Advertisement Advertisement
VF katılım1

Allah''ın sevdiği hasletler

Allah''ın sevdiği hasletler

Cenneti tarif ederken, ''Cennet, cömertlerin yeridir'' diyen Peygamber Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde ise şöyle buyuruyor: ''Allah-u00fb Teala, milletin yararına harcanmak üzere zenginlik isteyen birtakım kullarına servet vermiştir. Bunlardan cimrilik edenler olursa, Allah o serveti onlardan alır, başkalarına verir.''

11 Temmuz 2013 00:00:00

Cenneti tarif ederken, ''Cennet, cömertlerin yeridir'' diyen Peygamber Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde ise şöyle buyuruyor: ''Allah-u00fb Teala, milletin yararına harcanmak üzere zenginlik isteyen birtakım kullarına servet vermiştir. Bunlardan cimrilik edenler olursa, Allah o serveti onlardan alır, başkalarına verir.''

HAZIRLAYAN: SABRİ GÜLTEKİN

Günün Ayeti 'Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.' (Ali İmran, 135)

Günün hadisi 'Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. O kapıdan kim Cennet'e girerse ebedi olarak susuzluk çekmez.' (Buhari)

Cömertlik parayı, malı, hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almaktır. İslamiyet'in emrettiği yerlere seve seve vermektir. İyi huyların en yükseklerinden olup, ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerle övülmüştür. Cömertlik kişinin kötü huylarını, cimrilik iyi huylarını göstermez.

Cömertlik parayı, malı, hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almaktır. İslamiyet'in emrettiği yerlere seve seve vermektir. İyi huyların en yükseklerinden olup, ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerle övülmüştür. Cömertlik kişinin kötü huylarını, cimrilik iyi huylarını göstermez. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:'-İki haslet var ki, Allah-u00fb Teala onları sever ve iki haslete de buğz eder. Sevdiği hasletler, cömertlik ve güzel ahlaktır. Sevmediği iki huy da, kötü ahlak ve cimriliktir. Allah-u00fb Teala bir kulunun iyiliğini dilediği zaman, onu, insanların işlerini görmekte istihdam eder.'

Cenneti tarif ederken, 'Cennet; cömertlerin yeridir' diyen Peygamber Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde ise şöyle buyuruyor: 'Allah-u00fb Teala, milletin yararına harcanmak üzere zenginlik isteyen birtakım kullarına servet vermiştir. Bunlardan cimrilik edenler olursa, Allah o serveti onlardan alır, başkalarına verir.'

Yardıma koşmanın tam zamanı

Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyuruyor: 'Cömert, Allah'a yakın, insanlara yakın, Cennet'e yakın ve Cehennem'den uzaktır. Cimri ise; Allah'tan uzak, insanlardan uzak, Cehennem'e yakındır. Allah katında cömert bir cahil, cimri olan alimden daha sevimlidir. En ağır hastalık, cimrilik hastalığıdır.'

Peygamber efendimizin bu övgülerine ve müjdelerine nail olmak istiyorsak, o halde ne duruyoruz? Dünyanın dört bir yanında açlık, yokluk ve sefalet içinde yaşayan din kardeşlerimiz, ülkelerini terkederek ülkemize sığınmış mazlumlar, gözü yaşlı yetimler, işsiz kalan kapı komşumuz yardımı bekliyor. Cennetin yolu infaktan geçtiğine göre, yardıma koşmanın tam zamanı değil mi?

En cömert insan

Sevgili Peygamberimiz, insanların en cömerti idi. Bir şey istenip de yok dediği görülmemiştir. Anber kabilesinden birtakım esirler getirildi. Peygamberimiz, bunlardan yalnız bir tanesinin azad edilmesini emretti. Bunun üzerine Hz. Ali sordu:

'Ya Resulallah! Rabbimiz bir, dinimiz bir, bunların hepsinin suçu da bir. Bu adamı niçin istisna ediyorsunuz?'

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

'Bana Cebrail aleyhisselam geldi ve 'Yalnız bu adamı bırak; zira cömertliğinden dolayı, Allah-u00fb Teala'nın hoşuna gitti, onu beğendi' dedi.'

