Mutluluk her zaman mümkün: City of Joy

Mutluluk her zaman mümkün: City of Joy

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşanan iç savaşta istismar edilen kadınların yaşadıklarını konu alan : City of Joy , kadınların rehabilitasyon merkezinde yeniden hayata kazandırılmasına odaklanıyor.

24 Aralık 2020 01:00:00

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşanan iç savaşta istismar edilen kadınların yaşadıklarını konu alan : City of Joy , kadınların rehabilitasyon merkezinde yeniden hayata kazandırılmasına odaklanıyor.

(MEHMET BAYDEMİR)

Beyaz Perdede Kara Kıta mottosuyla ele aldığımız ve Sahraaltı Afrika’yı konu eden yazı dizimizin bu haftaki filmi , mağdur  kadınlarının yaşadığı dramı konu alan ‘City of Joy’ oldu.  1996 yılında başlayan Demokratik Kongo Cumhuriyeti iç savaşında taraflar milyonlarca insanın ölümüne sebep oldu. Yaşanan savaşta on binlerce kadın  istismara uğrarken pek çoğu namusu kirletildiği gerekçesiyle eşleri tarafından terk edildi. Bukavu şehri içindeki büyük, kapılı bir topluluk olan City of Joy, bir tür yatılı okul olarak hizmet ediyor.City of Joy’de kadınların yaşadığı kötü günleri geride bırakarak yeniden hayata kazandırılması hatta 6 ay süren eğitimlerinin ardından bir lider olarak günlük yaşamlarına dönmesi hedefleniyor.

Mağdur kadınların dramı

Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği ve yaşadıkları yurtlarını terk etmek zorunda kaldıkları iç savaşın birçok olumsuz yanı bulunuyor. Ancak en büyük sıkıntıyı kadın ve çocuklar çekiyor. City of Joy adlı merkezde aktivistler tecavüz mağduru kadınlara yönelik çaba sarf ediyor. Belçikalı beyaz bir baba ve Kongolu siyahi bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen melez bir kadının (ChristineSchuler- Deschryver) kurucusu olduğu “Mutluluk Şehri” tecavüzün bir silah olduğu vurgusunu işliyor. 2011 yılında açılan merkezde 40 binden fazla kadının tedavi edilerek hayata kazandırıldığı bilgisi veriliyor.

Her daim umut ve mutluluk 

Korkunç deneyimlerin yaşandığı savaşta kadınların iyileşebileceğine ve birer lider olarak toplumlarındaki kadınlara örnek olabileceklerine değinen belgesel, kadınların ülkelerinin değişimi için güçlü sesler olabileceklerine dikkat çekiyor. Her şeyleri ellerinden alından kadınların bir kez daha ayağa kalkabileceklerine anlatan Mutluluk Şehri, Demokratik Kongolu kadınların umut ve mutluluğu kazanmak için bir şanslarının hep var olduğunun altını çiziyor.

Irkçılık ve sömürgecilik

Filmde, “Mutluluk Şehri”  merkezinin üç kurucusuyla bir araya geliyor. Dr. DenisMukwege (2016 Nobel Barış Ödülü Adayı), oyun yazarı ve aktivist Eve Ensler ve insan hakları aktivistiChristineSchuler- Deschryver’in buluştuğu belgesel, her şeyin birbirleriyle bağlantılı halde olduğunun altını çiziyor. Milyonlarca Demokratik Kongolunun hayatını kaybettiği savaşta ırkçılık ve sömürgecilik de birbiriyle bağlantılıdır.

Sonsuzadek mutsuzluk yok 

Demokratik Kongo Cumhuriyeti, korkunç sömürgecilik yıllarının ardından gelen iç savaşlarla şiddetin yoğun bir şekilde yaşandığı bölgelerden biridir.  Yaşamak zorunda kaldıkları korkunç deneyimleri paylaşan kadınların en büyük destekçileri yine kendileridir.  Bosna Savaşı’nın yanında Afganistan ve Haiti’deki tecavüz suçları da gündeme getirilmektedir. Filmin en önemli vurgusu ise “Tecavüz mağduru kadınlar sonsuza kadar mutsuz olmak zorunda değil” olmasıdır.

Madenler zenginlik getirmiyor

Belgeselde sadece tecavüz mağduru kadınların sorunlarına yer verilmiyor. Demokratik Kongo’nun neden iç savaşa maruz kaldığı da belgeselde kendine yer buluyor. Bunun en büyük nedeni ise zengin maden kaynaklarıdır. Her milis bir maden yatağını kontrol etmektedir. Çatışma mineralleri olarak da adlandırılan koltan, kalay, volfram ve altının en büyük tedarikçisi Demokratik Kongo’dur. Bu mineraller telefon, dizüstü bilgisayar, araba ve ev aletleri gibi tüketici ürünleri yapmak için dünyanın her yerindeki şirketlere satılır. Özellikle Coltan, akıllı telefonların ve elektronik cihazların şarj olmasını sağlayan ayrılmaz bir bileşendir. Belgeselde bu madenleri kullanan küresel şirketlerin bazıları ifşa edilmektedir. Aslına bakılırsa tek suçlu bu kürese şirketler değil acımasızca gerçekleştirilen bu üretimin kullanıcıları da suçlu bireylerdir. 

Demokratik Kongo iç savaşı

Belçika’nın mirası olan iç savaşlar Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde milyonlarca insanın canından olmasına neden olmuştur. General Mobutu’nun devrilmesiyle birlikte başlayan iç savaşa bölge ülkeleri de destek vermiştir. Ruanda soykırımından kaçarak Demokratik Kongo’ya yerleşen Tutsilerin çıkarılmasıyla Ruanda, Burundi ve Uganda toprak koparma bahanesiyle savaşa dahil oldu. Angola, Zimbabve, Namibya, Mali, Libya, Çad gibi ülkeler de Demokratik Kongo’ya destek vererek savaşın büyümesine yol açtılar. Bu bloklaşma nedeniyle Afrikalılar, Demokratik Kongo’da yaşanan bu savaşa “Afrika’nın Dünya Savaşı” veya “Büyük Afrika Savaşı” demektedirler. 1996-2003 yılları arasında devam eden iç savaş sırasında milyonlarca insan ölürken binlerce tecavüz ve yağmalama vakası yaşandı. Çocuk askerler de yoğun bir şekilde bu iç savaşta kullanıldı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde halen otuzu aşkın ayrılıkçı örgüt bulunmakta ve iç savaş tehlikesi devam etmektedir.

FİLMİN KÜNYESİ

Menşei: ABD, Demokratik Kongo

IMDB:7.4

Yönetmen:MadeleineGavin

Oyuncular:ChristineSchuler-Deschryver, DenisMukwegeMukengere, Eve Ensler

Gösterim Tarihi:7 Eylül 2018

Dil: İngilizce, Fransızca, Svahilice

Tür: Belgesel, Dram

Süre: 74 dakika