Başkan Erdoğan: İlk 10 ülke içindeyiz

Başkan Erdoğan: İlk 10 ülke içindeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke içinde yer alıyoruz. " dedi.

23 Ocak 2021 15:19:00

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke içinde yer alıyoruz. " dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersane Komutanlığında MİLGEM Projesinin 5'inci gemisi olan İstanbul (F-515) Fırkateyni'nin Denize İniş Töreni'nde konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

Sevinçte ve tasada bir olduğumuz Pakistanlı kardeşlerime selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Bugün tarihten süzülüp gelen Türkiye Pakistan kardeşliğini bir adım daha öteye taşıyoruz. İki ülke işbirliği her alanda güçlenmeye devam edecektir. Özellikle savunma sanayii alanında çok ciddi bir potansiyelimizin olduğunu biliyoruz.

Son yıllarda yaşadığımız hadiseler bize şu gerçeği bir kez daha göstermiştir. Savunma alanında güçlü olmayan milletlerin geleceklerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Bu durum bizim gibi aynı anda farklı cephelerde beka mücadelesi sürdüren ülkeler için daha çok geçerlidir. Biz yakın tarihimizde silah, mühimmat ve askeri teçhizat açısından dışa bağımlılığın acısını çok çekmiş bir ülkeyiz. Kıbrıs Barış Harekatı'mız dolayısıyla maruz kaldığımız ambargoları daha dün gibi hatırlıyoruz.

Milli güvenliğimizi korumak amacıyla attığımız her adımda baskıyla karşılaştık. Biz iddiaları hedefleri, dünyanın gidişatına yönelik sözü olan bir milletiz. Askeri, ekonomik ve diplomatik bakımdan güçlü olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur. 2002'den itibaren savunma sanayiinde yerlilik seviyesinin azami seviyeye çıkarmak için tüm imkanları seferber ettik. Savunma sanayisinde 2002 yılında sadece 62 proje yürütülürken bugün bu sayı 700'e yaklaştı. Bütçesi 5,5 milyar doları bulan savunma projelerini yaklaşık 11 katlık bir artışla 60 milyar dolarlık bir proje hacmine ulaştırdık. Bu alanda 75 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşıyoruz. Sektörün ancak 1 milyar dolara yaklaşan yıllık cirosu bugün 11 milyar doları buldu.

Üç kıda 9 ülkeye toplam bedeli 3 milyar doları bulan deniz platformu ihraç ettik. Kara ve deniz araçlarında kendisiyle beraber dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir ülke haline geldik. Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke içinde yer alıyoruz. İnsansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı ve TİHA üretiminde ise dünyanın ilk 3-4 ülkesi arasındayız. Nereden nereye, içimizdeki gafillerin tüm karalama kampanyalarına rahmen İHA ve SİHA'larımız dünyada gıpta ile takip ediliyor. 44 günlük Karabağ zaferinde olduğu gibi Türk SİHA'ları harp yöntemlerini de değiştiriyor. Libya'da da savaşın akışını değiştirmiştir. Ülkemizin diğer savunma ürünlerine de ilgi artıyor. Küresel tedarikçilerin önümüze çıkardığı zorlukları ve uyguladığı gizli, açık ambargoları kendi gücüyle aşabilen bir ülke konumundayız. Öyle bir yere doğru gidiyoruz ki maalesef hiç arzu etmeyiz ama kötü komşular bizi ev sahibi yaptı.

Kamu, özel sektör, üniversite ayrımına gitmeden tüm bilgi birikimimizi en etkin şekilde değerlendirmeye çalıştık. Şimdi bunu bir adım daha öteye taşımamız gerekiyor. Mevcut bilgi birikimi ve kaynakları en doğru şekilde kullanarak israfa mahal vermemeliyiz. Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bir yüzyılda yaşamanın avantajlarını değerlendirmeliyiz. Herhangi bir alanda muadil ürünler ve projeler arasında mutlaka kendi firmalarımızı, milli kuruluşlarımızı tercih etmek birinci önceliğimizdir. Acil ihtiyaçları karşılayacak, özellikle de dışarıdan temin yoluna gitsek bile planlamalarımızın omurgası mutlaka milli imkanlara dayanmalıdır.

Bugün MİLGEM Projesinin 5. gemisi ülkemizin ilk milli fırkateyni olacak İstanbul'u mavi denizle buluşturuyoruz. STM'nin altında 150 sistem için 80 civarında alt yüklenici görev yapıyor. Korvet sınıfı MİLGEM'lerde ulaşılan yerlilik oranı yüzde 70 iken bunu İstanbul gemisinde yüzde 75'e çıkarılması memnuniyet vericidir.

İstanbul fırkateynimizi Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza kazandırmayı hedefliyoruz. Araştırma, geliştirme yatırımlarımızı artırarak yüksek teknoloji gerektiren sistemleri hayata geçirmeye devam ediyoruz.

Korkut alçak irtifa hava savunma sisteminin deniz versiyonu olan Gökdeniz'i ilk kez İstanbul Fırkateyni'yle birlikte envantere alacağız.

Yerli ve milli olarak geliştirilen 3 boyutlu radarı gibi sistemlerimizi de bu gemi ile ilk kez kullanmaya başlayacağız. İlk milli gemi savar sistemi Atmaca'yı gemilerimize entegre etmeye başladık. 

Ayrıca denizaltı teknolojisinde önemli kabiliyetler edindiğimiz yeni tip 6 denizaltımızı 2022 yılında Piri Reis'ten başlayarak her yıl birer tane olmak üzere hizmete alacağız.

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak kendimizi bu alanda sürekli geliştirmek durumundayız. Bunu da ancak üçüncül bir bakış açısıyla başarabiliriz. Türk Savunma Sanayii'nin tamamı bir bütündür. Terör örgütleriyle ilişkisi olanların tamamı yalan tamamı çarpıtma ürünü hezeyanlarının bizi yolumuzdan alıkoymasına izin veremeyiz. Bunların amacı sadece ülkemizi askeri açıdan değil ekonomik olarak da dışa bağımlı kalmasını sağlamaktır. Onlar eski Türkiye'deydi bugün artık güçlü, büyük Türkiye var. Onlar ne yaparsa yapsın biz güvenli yarınlar şiarıyla çalışan kurumlarımızın gayretleriyle ulaşacağız.