Trend

Gusül abdesti nedir, nasıl alınır ve kaç farzı vardır?

Gusül, İslam dininde çok öenmli bir yere sahiptir. Gusül bir dönemin değil her dönemin konusu olduğundan iyi bilmemiz gereken bir husustur. İnsanlar bu kadar önemli bir konuyu iyi bilmek için araştırma yapıyor. Peki Gusül abdesti nedir, nasıl alınır, kaç farzı vardır? Öğrenmek için haberimizi okuyun.

Guslün Farzı Üçtür

Ağza Su Vermek
Burna Su Vermek
Bütün Bedeni Yıkamak

Gusül ile abdest arasında fark vardır.Kişiye abdest alırken yüzünü yıkaması emredilmiştir.Bu emir,burnun ve ağzın iç kısmını kapsamamaktadır.Halbuki gusül abdestinde bütün bedenin temizlenmesi emredilmiştir.Nitekim Allah Teala şöyle buyurmuştur; Cünup iseniz temizlenin (el-Maide/6). Buna göre bedenin yıkanması mümkün olan her tarafın yıkanması gerekir.Ancak daha önce de ifade edildiği gibi gözlerin iç kısmının yıkanması gerekmez. Fakat yıkanması mümkün olan ağız ve burnun iç kısmını yıkamak gerekir.Çünkü bu bölgeleri yıkamada herhangi bir zarar söz konusu değildir.

Suyun sakalların arasına ve diplerine sıkıntıya girmeden vücudun yıkanabilecek her tarafına ulaştırılması farzdır.Kadının cinsel organın iç tarafının değil de dış tarafının da yıkanması bu kabilidendir..Göbek çukurunun yıkanması da farz kabul edilmiştir. ünkü burası bedenin dış kısmında kalır.Burayı yıkamakta herhangi bir zorluk yoktur. Yine zorluk olmamasından dolayı kapanmamış kulak deliklerinin yıkanması da gerekir.Erkeklerin birbirine girmiş ve örülmüş saçlarını yıkamaları farzdır.Dolayısıyla erkeklerin saçlarını her halükarda çözmeleri gerekir.Çünkü saç örgüsü onlar için bir ziynet değildir.

Ancak suyun saç diplerine ulaşması durumunda kadınların saç örgülerini çözmeleri farz değildir.Eğer kadının saçları,suyun saç diplerine ulaşmasına engel olacak şekilde sık veya keçeleşmiş ise,bu durumda mutlaka örgülerini çözmeleri gerekmektedir.

GUSÜL NEDİR?

Sözlükte gusül (gasl ve gusl) "bir şeyi su ile yıkamayı", fıkıh ilminde ise "bütün vücudun temiz su ile yıkanması şeklinde yapılan hükmî temizlik işlemi"ni ifade eder. Fıkıhta abdeste küçük temizlik, abdest almayı gerektiren hallere küçük kirlilik (hades-i asgar), gusle büyük temizlik, guslü gerektiren hallere de büyük kirlilik (hades-i ekber) denilir. Guslün Türkçe'deki bir başka adı da boy abdestidir.

Mezheplere Göre Gusül Abdestinin Farzları

Hanefî mezhebi

1- Ağzın içini yıkamak,
2- Burnun içini yıkamak,
3- Bedenin her yerini yıkamak. (Göbek içini, bıyık, kaş ve sakalı ve altlarındaki derileri ve baştaki saçları yıkamak farzdır. Gözleri ve kapalı küpe deliğini yıkamak gerekmez.)

Malikî mezhebi

1- Niyet,
2- Bedenin her yerini yıkamak,
3- Delk,
4- Muvalat,
5- Saçları hilallemek.

Şafiî mezhebi

1- Niyet,
2- Bedenin her yerini yıkamak. [Bazı kitaplarda, Şafii'de guslün farzı üçtür deniyor. Bedendeki necaseti temizlemeyi de ekliyorlar. Beden yıkanınca, necaset de temizlenmiş olacağı için, guslün farzına iki denmesinin mahzuru olmaz.]

Hanbelî mezhebi

Guslün farzı birdir, bu da bütün vücudu yıkamaktır. Bu, guslün rüknüdür. Yani guslün içindeki farzdır. Gusle başlarken, niyet etmek ve Besmele çekmek de farzdır. Ağzın ve burnun içi, bedenin dışı sayıldığı için, buraları da yıkamak farzdır. Bunlar da ilave edince, guslün farzı 5 oluyor:

1- Niyet etmek,
2- Besmele çekmek,
3- Bedenin her yerini yıkamak,
4- Ağzın içini yıkamak,
5- Burnun içini yıkamak.

Guslün Farzları

1- Ağıza su alıp boğaza kadar çalkalamak.
2- Burna su çekmek ve burnu yıkamak.
3- Tepeden tırnağa bütün vücudu, ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak.

