Gelecek Nükleerde

Gelecek Nükleerde

Rusya ile yapılan işbirliği anlaşması kapsamında, bu ülkenin teknolojisinden faydalanarak nükleer santrallerin yapılması için çalışmalar devam ediyor. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olması da nükleer santralleri daha önemli hale getiriyor. Santrallerin kurulması için son aşamaya gelindi.

21 Nisan 2013 00:00:00

Rusya ile yapılan işbirliği anlaşması kapsamında, bu ülkenin teknolojisinden faydalanarak nükleer santrallerin yapılması için çalışmalar devam ediyor. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olması da nükleer santralleri daha önemli hale getiriyor. Santrallerin kurulması için son aşamaya gelindi.

KENAN ADEM KIZILAĞIL/ ANKARA-

Türkiye nükleer santralleri kurmak konusunda kararlı tavır sergiliyor. Buna bağlı olarak çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Rusya ile yapılan işbirliği anlaşmasına kapsamında bu ülkenin teknolojisinden faydalanarak kurulacak olan santrallerin, Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılığını azaltacağı ön görülüyor. Bu kapsamda bakanlıkta bu konuda çalışmalara hız verdi. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Proje Daire Başkanı Necati Yamaç çalışmaların geldiği noktayı Milat'a anlattı.

"Büyüyen ekonominin ihtiyacı var"

Yamaç, nükleer santrale neden ihtiyaç duyulduğuna açıklık getirerek, "Türkiye'nin büyüyen ekonomisine bağlı olarak, elektriğe duyulan talep artışı da yaşanıyor. Türkiye, Çin'den sonra en çok elektriğe ihtiyaç duyan ikinci ülkedir. Konu bu kapsamda düşünüldüğünde nükleer santrallere neden ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca nükleer santraller sadece elektrik kaynağı değil aynı zamanda teknolojidir" diye konuştu.

"Dışa bağımlılıktan kurtulacağız"

Türkiye'nin her geçen gün enerjiye duyulan ihtiyacının artığının altını çizen Yamaç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Türkiye'nin 2012 yılındaki elektrik tüketimi 240 milyar kilovat saat olmuş, Türkiye'nin yüzüncü yılında yani 2023'te 500 milyar kilovat saat olacağı öngörülüyor. Burada bu enerji ihtiyacı nasıl karşılanacak sorusu karşımıza çıkıyor. Türkiye'de kullanımda olan enerji kaynaklarına baktığımız zaman doğal gaz ithalinin yüzde 98 civarında olduğunu, petrolün yüzde 92, kömürün yüzde 30'larda olduğunu görüyoruz. Bu sonuçlar Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olduğunu gözler önüne seriyor."

24 saat enerji üretiyor

Nükleer santrallerin yenilenebilir kaynaklara göre daha fazla enerji ürettiğini belirten Yamaç, nükleer santrallerin kurulmasını eleştirenlerin, Türkiye'nin yenilenebilir kaynaklarının ihtiyacı karşılayabileceğini ileri sürmesinin asılsız olduğunu söyledi. Yamaç, kapsamlı bir araştırma yapıldığını belirterek, "Yenilenebilir enerji kaynakları ile nükleer bir değil. Aynı zamanda yenilenebilir kaynaklar istikrarlı değildir. Nükleer ise günün 24 saati hiç durmadan çalışır. Nükleer santraller az hammadde ile çok iş yapar. Yılın 8 bin saati çalışabilir" dedi.

Dört ihale başarısız oldu

Nükleer santrallerin neden bugüne kadar yapılamadığına da açıklık getiren Yamaç, 1956'dan bugüne kadar dört kez ihale yapıldığını, ihalelerin hepsinin iptal edildiğini söyledi. Yamaç, bu kapsamda değişikliğe gidilerek, ihale modelinden hükümetler arası anlaşma modeline geçildiğini ve Rusya ile anlaşma imzalandığını, Mersin Akkuyu'da dört ünitelik bir santral kurulacağını, yıllık 40 milyar kilovat saate yakın elektrik üreteceğini açıkladı. Yamaç, dört ünite yapıldığı zaman Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 17'sini karşılayacağını da ifade etti.

"Saha araştırmaları kapsamlı yapılıyor"

Hazırlanan projelerin Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu göz önüne alarak yapıldığını vurgulayan Yamaç, "Akkuyu'da birçok kurum tarafından ayrıntılı şekilde saha çalışması yapıldı. Yaklaşık kırk yıldır nükleer santralin kurulması planlanıyor. Saha çalışması yapılıyor. Ancak santral yapılmıyor. Bu nedenle elimizde yeterince bilgi bulunuyor. Bu bilgiler ışığında santraller yapılacak. Rusya'nın teknolojisi bu konuda yeterince var bizdeki bilgiler ile sahaya uygun santral kurulacak. Dış etkenlerden kesinlikle etkilenmeyecek" dedi.

"Çevreye duyarlı olacak"

Santrallerin çevreye zarar vereceği, doğal hayatın olumsuz etkileneceği yönündeki eleştirilerin yersiz olduğunu belirten Yamaç, "Bu noktada dünyadan bir örnek verirsek Fransa'da bulunan Loire Nehri dünya kültür mirası listesinde. Bu nehir üzerinde 14 tane nükleer santral bulunuyor. Aynı zamanda bu nehir turizm ve tarım amaçlı kullanıyor. Bu kadar çok santral olmasına rağmen doğal hayat olumsuz etkilenmiyor. Bizde bu standartları göz önüne alarak aynı teknoloji üzerinde çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Cep telefonu daha zararlı

İnsan günlük hayatında radyasyonla yaşıyor. Doğal radyasyon dediğimiz güneş ışınlarından, topraktan, bilgisayardan, cep telefonundan radyasyona maruz kalıyor. Nükleerler santral civarında yaşayan insanın, santralden alacağı radyasyon doğal radyasyonun 300'de biri kadar. Tomografi çektirildiğinde nükleer santrallere göre 55 kat radyasyon alıyoruz. Bu veriler ışığında nükleer santralin radyasyonun zararsız olduğunu anlıyoruz.

BAKANLIK PROJEYE ÇALIŞIYOR

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Proje Daire Başkanı Necati Yamaç, "Türkiye, Çin'den sonra en çok elektriğe ihtiyaç duyan ikinci ülkedir. Akkuya'da kurulacak olan dört ünitelik santral Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 17'sini karşılayacak" dedi.

 
ABONE OL
VF Kat2