​Rumlar panikte! Sadece silah üretmiyoruz...

​Rumlar panikte! Sadece silah üretmiyoruz...
24 Eylül 2020 06:00:00

Yunan spiker İoannis Theodoratos, Türkiye'nin İHA ve SİHA'larının ileride kara, deniz ve hava savaşının geleceğini oluşturacağını ifade ederken Terör Uzmanı Gürsel Tokmakoğlu da, Türkiye'nin yerli ve milli olarak üretim gerçekleştirirken Akdeniz'de bulunan ülkelere ve bazılarına destek olanların tamamına bakarak bir kuvvet planlaması yapıyor" dedi.

Özlem DOĞAN

Türkiye başta İHA ve SİHA’lar olmak üzere kara, hava ve denizde birçok ülkeyi kıskandıran başarılı üretimlere imza atmaya devam ediyor. Savunma sanayinde yerlilik ve millilik oranı yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkaran Türkiye’nin bu başarısı özellikle Yunanistan tarafından gece gündüz konuşuluyor. Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim sürerken Meis Adası'na askeri sevkiyat yapıp Karaada'ya da asker çıkararak provokasyona devam eden Yunanistan’ın TV kanallarında Türk Savunma Sanayii’nin yerli ve milli silahları teker teker incelenip üzerine yorum yapılıyor. 

Türkler istediğini alıyor

Türkiye’nin İHA ve SİHA’larının ileride kara, deniz ve hava savaşının geleceğini oluşturacağını ifade eden İoannis Theodoratos, “Her yıl askerliğini yapacak 1 buçuk milyon yeni Türk olduğunu bilmelisiniz. İstedikleri gibi kullanabilecekleri çok büyük bir nüfusa sahipler. Türkler 6 yeni 214 TM Piri Reis denizaltısı inşa edecek. Bunlar modern ve ağır tip torpidolara sahip denizaltılar olacak. Türkler ekonomik kriz olsun ya da olmasın istediğini alıyor, biz ise alamıyoruz” yorumunda bulundu. 

gürsel tokmakoğlu

Akdeniz’de birçok donanma var

Hava Kuvvetleri Eski İstihbarat Daire Başkanı Gürsel Tokmakoğlu Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişmeleri Milat’a değerlendirdi. Akdeniz’de güç dengelerini değiştirebilecek önemli ülkelere ve bu ülkelerin silahlı kuvvetlerinin gücüne dikkat çeken Gürsel Tokmakoğlu, “Akdeniz’in içerisinde İngiltere’nin, Fransa’nın, İtalya’nın ABD’nin ve Rusya’nın donanması bulunuyor. Donanma bulundurmak demek hem kendi çıkarları ölçüsünde yapabilecekleri tüm girişimlerin baskı yoluyla sahada kuvvet bulundurabilmesi hem de ABD ve Fransa gibi kendi yanına aldıkları ülkelere destek vermeleri anlamına gelmektedir. Tıpkı Yunanistan ve GKRY’nin arkasına Fransa donanmasını alması gibi” dedi.

Ürettiklerimizi modern sistemlerle donatıyoruz

Türkiye’nin vizyonunu değiştirdiğini vurgulayan Tokmakoğlu, “Türkiye öteden beri silah sanayi içerisinde ilk olarak denizaltı yaptı. Sonra bu denizaltıların teknolojisini modern sistemlerle geliştirebilecek bir alan yarattı. Şimdiki dönemde de yeni projeleri var. Üzerlerine konan radar, elektronik sistem, füze mühimmatı, roketleri, mayınları yani bu tür ekipmanlarını ve silah sistemlerini de geliştiriyor. Sadece gemi ve denizaltıyı yapmak değil, lojistik ve mühimmatını da Türkiye kendisi yapıyor. Kendi kapasitesini istediği miktarda artırarak özgür ve egemen bir duruma geçtik. Deniz sınırlarını korumak ve egemenlik alanında otoriteyi sağlamak maksadıyla çaba gösteriyor. Tabi bu üretimimizin havada ve karada da örneklerini çoğaltabiliriz. Örneğin karada bir Altay tankı projesi her şeyi değiştirebilir. Karada konuşlu olup uzaya çok yüksek irtifalara gönderilebilecek roketi, füzeyi yapıp bununla mühimmatı taşımak da dengeyi değiştirecektir” diye konuştu. 

Türkiye kuvvet planlaması da yapıyor

Konsept olarak dünyada ilk olarak Türkiye’nin kullandığı İHA-SİHA’ların başarısının altını çizen Tokmakoğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye yerli ve milli olarak üretim gerçekleştirmesinin yanı sıra Akdeniz’de bulunan ülkelerin çok daha fazlasına ve bazı ülkelere destek olanların tamamına bakarak bir kuvvet planlaması yapıyor. Türkiye önemli bir iş yapma noktasına geldi; kuvvet planlamasının içini doldururken yerli ve milli silahları yapmaya başladı. Türkiye’nin böyle bir motivasyonu olup böyle bir yöne girmiş olması başta Yunanistan gibi ülkeleri rahatsız etmeye başladı çünkü onların satın alarak yaptığı işleri, biz kendimiz üretiyoruz. Bunlar egemenlik ve bağımsızlık ölçüsünde çok büyük değer taşıyor.”

 
EkatilimAralik