Gannuşi'yi engellemek istiyorlar! Türkiye Tunus yakınlaşması birilerini rahatsız etti

Gannuşi'yi engellemek istiyorlar! Türkiye Tunus yakınlaşması birilerini rahatsız etti

Demokrasi tecrübesi olmayan Tunus'ta Gannuşi'nin önünün kesilmesinin hedeflendiğini ifade eden Uzmanlar: "Cumhurbaşkanı Kays Said'in Macron'la görüşmesi, Mısır ve Körfez ülkelerle ilişkileri ve ABD'nin Afrika'da faaliyetlerinin artmasından yola çıkarsak Türkiye ile Tunus yakınlaşmasının birilerini rahatsız ettiği ortada."

27 Temmuz 2021 03:00:00

Demokrasi tecrübesi olmayan Tunus'ta Gannuşi'nin önünün kesilmesinin hedeflendiğini ifade eden Uzmanlar: "Cumhurbaşkanı Kays Said'in Macron'la görüşmesi, Mısır ve Körfez ülkelerle ilişkileri ve ABD'nin Afrika'da faaliyetlerinin artmasından yola çıkarsak Türkiye ile Tunus yakınlaşmasının birilerini rahatsız ettiği ortada."

HABER: ÖZLEM DOĞAN

 

Müslüman ülkeleri darbe ve kaosla istikrarsızlaştırıp kendi çıkarlarına göre dizayn etmek isteyen güçler harekete geçti. Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını belirterek, mevcut Başbakan Meşişi'yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını açıklayan darbeci Cumhurbaşkanı Said Kays, darbeye direnmeye teşebbüs eden halkı ölümle tehdit etti. Cunta taraftarlarının darbeci askerlere alkış tuttuğu Tunus’taki son gelişmeleri Terör ve Güvenlik Uzmanı Gürsel Tokmakoğlu ile Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger Milat’a değerlendirdi.

 

Bölgede istikrar bizim için de çok önemli

Artık dünyada olup biten her şeyin Türkiye’yi ilgilendirdiğine dikkat çeken Gürsel Tokmakoğlu, “Genel olarak her yerdeki her türlü hassasiyete dikkatle bakmamız gerekiyor çünkü sorumluluk ve ilgi alanımız genişledi. Türkiye’nin enerji politikaları ve Doğu Akdeniz faaliyetleri ile de ilgili olarak da Arap baharındaki gelişmeleri üst üste okuduğumuzda bu bölgedeki istikrar için Türkiye kilit ülke. Tunus’la ilgili de burada olan faaliyetleri de yakından izlemek zorundayız. Türkiye’nin çıkarları ve bu bölgenin istikrarı için bir gereklilik” dedi.

 777_d24d553cf66399cc231e8089951ea656.JPG

Said-Macron görüşmesinin ardından

Cumhurbaşkanı Kays Said’in Fransa ziyareti ve Macron’la görüşmesine dikkat çeken Tokmakoğlu, “Mısır ve Körfez ülkelerle de ilişkileri sürerken ABD’nin de Afrika’daki komutanlığının bölgedeki faaliyetlerini artırdığını biliyoruz. Kendi aralarında yaptıkları görüşmelerin ne denli Türkiye aleyhine geliştiğini net söyleyemesek de sonuçtan okuyoruz. Türkiye ile Tunus yakınlaşması birilerini rahatsız etti. Çatışma olmadan istişareyle sürecin doğru bir zemine oturtulması gerekiyor” diye konuştu.

Gannuşi’nin önünü kesmek istiyorlar

Tunus’ta Cumhurbaşkanının darbesinin Gannuşi’nin önünü kesmeyi hedeflediğini ve Cezayir’de 1990’da FIS’e karşı yapılan darbeyi hatırlattığını belirten Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, “Tunus’ta Cumhurbaşkanı Kays Said’in, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sorunları öne sürerek Meclis’i feshettiğini açıklaması ve ardından askerlerle birlikte fotoğraf vermesi bir post modern darbe ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Halkın iradesine ambargo koymayı hedefleyen BAE destekli darbe senaryosu, uzun hazırlık çalışmalarının ardından uygulamaya konuldu. Meclis Başkanı Gannuşi’nin halkı sivil direniş için gösteri yapmaya çağırması önemli.  Daha ılımlı çizgide olmasına karşılık darbenin Gannuşi’nin güçlenen siyasi desteğini ortadan kaldırma amacı taşıdığı ve bu yönüyle 1990’da Cezayir’de İslami Selamet Cephesine yapılan darbeyi hatırlatıyor. Gelişmelerin bundan sonra ne şekilde bir seyir takip edeceğini hep birlikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.

7807_493f082aff7815d4d5dc3b2720226397.JPG

Tunus’un demokrasi tecrübesi yok

Tunus’un demokrasi tecrübesi olmayan bir ülke olduğunu vurgulayan Kaya sözlerini şöyle noktaladı: “Tipik bir Kuzey Afrika ülkesi olan Tunus’ta nüfusun üçte ikisi Berberi ve dörtte biri de Araplardan oluşuyor. Nüfusun tamamı Maliki mezhebine mensup Müslüman. Tunus, 1956 yılında Fransız sömürgesi iken bağımsızlık kazandı. Tunus, Arap Baharında şiddete başvurmadan devrim yaşayan ülke olarak dikkatleri üzerinde topladı. En geniş siyasal desteğe sahip parti olan el Nahda, uzlaşmacı bir siyasi eğilim sergiledi.  Yeni anayasanın ardından El Nahda’nın da desteği ile öğretim üyesi Kays Said Cumhurbaşkanı seçildi ve El Nahda lideri Gannuşi de Meclis Başkanı oldu. Post -modern görünüm taşıyan darbe, El Nahda hareketinin güçlenmesini engelleme amacı taşımaktadır.”

 savunma anlaşması_9df34fb79179cf619b13dc0bb3ef08f5.jpeg

Tunus’la savunma anlaşması

Türk Savunma Sanayii, Aralık 2020’de Tunus ile savunma alanında ihraç edilecek ürünler arasında insansız hava aracı, zırhlı araç ve optik sistemlerin bulunduğu 150 milyon dolarlık anlaşmaya imza atmış, Türkiye ile Tunus arasında Savunma Sanayii İş birliği Toplantısı videokonferans yoluyla gerçekleştirilmişti. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, (TUSAŞ) üretimi ANKA-S İHA'lar ilk kez Tunus'a ihraç edilirken Tunus, Türkiye'den ANKA-S, zırhlı araç, tanker ve elektro-optik sistemleri satın almıştı. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, 5 firma ile toplam 150 milyon dolarlık ihracata imza atıldığını açıklamıştı.

 

Yorumlar

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement