, akran gruplarıyla yaşanan ilişki güçlükleri, patolojik aile ve toplum dinamikleri yol açıyor. Şiddet gösteren gençlerin okulda öğretmenleri tarafından sürekli uyarı cezaları aldığı gözlenir.

Şiddet çeşitleri

Gençlere yönelik duygusal, sözel ve fiziksel şiddet olmak üzere üçe ayrılır. Duygusal ve sözel şiddet en sık karşılaşılan, sonuçları daha çok uzun dönemde gösteren şiddet türünü içerir.

Gençle alay etmek, küçük düşürmek, lakap takmak, tehdit etmek, sürekli bağırmak, azarlamak sözel şiddeti içermesine rağmen olumsuz duygusal etkileri olur.

Genci oyuna zorla dahil edip zor durumda bırakmak, taciz etmek, korkutmak, ağır şakalar yapmak, birinin üzüntüsüyle dalga geçmek etkisi uzun yıllar sürebilecek travmalara yol açabilir.

Şiddetle nasıl başa nasıl çıkılır?

Gençler, şiddet uygulayan gruplara katılmaktan ve ilişki kurmaktan kaçınmalılar. Şiddet içerikli yayınlardan ve bilgisayar oyunlarından uzak durmalılar. Her ne şekilde olursa olsun meydan boşluk kaldırmaz, mutlaka boş zamanlarını iyi değerlendirmeleri gençlerin sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlere yönlendirilmesi gerekir.

Okullarda gençlere yönelik iletişim eğitimiyle kendilerini başkalarının yerine koyabilme, onların duygularını anlayabilme becerisi geliştirilmeli, şiddeti önleyici uygulamada ise;

Şiddete neden olan duygu ve düşünceleri belirlemeli,

Şiddet anında harekete geçmek yerine ortam değiştirmeli,

Önce gevşemeli, düşünüp ondan sonra harekete geçmeli,

Şiddete neden olan düşüncelerin gençleri organize etmesine izin vermemeli,

Farklı davranış seçenekleri gözden geçirmeli,

Yaşadığı sorunun çözümüne yarayabilecek en uygun olan seçeneği bulmalı.

Ebeveynler nasıl yardımcı olunabilir?

Ebeveynler gençlik dönemi yaşanan sorunlara sağlıklı teşhisler koymak için o gencin nasıl bir evreden geçtiğini iyi anlayabilmeli ve gencin kendi duygularını ifade edebilmesine yardımcı olmalıdır. Ebeveynlerin çocuklarıyla kuracağı güvenli yaklaşım çocuklarının birçok sorunu çözmesinde en etkili yaklaşımı oluşturur. Eğer gencin davranış sorunları sürüyorsa en kısa zamanda psikiyatri kliniğine başvurarak yardım almalıdırlar.