Guslün Sünnetleri

1- Gusle Besmele ve niyet ile başlamak.
2- Avret yerini yıkamak ve bedenin herhangi bir yerinde pislik varsa onu temizlemek.
3- Gusülden evvel abdest almak.
4- Abdestten sonra, önce başa, sonra sağ omuza, sonra sol omuza su dökmek, bu işlemi aynı sıralamayla üç defa tekrarlamak.
5- Guslederken çok fazla veya çok az su kullanmaktan kaçınmak.
6- Kimsenin göremeyeceği bir yerde yıkanmak.
7- Tenha bir yerde yıkanılsa bile, avret yerini açmamak.
8- Guslederken konuşmamak.
9- Gusül bitince bedeni bir havlu ile kurulamak.
10- Gusülden sonra çabucak giyinmek.

Gusül Abdesti Almayı Gerektiren Haller Nelerdir ?

Cinsi ilişki sonrası veya farklı sebeplerden dolayı meninin vücuttan dışarı çıkması gusül abdestini gerektirir.
Hayz ve Nifas (Lohusalık) durumlarında hayz ve lohusalığın bitimlerinde gusül abdesti almak gerekmektedir.
Şehvetle yerinden çıkan meni idrar yolunda kalıp şehvet anında çıkmasa ve idrarı yaptıktan sonra meni çıksa bu durumda şehvetsiz meni çıkmış olsa da gusül abdesti almak İmam-ı Azam ve İmam-ı Muhammed'e göre gerekliyken İmam-ı Yusuf'a göre gerek yoktur.

Bakmak ve dokunmaktan dolayı da şehvetle gelen meniden dolayı gusül abdesti almak gereklidir.
Bir çiftin oynaşırken erkek penisinin sünnetsiz yuvarlak ucu kadının haznesine girdiği taktirde meni gelmese bile gusül abdesti almak gereklidir.

Arkadan yanaşmak dinimizde haramdır. Fakat bu haramı işleyerek kadına arkadan yaklaşan erkek anüse girdiği taktirde meni gelmese de gusül abdesti alması gerekir.

Uykudan uyanan kişi çamaşırını ıslak gördüğünde rüyasında iltiham olduğunu hatırlamıyorsa ve bu ıslaklığın meni olduğunu biliyorsa gusletmesi gerekir. Fakat mezi mi meni mi olduğuna karar veremiyorsa her ihtimale karşı gusül abdesti alması gerekir.

Sarhoş veya bayılmış kişi uyandığında çamaşırında meni bulsa gusletmesi gerekirken, mezi bulsa gusletmesine gerek yoktur.

Cinsel ilişkiye giren veya ihtilam olan kişi gusül abdesti almadan önce uzun zaman beklemeli veya yürümeli. Eğer ki ihtilam olduktan hemen sonra gusül abdesti alsa ve abdestten sonra idrarını yapsa ve idrardan sonra kalıntı meni gelse tekrar gusül abdesti alması gerekmektedir.

Şehvet olmadan, darbe sonucu veya ağır yük kaldırma sonucu çamaşırda meni görülse gusül abdesti almaya gerek yoktur.

Bakire bir kızın bekaretini yok etmemek üzere yaşanan bir cinsel ilişkide eğer erkekten meni gelmemişse gusletmesine gerek yoktur. Çünki bekaret sünnet yerine kadar duhule engel olmuş olur.

Bir kadın cenabet olduktan sonra hayz olsa hemen gusül abdesti almasına gerek yoktur. Hayz bittikten sonra tek gusül abdesti alması cünüplükten çıkması için yeterlidir.

Ebu Said (r.a) anlatıyor: " Resulallah (s.a.v.) Ensar'dan birini bir kişiyi göndererek yanına çağırttı. Ensar başından sular damlaya damlaya geldi. Resulallah (s.a.v.) : " Herhalde sana acele ettirdik " buyurdu.
Ensari : " Evet ey Allah'ın resulu " deyince

Resulallah (s.a.v.) : Acele ettirilir veya inzal olmazsan gusletmen gerekmez. Sadece abdest alman yeterli olur " buyurdu.

Bir başka rivayette Hz. Aişe (r.a) anlatıyor: Resulallah'a bir kimse sabah kalktığında elbisesinde ıslaklık bulsa, ancak ihtilam olduğunu hatırlamasa yıkanması gerekir mi diye soruldu. Resulallah (s.a.v.) : " Evet yıkanmalıdır. " diye cevap verdi. Sonra ihtilam olduğunu görüpte yaşlık görmeyen kişi hakkında soruldu. " Ona gusül gerekmez " dedi. Ümmü Süleym ( r.a.) sordu : " Bunu kadın görse, kadına gerekir mi ? Buna da : " Evet kadınlar erkeklerin emsalleridir " diye cevap verdi.

GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR?

