Evde hareketsiz kalmayın!

Evde hareketsiz kalmayın!
11 Eylül 2020 05:30:00

Koronavirüs salgınıyla beraber evde hareketsiz yaşamın arttığına dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Bozkurt, "Kas ağrıları, eklem problemleri, boyun ve bel ağrıları ile hastanelere başvuran hastalarda ciddi anlamda artış yaşanıyor. Biz evde çok abartmadan ve yüklenmeden basit egzersizler yapılmasını öneriyoruz" dedi.

Ezgi ÇELİKANKARA

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kas İskelet Sistemi ve Rejeneratif Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Bozkurt, koronavirüs salgını nedeniyle evde kalan vatandaşların fiziksel aktivitelerinin azalmasıyla birlikte karşılaşılacak sorunları ve neler yapılması gerektiğini Milat’a anlattı.

Stres kas spazmını artırıyor

Pandemi süreciyle birlikte hareketsiz yaşamın arttığını belirten Prof. Dr. Murat Bozkurt, bu hareketsiz kalma durumunun kas ve iskelet problemlerine yol açtığını dile getirdi. Hareketsiz bir yaşamla kasların aktivasyonunun azaldığına dikkat çeken Bozkurt, ev içinde egzersiz yapılmasının oldukça önemli olduğunu söyledi. Kas ağrıları, eklem problemleri, boyun ve bel ağrıları ile hastanelere başvuran hastalarda ciddi anlamda artış yaşandığını söyleyen Bozkurt, “Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Maalesef stres de kasların spazmını artırıyor ve bu durum hareket yapılamamasına neden oluyor. Hasta ev içinde hareket yapıp sıkıntı yaşayınca kısır döngüye giriyor ve tekrar hareket yapmaktan korkuyor.” ifadelerini kullandı.

Basit egzersizler yapılabilir

Evde egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Bozkurt, “Aşırı yüklenmeler sonucunda yaralanmalar yaşanabilir. Bu nedenle her zaman kontrollü olmak lazım. Çok abartmadan ve yüklenmeden basit egzersizler yapılabilir. Ayrıca Covid-19’un belirtilerinden biri kas ve eklem ağrılarıdır. Bazı kişiler sadece bel ağrısı semptomu bile gösterebiliyor. Hastaların hafif halsizlikleri ve özellikle bazı yaygın olmayan semptomları göstermeleri ciddiye alınmalıdır. Maalesef bu dönemde virüs kapmaktan korkan kişiler, önemli sıkıntıları görmezden geliyor ve hastaneye gitmiyor.  Bu durum problemin büyümesine neden oluyor. Evde kalmak zorundayız ama diğer taraftan problemimizi çözmek için muayene olmamız gerekiyor. Eğer ciddi bir sıkıntı yaşıyorsak mutlaka gerekli tedbirlerimizi alarak bir hekime görünmekte fayda var.” dedi.

Televizyon başındaki zaman azaltılmalı

65 yaş ve üstü bireylerde hareketsizliğe bağlı olarak yaşanan sorunlara da dikkat çeken Bozkurt, “Kaslarda güçsüzlük, hareket kabiliyetlerinin azalması, eklemlerde kireçlenmeler, ağrı, osteoporoz, denge ve koordinasyon bozuklukları, uyku ve beslenme bozuklukları, kardiyo-pulmoner, gastrointestinal gibi sistemlerde problemler görülebilir. Hareketsiz kalmaktan kaynaklanan kuvvet kaybı günlük yaşam aktivitelerini de yapmayı zorlaştırır. Bu durumu önlemek için 65 yaş ve üstü bireylerin mutlaka evde de olsa yapması gereken hareketler vardır. Bunlar; Sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 kez 10-15’er dakika olacak şekilde ev içi yürüyüşler, Günde 1-2 kez 10-15 tekrarlı postür egzersizleri (omuzları önden arkaya doğru çevirme, kürek kemiklerini birbirine yaklaştırma gibi), Sandalyede oturma pozisyonunda bacakları kaldırıp indirme, Oturma pozisyonunda ayakları kendine doğru çekip bırakma ve daireler çizme, Solunum egzersizleri (burundan nefes alıp ağızdan vermek) olabilir. Ayrıca televizyon başında oturularak geçirilen zaman azaltılmalı, mümkünse basit ev işleri kendi başına yapılmalıdır.” diye konuştu.

Tembellikten uzak duralım!

Büyüme ve gelişme döneminde olan 20 yaş ve altı grubun özellikle boş zamanlarının çoğunun bilgisayar, televizyon ve tablet karşısında geçirmesinin birçok olumsuz etkisi olduğunu kaydeden Bozkurt, DSÖ’ye göre çocukların günde en az 1 saat fiziksel aktivite yapmaları gerektiğinin belirtildiğini ifade etti. Bozkurt, “Kas-iskelet sistemimizi ve eklemlerimizi tembellikten uzak tutup dinamik dengemizi taze tutmamız gerekiyor.  Bunun için belirtilen önerilerimize uymak normal hayat akışına geçtiğimizde bizim başarımızı ve mutluğumuzu daha artıracaktır.” dedi.

6 haftada sağlığına kavuşabilecek

Prof. Dr. Murat Bozkurt, dünyanın takdirini kazanan bir başarıya da imza attı. Kıkırdak da oluşan doku bozukluğunun ne kadar önemli olduğunu koyunlar üzerinde yaptığı araştırmalar ile kanıtlayan Bozkurt, hayvan deneyleri tamamlanan araştırma ile hasta 6 hafta içinde sağlığına kavuşabilecek ve ileri düzeyde spor yapabilir duruma gelecek. Konuya ilişkin detayları anlatan Bozkurt, “Kıkırdak sorunlarında erken teşhis ve tedavi önemlidir. Genç yaşta olan büyük kıkırdak zedelenmelerinde geliştirdiğimiz tedavi yöntemi ile mikro küreler içine yerleştirilen kıkırdak kök hücreleri kıkırdak olmayan sadece kemik doku bulunan eklem bölgesine biyolojik hedefleme ile gönderilip, doğala yakın kıkırdak elde edilebilmektedir. Ayrıca kıkırdak ve kemik dokunun birlikte yaralandığı büyük kıkırdak yaralanmalarında yine uyguladığımız teknikle doku bankasından elde edilen kıkırdak ve kemik doku kişinin kendi kök hücreleri ile muamele edilerek kişiye yerleştirilir. Böylece kişinin tekrar spor yapması dahil ileri aktivite düzeyine ulaşması sağlanır.” ifadelerini kullandı.

 
EkatilimAralik