Türkiye güvenliğini göz ardı edemez

Güncelleme: 14.11.2019 00:01

TESPAM ile ASSAM işbirliğinde Ankara’da düzenlenen panelde, Türkiye’nin Suriye’de gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekatı’nın haklı gerekçeleri masaya yatırıldı.

Ezgi Çelik\Ankara

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) ile Adaleti Savunanlar Derneği Stratejik Araştırma Merkezi (ASSAM) Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ev sahipliğinde “Enerji, Güvenlik, Sosyal ve Siyasal Perspektiflerden Suriye’de Mevcut Durum ve Barış Pınarı Harekâtı” konulu bir panel düzenledi. Panelde Dışişleri Bakanlığı SAM Başkanı Dr. Ufuk Ulutaş, TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, KBRN Uzmanı Prof. Dr. Levent Kenar, Araştırmacı Yazar Dr. H. Hüseyin Uludağ, Eski Askeri Hakim Yusuf Çağlayan konuşma gerçekleştirdi.

“Milletin refahı devletin güvenliğine bağlıdır”

Panelin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Emekli Tümgeneral Adnan Tanrıverdi, milletin refahının devletin güvenliği ile bağlı olduğunu vurguladı. Devletlerin etki alanları olduğunu, Türkiye’nin stratejik, jeopolitik etki alanları nedeniyle sınırları olan ülkelerin büyük önem arz ettiğini kaydeden Tanrıverdi, şöyle konuştu: “Suriye’de iç savaşın başlamasıyla beraber geçen süre içerisinde küresel güçlerin bölgeye müdahalesiyle bir türlü barış sağlanamamıştır. Dolayısıyla Türkiye’de kendisine gelen tehdidi önlemek ve Suriye’den göç etmiş 3 milyona yakın mültecinin evlerine dönmesi için gayret göstermektedir.  Türkiye, bölgede kendisini tehdit edecek bir oluşumun olmamasını ve özgür demokratik bir yönetim olmasını amaçlamaktadır. Bunun olması içinde Suriye’de yeni bir anayasanın ortaya çıkması ve Suriye kamuoyunun bu anayasayı kabul etmesi gerekmektedir. Ayrıca burada üzerinde durulması gereken mesele göçmen durumundaki Suriyelilerin de bu anayasanın oylanmasında katkı sunması sağlanmalıdır” dedi.

“Türkiye destek veriyor”

Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Dr. Ufuk Ulutaş, Suriye’de bundan sonrası için uzun bir süre çalışılması gerektiğini söyledi. Suriye’nin imarı konusunda Türkiye dışında hiçbir ülkenin elini taşın altına koymak istemediğini belirten Ulutaş, Suriye meselesinin uzunca bir süre daha gündemimizde yer alacağını ifade etti. Ulutaş, imar, ekonomi, sosyal, idari, askeri konularda çöken Suriye’nin bu kurumlarını tekrar oluşturması için zaman gerektiğini kaydederek uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi. Suriye’deki enerji potansiyelinin Irak’a göre düşük olduğunu belirten Oğuzhan Akyener ise buna rağmen sadece Türkiye’nin Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı Harekâtı sonrası kontrol ettiği bölgelerdeki petrolün işletilmesi ile güvenli bölgenin oluşturulabileceğini söyledi. Suriye denkleminde zaman içinde PYD’ye bilerek alan açıldığını belirten Akyener, DEAŞ’ın varlığının ve ilerleyişinin buna ispat olduğunu kaydetti.

“Risklerin farkındayız”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi KBRN Başkanı Prof. Dr. Levent Kenar, son dönemlerde Türkiye’nin Suriye’de kimyasal saldırı yaptığına dair iddiaların aslını ortaya koyarak kimyasal silah kullanımının etkilerini katılımcılara örnekler ile gösterdi. Bir kimyasal saldırının delillerinin yok edilemeyeceğini vurgulayan Kenar, Türkiye’nin risklerin farkında olarak kimyasal saldırı konusunda hazırlıkları bulunduğunu kaydetti.

FETÖ'nün sözde 'Malezya imamı' ile eşi tutuklandı

Bakanlar'dan Suriyeli Mahmud'a teşekkür

'Şimdi yaraları sarma zamanı'

Eylem hazırlığındaki 5 terörist yakalandı
Depremzedelerin rahatı için her türlü imkan sunuluyor

Dışişleri'nden Çin'e seyahat uyarısı

Erdoğan'dan Elazığ ve Malatya'ya 10'ar milyon lira ödenek talimatı

Asker çorabını çıkartıp depremzedeye giydirdi