Gusletmek isteyen bir kimse, banyoya girmeden "Eûzü- Besmele" çeker ve sol ayağı ile banyoya girer.
"Niyet ettim Allah rızası için gusül abdesti almaya" diye niyet eder.
Niyetten sonra öncelikle elleri ve avret yerlerini yıkar ve temizler.
Bedenin herhangi bir yerinde kir ve pislik varsa onu temizler.
Pislik ve kirlerden temizlendikten sonra Namaz abdesti alır. (Abdest Nasıl Alınır? tıklayınız…)
Namaz abdestinden sonra ağzına üç kere dolu dolu su alır ve her defasında ağzını boğazına kadar gargara yapmak sûretiyle çalkalar (Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder).
Sonra burnuna üç defa su çekerek burnunu temizler, buradaki ölçü, çekilen suyun burnu sızlatacak derinlikte olmasıdır.
Daha sonra bütün vücudunu kuru yer kalmayacak şekilde yıkar. Göbek boşluğuyla küpe deliklerine su gitmesi hususuna dikkat edilmelidir.
Önce başa, sonra sağ omuza ve sol omuza üçer defa defa su döker.
Ayak altında su birikmişse çıkarken ayaklar yıkanır.
Daha sonra sağ ayak ile banyodan çıkar.
Gusül Abdestinden sonra abdest namazı kılabiliriz.

Sünnete uygun gusül (boy) abdesti nasıl alınır?

Gusül; cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hallerinden kurtulmak için yapılması gereken dinî temizlik demektir. Kur'an-ı Kerim'de, "Eğer cünüp iseniz, iyice temizlenin (yıkanın)" (Nisa, 4/43; Maide, 5/6) buyurulmaktadır. Hz. Peygamberin sünnetinde de, ihtilam olma (rüyalanma) veya cinsel ilişki sonucu cünüplük halinde veya hayız ve nifas sonrasında gusletmek emredilmiştir. (Buharî, Gusül, 22, 28; Müslim, Hayız, 87, 88; Ebû Davûd, Taharet, 127)

Gusül abdesti ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak, burna su çekmek ve bütün vücudu hiç kuru yer bırakmayacak şekilde yıkamak suretiyle yapılır. Burada sayılan işlemler Hanefîlere göre guslün farzlarıdır. Birinin eksik bırakılması halinde gusül geçersiz olur. Guslün bu farzlarından başka bir de sünnetleri vardır.

Sünnetleri de yerine getirilerek gusül şöyle yapılır:

Gusletmek isteyen kimse niyet ederek besmele çeker. Ellerini yıkar, vücudunda bir necaset/maddî kirlilik var ise onu temizler, avret yerlerini yıkar. Sonra sağ eli ile üç defa ağzına su vererek iyice çalkalar, daha sonra üç defa burnuna su çekerek temizler ve namaz abdesti gibi abdestini tamamlar. Sonra da vücudunun her tarafını iyice yıkar. Guslettiği yerde su birikiyorsa, son olarak ayaklarını yıkayıp guslünü tamamlar.

"SAÇ BOYASI ABDESTE MANİ DEĞİLDİR"

"Saç boyası, abdest ve gusle engel midir?" sorusunu da değerlendiren Din İşleri Yüksek Kurulu, içeriğinde kan gibi dinen temiz olmayan şeyler bulunmadığı sürece, el veya başa sürülen kına, boya gibi maddelerin katı atıkları iyice yıkanıp, sürüldüğü yerlerden temiz ve saf bir su akması durumunda bunların deri ve saçlarda bıraktığı renk suyun deriye nüfuzuna engel olmadığını açıkladı. Kurul kararında, deri üzerinde tabaka oluşturmayan kına, saç boyası ve jöle gibi maddelerin abdest ve gusle mani olmadığını bildirdi.

Diş doldurtmak veya kaplatmanın abdest ve gusle engel olup olmadığına da açıklık getiren Yüksek Kurul, tedavi amacıyla diş doldurmak veya kaplatmanın caiz olduğunu, abdest ve guslün sıhhatine engel teşkil etmeyeceğine hükmetti.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Ancak çıkarılıp takılabilen, sabit olmayan dişlerin gusül abdesti esnasında ağzı yıkarken (mazmaza) çıkarılması gerekir. Diş dolgusu yapıldıktan ve dolguyu korumak için üstü de kaplandıktan sonra, dolgu ve kaplamanın dışı, dişin dış kısmı hükmünü alır. Bu sebeple, ağız yıkanınca, kaplama yapılan dişler de yıkanmış sayılır. Bu nedenle kişi, gerektiğinde tedavi amaçlı olarak dişlerine dolgu veya kaplama yaptırabilir ve abdest ya da gusül alıp, ibadetlerini yapabilir. Yapılan bu işlem tedavi amaçlı ve zorunlu olduğundan, mezhepler arasında bir ihtilaf söz konusu değildir. Diş dolgusu veya kaplaması konusundaki ihtilaflar, guslün veya abdestin geçerli olup-olmayacağı konusuyla alakalı bir durum değildir. Çıkan dişin yerine bağlandığında kullanılan tel veya başka bir madde, çok sıkı bağlanacağı için suyun altına girmesine engel olur. Buna rağmen fukaha, kopan dişi yerine bağlatmanın caiz olduğunda görüş birliği içindedirler."