En Güzel Gelenek: Mukabele

Hz. Muhammed(sav) ile Cebrail(as)'in Kur'an-ı Kerim'i karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayanan mukabele geleneği, yüce kitabın indirilmeye başlandığı Ramazan ayında yüzyıllardır sürdürülüyor. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Halide Aslan, yaptığı açıklamada, mukabelenin, 'karşılama, iki şeyi birbiriyle karşılaştırma' anlamına geldiğini söyledi. Mukabelenin, Hz. Muhammed ile Cebrail'in Ramazan'ın her gecesi, o ana kadar nazil olan ayet ve su00fbreleri karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayandığını anlatan Aslan, 'Hadis-i şeriflerden anlaşıldığına göre, Resul-i Ekrem'in vefatından önceki son Ramazan ayında mukabele iki defa gerçekleşmiş' diye konuştu. Bazı sahabelerin de Ramazan'da aile fertlerine mukabele okuduğunu belirten Aslan, Ramazan'da cami, mescit ve evlerde hafızlarca okunan Kur'an-ı Kerim-i takip etmek suretiyle hatim indirme geleneğine mukabele dendiğini kaydetti. Türkiye'de mukabelelerin genellikle Ramazan'ın ilk günü başlayıp ve arefe günü tamamlandığını ve duasının yapıldığını ifade eden Aslan, bazı günler yarım cüz fazla okunarak, hatim duasının Kadir Gecesi'nde de yapılabildiğini kaydetti.

Küçük meyvenin büyük mucizeleri

İftar sofralarının aranılan meyvesi olan ve Arap ülkelerinden getirilen hurmanın özellikle kalp ve damar hastalıklarına iyi geldiği bildirildi. Uzmanlar hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin bir meyve olduğunu ve birçok meyveden daha fazla minerale ve vitamine sahip olduğunu belirtti. Düzenli tüketilmesi halinde özellikle kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan hurmanın boğaz ağrısına, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı gibi şikayetleri de giderdiğini vurgulandı. Orucun hurma ile açılması halinde insanın açlık nedeniyle hissettiği yorgunluğun da geçeceğini ifade eden uzmanlar, meyvenin kabuğuyla birlikte yenilmesi tavsiyesinde bulundu.

FAYDALARI: lBedeni ve zihni gençleştiriyor. lVücudun ihtiyarlamasına engel oluyor. lKansere karşı koruyor. l Damar sertliği ve kolestrole karşı koruyucu, şişmanlama tehlikesine yol açmıyor. lBöbrek iltihabına ve kumlarına iyi geliyor. lSaf hurma cildi besliyor, hamilelik ve güneş lekelerini yok ediyor, vücuttaki yara ve iltihaplara hurma, hakiki zeytinyağı ile krem kıvamına getirilip sürüldüğünde fayda sağlıyor. lŞeker oranını ayarlayan tek meyvedir. lİçerdiği demir sayesinde, anemi hastalığını kaldırdığı tıbben ispatlanmıştır. lHurma çekirdeğinden öğütülmüş bir fincan kahve zihin açıcı, dinlendirici, asabilik-sinir bozukluğu ve üzerindeki strese iyi geliyor. Sinir vitamini diye adlandırılan B6, stresli ve gergin yaşantısı olanlara sabah, öğle ve akşam saatlerinde üçer adet hurma yemesi son zamanlarda tıp adamlarınca tavsiye edilmekte. lB1, B2 vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri kuvvetlendiriyor.

ZEKu00c2T VE SADAKANIN EN MAKBULÜ

'Emir ve teşvik olunduğumuz infak ve sadakalar Allah yolunda tutulmuş, din uğrunda ilme, cihada kendini vakfetmiş, yeryüzünde şuraya buraya gidemeyen yani Allah(cc) yolunda meşguliyetlerinden dolayı nafakalarını kazanmaya gücü olmayan fakirler içindir. Hallerini bilmeyen (iffetlerini muhafaza için tahammül edip istemeye tenezzül etmediklerinden) onları zengin zanneder. Sen onları nezahetlerinden, simalarından tanırsın. İnsanlardan istemezler. Hele, ısrar hiç etmezler.' (Bakara Su00fbresi, 273)

Bu ayet-i kerime Ashab-ı Suffe hakkında nazil olmuştur. Ashab-ı Suffe dört yüz kişi kadar vardılar. Medine'de (ne meskenleri, ne de akrabaları) hiçbir şeyleri yoktu. Daima Kur'an-ı Kerim öğrenirler, Resulullah Efendimiz'in (sav) sohbetlerini dinleyerek istifade ederler, bütün vakitlerini, ilim ve ibadete ayırırlar, bir harp olursa giderlerdi. Bunlar Resulullah'ın medresesinin kendilerini Allah yoluna vakfetmiş talebeleri idiler.

