Gücümüz sadece birilerine yetiyorsa\u2026

0

Varsa bir darbe girişimi, bu darbe girişimini sürükleyip getiren companentlerinin de olması gerek. Bu companentler eli silahlılar, sivil bürokrasi, uluslararası Gladyo ve medya olarak sıralanabilir. Ergenekon davasında da bu unsurlar mevcuttu. Bunlar arasında bulunan medyanın yeterli dikkati çekmediğini düşünüyorum. Evet bazı gazeteciler gözaltına alınıyor, bazı gazeteler kapatılıyor fakat gerekli özentinin uygulandığı konusunda şüphelerim var.

Sanki gücümüzün yettiğine dokunabiliyoruz durumu söz konusu.

Medyamızın bir kesiminin (önemli bir kesiminin) darbeci, postalcı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu medyanın hormonlu olduğu, trajlarının şişirildiği, ideolojik kaygılarla toplu satın alınmaların olduğu da aşikar. Gülenist gazetelerin nasıl traj yaptığı zaten toplum tarafından bilinen bir durum. 50 gazete birden alan bürokratlarımız, 100 gazete birden alan işadamlarımız mevcuttu. Diğer postalcı gazeteler yıllardır toplu satın alınmalarla, promosyonlarla varlıklarını sürdürebiliyorlar. Varlıklarını sürdürebilme amaçları edebiyata, sanata, toplumun haberdar olma hakkına katkı değil, sivil hükümetler üzerinde etkili olmak, rutin darbe ortamlarının oluşmasında yardım sağlamak şeklinde beliriyor. Gülenist darbe girişiminin öncesinde, bu darbe ortamının oluşması, muhtemel bir darbenin yerelde ve uluslararası kamuoyunda meşruiyet kazanması için kalem oynatanlar net bir şekilde kendilerini ortaya koydular. Bunlardan bazıları şimdi gözaltında yada tutuklu.

Benim asıl merak ettiğim şey neden bazıları?

Bu gözaltılar, tutuklanmalar yapılırken hangi kaideler baz alınıyor? Darbe kışkırtıcılığı yapan Mümtazer Türköne ve Nazlı Ilıcak gözaltına alınırken, göz göre darbe kışkırtıcılığı yapan ve yapmaya devam eden Ahmet ve Mehmet Altanlar neden dışardalar? Kırımlı ve paşa torunları oldukları için mi bu ayrıcalık?

Hiç darbe kışkırtıcılığı yaptığını görmediğim Ali Bulaç gözaltına alınırken hala Amiral gazetesindeki köşesinde postallarıyla darbe dualarına çıkmış Ertuğrul Özkök neden serbest?

"Ordumuz darmadağın, istihbaratımız bitmiş durumda, polisimiz emniyet müdürlüklerini koruyamaz halde, adalet desen nakıs, ihbarcılık, itirafçılık, gammazlama, giderek toplumsal nitelik kazanan bir kişilik defarmasyonu olarak çiğ gibi büyüyor. AKP'nin içi karmakarışık, ekonomimiz ağır darbe almış" demiş sayın Özkök. Yazısını Fransız İhtilali coşkusu ile de noktalamış felaket tellalcısı pop sosyolog yazarımız. Bu Fransız ihtilalinide çok severler ha!..

Şimdi sayın hükümet yetkililerimiz ne düşünür bilemem…

Cumhurbaşkanını kuşatmış, kendisini gerçekten sevenleri ondan uzak tutan çevresini bilemem…

Hakimleri ve savcıları bilemem...

Fakat benim bu cümlelerden anladığım "Türkiye'de darbe ortamı sağlanmıştır ne duruyorsunuz sarı saçlı mavi gözlü generallerimiz?" dir bu sözlerin anlamı.

"Darbelere karşıyım fakat darbeler iyi olmuştur" out..

"Aman bu ortamda Erdoğan karşıtlığı yapmayalım fakat ortam darbe için kıvamına gelmiş bulunmakta" in...