Resulullah Efendimiz (sav) bir gün Ashab-ı Suffe'nin başlarında durup hallerine bakmışlar, fakirliklerini, çektikleri zahmeti görmüşlerdi. Kalplerini ferahlandırmak için buyurdular ki: 'Ey Ashab-ı Suffe! Size müjdeler olsun ki, her kim şu sizin bulunduğunuz hal üzere ve bulunduğu halden razı olarak bana kavuşursa o benim refiklerimden(arkadaşlarımdan)dir.'

Bakara Su00fbresi'nin 273. ayet-i kerimesi Ashab-ı Suffe hakkında nazil olmakla beraber hükmü umumidir. Allah rızası için nöbet bekleyen veya Allah rızası için ilim öğrenen veya Allah rızası için Allah yolundaki hizmetlere kendisini vakfeden ve bu halde malı mülkü olmayan, muhtaç olduğu halde nafakasını kazanmaya vakit bulamayan veya yetişemeyen Müslüman fakirler bu ayetin hükmüne girer.

Bunlar da infak ve sadakaların verileceği en güzel yerlerdir. Bilhassa bu yerlere herhangi bir hayır yaparsanız Allah-u00fb Teala muhakkak onu bilir, ecir ve mükafatını zayi etmez.

Fıkıh Penceresi DOÇ. DR. MUSTAFA TEKİN

Kadınlar adet ve loğusa olduklarında oruç tutar mı?

- Kadınlar, adet ve loğusa hallerinde oruç tutmazlar. Tutamadıkları gün sayısınca Ramazan dışında oruç tutarlar.

Abdest ve gusül alırken, hataen yutulan su orucu bozar mı?

- Evet, hataen yutulan su orucu bozar. Fakat sadece kaza gerekir. Bu kişi, Ramazan'dan sonra güne gün o orucunu kaza etmelidir.

Denizde yüzmek orucu bozar mı?

- Denizde yüzmek, ağız ve burun yoluyla su yutulmadıkça orucu bozmaz. Ancak, bu çok zor olduğu için oruç günlerinde denizde yüzmek tavsiye edilmez.

Doktorunuzdan Tavsiyeler PROF. DR. SEFA SAYGILI

'Oruç tutan, sıhhat bulur'

OruCUN zihni ve bedeni kuvvetlendirdiği ilmi olarak da tesbit edilmiştir. Sıklıkla oruç tutanların zihni berraklaşır ve yüksek şuur düzeyine yol açılır. Oruç, atalarımızın da çok iyi bildiği belirli fiziksel ve zihinsel yaraları ortaya çıkarır. Ancak, modern insan bunu unutmuştur. Sınırlı bir dönem için besin alımının durdurulması bedenin kendisini temizlemesine ve birikmiş zehirleri elimine etmesine imkan verir. Aynı zamanda sindirim için enerji harcanmadığından, çok miktarda enerji derin zihni faaliyet için beyne gönderilir. Oruç tutmak, aynı zamanda hastalıkları önleyici bir ibadettir. Peygamberimiz (sav), 'Oruç tutan, sıhhat bulur' buyuruyor. Oruçla bedenimiz atıklardan temizlenmekte, vücut adeta yenilenmektedir. Bu yüzden hastalıklara yakalanmamak isteyenler oruç tutmalıdır. Ancak biz orucu sıhhat bulmak için değil, Rabbimizin emri olduğu için tutarız. Tabii oruç tutarken de sağlığımıza sağlık katarız. Çünkü oruçta sayısız şifa vardır.

Tebessüm

Bir gün fazla tutmuş

Adama sormuşlar :

'Kaç gün oruç tuttun?'

'Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!', demiş.

Aynı soru, orada bulunan Bektaşi'ye sorulunca, hiç istifini bozmadan cevap vermiş :

'Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!..'

Mani

Evveli rahmettir kula

Girelim sıdk ile yola

Hulu00fbs ile eyleyelim

Ta ki, dua makbul ola

Göz aydın hepimize

Mübarek günler bize

Onbir ayın sultanı

Hoş geldin evimize.

HAZIRLAYAN: SABRİ GÜLTEKİN

 

Günün Ayeti "Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler." (Ali İmran, 135)

Günün hadisi "Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. O kapıdan kim Cennet'e girerse ebedi olarak susuzluk çekmez." (Buhari)

 

 

Cömertlik parayı, malı, hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almaktır. İslamiyet'in emrettiği yerlere seve seve vermektir. İyi huyların en yükseklerinden olup, ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerle övülmüştür. Cömertlik kişinin kötü huylarını, cimrilik iyi huylarını göstermez.

Cömertlik parayı, malı, hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almaktır. İslamiyet'in emrettiği yerlere seve seve vermektir. İyi huyların en yükseklerinden olup, ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerle övülmüştür. Cömertlik kişinin kötü huylarını, cimrilik iyi huylarını göstermez. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:"-İki haslet var ki, Allah-u00fb Teala onları sever ve iki haslete de buğz eder. Sevdiği hasletler, cömertlik ve güzel ahlaktır. Sevmediği iki huy da, kötü ahlak ve cimriliktir. Allah-u00fb Teala bir kulunun iyiliğini dilediği zaman, onu, insanların işlerini görmekte istihdam eder."

Cenneti tarif ederken, "Cennet; cömertlerin yeridir" diyen Peygamber Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde ise şöyle buyuruyor: "Allah-u00fb Teala, milletin yararına harcanmak üzere zenginlik isteyen birtakım kullarına servet vermiştir. Bunlardan cimrilik edenler olursa, Allah o serveti onlardan alır, başkalarına verir."

 

Yardıma koşmanın tam zamanı

Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyuruyor: "Cömert, Allah'a yakın, insanlara yakın, Cennet'e yakın ve Cehennem'den uzaktır. Cimri ise; Allah'tan uzak, insanlardan uzak, Cehennem'e yakındır. Allah katında cömert bir cahil, cimri olan alimden daha sevimlidir. En ağır hastalık, cimrilik hastalığıdır."

Peygamber efendimizin bu övgülerine ve müjdelerine nail olmak istiyorsak, o halde ne duruyoruz? Dünyanın dört bir yanında açlık, yokluk ve sefalet içinde yaşayan din kardeşlerimiz, ülkelerini terkederek ülkemize sığınmış mazlumlar, gözü yaşlı yetimler, işsiz kalan kapı komşumuz yardımı bekliyor. Cennetin yolu infaktan geçtiğine göre, yardıma koşmanın tam zamanı değil mi?

 

En cömert insan

Sevgili Peygamberimiz, insanların en cömerti idi. Bir şey istenip de yok dediği görülmemiştir. Anber kabilesinden birtakım esirler getirildi. Peygamberimiz, bunlardan yalnız bir tanesinin azad edilmesini emretti. Bunun üzerine Hz. Ali sordu:

"Ya Resulallah! Rabbimiz bir, dinimiz bir, bunların hepsinin suçu da bir. Bu adamı niçin istisna ediyorsunuz?"

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

"Bana Cebrail aleyhisselam geldi ve 'Yalnız bu adamı bırak; zira cömertliğinden dolayı, Allah-u00fb Teala'nın hoşuna gitti, onu beğendi' dedi."

 

En Güzel Gelenek: Mukabele

Hz. Muhammed(sav) ile Cebrail(as)'in Kur'an-ı Kerim'i karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayanan mukabele geleneği, yüce kitabın indirilmeye başlandığı Ramazan ayında yüzyıllardır sürdürülüyor. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Halide Aslan, yaptığı açıklamada, mukabelenin, 'karşılama, iki şeyi birbiriyle karşılaştırma' anlamına geldiğini söyledi. Mukabelenin, Hz. Muhammed ile Cebrail'in Ramazan'ın her gecesi, o ana kadar nazil olan ayet ve su00fbreleri karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayandığını anlatan Aslan, 'Hadis-i şeriflerden anlaşıldığına göre, Resul-i Ekrem'in vefatından önceki son Ramazan ayında mukabele iki defa gerçekleşmiş' diye konuştu. Bazı sahabelerin de Ramazan'da aile fertlerine mukabele okuduğunu belirten Aslan, Ramazan'da cami, mescit ve evlerde hafızlarca okunan Kur'an-ı Kerim-i takip etmek suretiyle hatim indirme geleneğine mukabele dendiğini kaydetti. Türkiye'de mukabelelerin genellikle Ramazan'ın ilk günü başlayıp ve arefe günü tamamlandığını ve duasının yapıldığını ifade eden Aslan, bazı günler yarım cüz fazla okunarak, hatim duasının Kadir Gecesi'nde de yapılabildiğini kaydetti.

 

Küçük meyvenin büyük mucizeleri

İftar sofralarının aranılan meyvesi olan ve Arap ülkelerinden getirilen hurmanın özellikle kalp ve damar hastalıklarına iyi geldiği bildirildi. Uzmanlar hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin bir meyve olduğunu ve birçok meyveden daha fazla minerale ve vitamine sahip olduğunu belirtti. Düzenli tüketilmesi halinde özellikle kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan hurmanın boğaz ağrısına, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı gibi şikayetleri de giderdiğini vurgulandı. Orucun hurma ile açılması halinde insanın açlık nedeniyle hissettiği yorgunluğun da geçeceğini ifade eden uzmanlar, meyvenin kabuğuyla birlikte yenilmesi tavsiyesinde bulundu.

FAYDALARI: lBedeni ve zihni gençleştiriyor. lVücudun ihtiyarlamasına engel oluyor. lKansere karşı koruyor. l Damar sertliği ve kolestrole karşı koruyucu, şişmanlama tehlikesine yol açmıyor. lBöbrek iltihabına ve kumlarına iyi geliyor. lSaf hurma cildi besliyor, hamilelik ve güneş lekelerini yok ediyor, vücuttaki yara ve iltihaplara hurma, hakiki zeytinyağı ile krem kıvamına getirilip sürüldüğünde fayda sağlıyor. lŞeker oranını ayarlayan tek meyvedir. lİçerdiği demir sayesinde, anemi hastalığını kaldırdığı tıbben ispatlanmıştır. lHurma çekirdeğinden öğütülmüş bir fincan kahve zihin açıcı, dinlendirici, asabilik-sinir bozukluğu ve üzerindeki strese iyi geliyor. Sinir vitamini diye adlandırılan B6, stresli ve gergin yaşantısı olanlara sabah, öğle ve akşam saatlerinde üçer adet hurma yemesi son zamanlarda tıp adamlarınca tavsiye edilmekte. lB1, B2 vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri kuvvetlendiriyor.

 

ZEKu00c2T VE SADAKANIN EN MAKBULÜ

"Emir ve teşvik olunduğumuz infak ve sadakalar Allah yolunda tutulmuş, din uğrunda ilme, cihada kendini vakfetmiş, yeryüzünde şuraya buraya gidemeyen yani Allah(cc) yolunda meşguliyetlerinden dolayı nafakalarını kazanmaya gücü olmayan fakirler içindir. Hallerini bilmeyen (iffetlerini muhafaza için tahammül edip istemeye tenezzül etmediklerinden) onları zengin zanneder. Sen onları nezahetlerinden, simalarından tanırsın. İnsanlardan istemezler. Hele, ısrar hiç etmezler." (Bakara Su00fbresi, 273)

Bu ayet-i kerime Ashab-ı Suffe hakkında nazil olmuştur. Ashab-ı Suffe dört yüz kişi kadar vardılar. Medine'de (ne meskenleri, ne de akrabaları) hiçbir şeyleri yoktu. Daima Kur'an-ı Kerim öğrenirler, Resulullah Efendimiz'in (sav) sohbetlerini dinleyerek istifade ederler, bütün vakitlerini, ilim ve ibadete ayırırlar, bir harp olursa giderlerdi. Bunlar Resulullah'ın medresesinin kendilerini Allah yoluna vakfetmiş talebeleri idiler.

Resulullah Efendimiz (sav) bir gün Ashab-ı Suffe'nin başlarında durup hallerine bakmışlar, fakirliklerini, çektikleri zahmeti görmüşlerdi. Kalplerini ferahlandırmak için buyurdular ki: "Ey Ashab-ı Suffe! Size müjdeler olsun ki, her kim şu sizin bulunduğunuz hal üzere ve bulunduğu halden razı olarak bana kavuşursa o benim refiklerimden(arkadaşlarımdan)dir."

Bakara Su00fbresi'nin 273. ayet-i kerimesi Ashab-ı Suffe hakkında nazil olmakla beraber hükmü umumidir. Allah rızası için nöbet bekleyen veya Allah rızası için ilim öğrenen veya Allah rızası için Allah yolundaki hizmetlere kendisini vakfeden ve bu halde malı mülkü olmayan, muhtaç olduğu halde nafakasını kazanmaya vakit bulamayan veya yetişemeyen Müslüman fakirler bu ayetin hükmüne girer.

Bunlar da infak ve sadakaların verileceği en güzel yerlerdir. Bilhassa bu yerlere herhangi bir hayır yaparsanız Allah-u00fb Teala muhakkak onu bilir, ecir ve mükafatını zayi etmez.

 

Fıkıh Penceresi DOÇ. DR. MUSTAFA TEKİN

Kadınlar adet ve loğusa olduklarında oruç tutar mı?

- Kadınlar, adet ve loğusa hallerinde oruç tutmazlar. Tutamadıkları gün sayısınca Ramazan dışında oruç tutarlar.

Abdest ve gusül alırken, hataen yutulan su orucu bozar mı?

- Evet, hataen yutulan su orucu bozar. Fakat sadece kaza gerekir. Bu kişi, Ramazan'dan sonra güne gün o orucunu kaza etmelidir.

Denizde yüzmek orucu bozar mı?

- Denizde yüzmek, ağız ve burun yoluyla su yutulmadıkça orucu bozmaz. Ancak, bu çok zor olduğu için oruç günlerinde denizde yüzmek tavsiye edilmez.

 

Doktorunuzdan Tavsiyeler PROF. DR. SEFA SAYGILI

"Oruç tutan, sıhhat bulur"

OruCUN zihni ve bedeni kuvvetlendirdiği ilmi olarak da tesbit edilmiştir. Sıklıkla oruç tutanların zihni berraklaşır ve yüksek şuur düzeyine yol açılır. Oruç, atalarımızın da çok iyi bildiği belirli fiziksel ve zihinsel yaraları ortaya çıkarır. Ancak, modern insan bunu unutmuştur. Sınırlı bir dönem için besin alımının durdurulması bedenin kendisini temizlemesine ve birikmiş zehirleri elimine etmesine imkan verir. Aynı zamanda sindirim için enerji harcanmadığından, çok miktarda enerji derin zihni faaliyet için beyne gönderilir. Oruç tutmak, aynı zamanda hastalıkları önleyici bir ibadettir. Peygamberimiz (sav), "Oruç tutan, sıhhat bulur" buyuruyor. Oruçla bedenimiz atıklardan temizlenmekte, vücut adeta yenilenmektedir. Bu yüzden hastalıklara yakalanmamak isteyenler oruç tutmalıdır. Ancak biz orucu sıhhat bulmak için değil, Rabbimizin emri olduğu için tutarız. Tabii oruç tutarken de sağlığımıza sağlık katarız. Çünkü oruçta sayısız şifa vardır.

 

Tebessüm

Bir gün fazla tutmuş

Adama sormuşlar :

"Kaç gün oruç tuttun?"

"Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!", demiş.

Aynı soru, orada bulunan Bektaşi'ye sorulunca, hiç istifini bozmadan cevap vermiş :

"Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!.."

 

Mani

Evveli rahmettir kula

Girelim sıdk ile yola

Hulu00fbs ile eyleyelim

Ta ki, dua makbul ola

 

Göz aydın hepimize

Mübarek günler bize

Onbir ayın sultanı

Hoş geldin evimize.