Gülenist darbe girişimi, Barrak Obama ve Donald Trump

"I obtained evidence that will prove 13 high-ranking CIA officers helped in Turkey's failed coup and that Obama's failed leadership caused this stupid mistake which put USA interest in Middle East at risk."

"Elimde 13 yüksek rütbeli CIA elemanının Türkiye'deki başarısız darbe girişimine yardımcı olduğu ile ilgili deliller var. Obama'nın beceriksiz liderliği ABD'yi Ortadoğu'da riske atmış bulunmakta." Bu sözler ABD'de yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump'a ait.

ABD devlet olarak hiçbir ülkede darbe yapmaz.

Fakat ABD derin devleti yapar.

Bu derin devletin resmi devletle olan ilişkisi birçoğumuzun ilk bakışta anlayamayacağı, karmaşık sofistike bir ilişkidir. Bu ilişkiyi anlamak isteyenler ABD tarihini, sermaye çevrelerini iyi incelemeliler. Amerika halkı ile Gladyo yapısı ayırtedilmezse (ki bugüne kadar bu ayrım münevverimiz tarafından kolaylıcılığa kaçılarak ısrarla yapılmadı) yanlış sonuçlara gidebilecek bir yol takip etmiş olacağız. Donald Trump Türkiye'deki darbe girişimine karşı çıkmıyor, bu darbenin başarısız olmasına kızıyor, Obamanın acemiliğine yükleme yapıyor ve bir Cumhuriyetçi olarak sözkonusu bu becerizlik! üzerinden nemalanmaya çalışıyor.

Our boys failed this time….

Kürtçe anadilde eğitim

Faşist grupların bütün engellemelerine rağmen halk hükümetinin Kürtçe eğitim konusunda yaptığı ilerlemeler memnuniyet verici. Kürdistan'da Kürtçe eğitim veren onlarca üniversite var. Mardin Artuklu, Muş Alparslan, Bingöl ve Van Yüzüncü Üniversiteleri Kürtçe yüksek lisans programı hizmeti sunuyor. Üniversitelerde YÖK tarafından verilen kontenjanlar tamamen dolu.

Bu, şu demek; yok edilmek istenen bir dil bugün dimdik ayakta. Bu okullarda harıl harıl Kürtçe eğitimi dahada ileriye taşıyacak öğretmen adayları akademisyenler yetişiyor. Arıza çıkarmayı siyaset sanan bazı siyasi parti mensupları "inadına Kürtçe konuşacağız!" showları yaparken halkın hükümeti Kürtçe'yi çoktan para eden bir dil haline getirdi. Buna rağmen hala tartışmalı bir bölüm var Kürtçe meselesinde.

Anadilde eğitim...

Bugün Türkiye ve Kürdistanda ilkokul 5. Sınıftan itibaren Kürtçe eğitim verilmekte. Fakat eğitimin baştan sona (bütün derslerin) Kürtçe yapıldığı bir döneme henüz girmedik. Bir Kürt olarak ilkokuldan başlayarak üniversite sonuna kadar Kürtçe eğitimin yapıldığı bir sistemin düzenlenmesi elbetteki isteğim. Boş boş konuşan, sırtını Gladyo'ya dayamış marjinal Kürtçülerden ayrı olarak, eski bir eğitimci olarak, biliyorum ki bunun için ciddi bir altyapının olması gerekmekte. Şu anda o altyapı kurulmakta. Kürt halkı Kürtçe anadilde eğitim bahanesiyle ortalığı terörize eden marjinallere yüz vermemeli. Sivil yönetimlerin çözemiyecekleri sorun yoktur. Biraz sabır ile beraber, yıkıcı değil yapıcı siyaset bütün ihtiyacımız olan.

Söylenmese eksik kalırdı

"Mirov di gerdûnê de bi teqezî kare tiştekî tenê rast bike: Xwe."

"İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi."

-Aldous Huxley-