KV Web

Sabır imanın yarısıdır

Sabır imanın yarısıdır

Ömründe hiç oruç tutmamış olanlar; bir öğün aç kalmaya, üç beş saat susuzluğa dayanamazlar. Oruç sabır, sabır ise, irade gücü, dayanıklılık ve nefse hakimiyet demektir. Oruçla kazanılan sabır, hem elem ve kedere tahammül; hem de arzu ve iştihalara karşı koyma gücü verir. Sabır, ümit kaynağıdır. Sabır sürdükçe, ümit devam eder. Ümidini yitirmeyenler de, bunalmazlar, bunaltmazlar, gam ve kedere boğulmazlar.

10 Temmuz 2013 00:00:00

Ömründe hiç oruç tutmamış olanlar; bir öğün aç kalmaya, üç beş saat susuzluğa dayanamazlar. Oruç sabır, sabır ise, irade gücü, dayanıklılık ve nefse hakimiyet demektir. Oruçla kazanılan sabır, hem elem ve kedere tahammül; hem de arzu ve iştihalara karşı koyma gücü verir. Sabır, ümit kaynağıdır. Sabır sürdükçe, ümit devam eder. Ümidini yitirmeyenler de, bunalmazlar, bunaltmazlar, gam ve kedere boğulmazlar.

HAZIRLAYAN: SABRİ GÜLTEKİN

Günün Ayeti "Allah, adaletle davranmayı, iyilik yapmayı ve akrabaya bakmayı emreder; çirkin işleri, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Düşünürsünüz diye Allah size öğüt veriyor."(Nahl, 90)

Günün hadisi "Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder." (Buhari, İman)

Oruç Farsça'daki ru00fbze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Arapça'sı savm ve sıyamdır. Savm kelimesi Arapça'da "bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek" anlamında kullanılır. Fıkıh terimi olarak ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir.

"Kendini tutmak, engellemek"

İmsak, Araçaa'da, "kendini tutmak, engellemek" anlamına gelir. Orucun temel unsuru da (rükün) bu anlamdır. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından (yeme içme ve cinsel ilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, tan yerinin ağarması vakti olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir.

Helalin haram olduğu vakit

İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur. Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir. İmsakin, ikinci fecirle başlayacağı konusunda fakihler arasında görüş birliği olmakla birlikte, kimi fakihler bu hususta, daha ihtiyatlı olduğu gerekçesiyle fecr-i sadıkın ilk doğuş anına, kimileri ise oruç tutanlar lehine olduğu gerekçesiyle ışığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar edilmesini önermişlerdir. Ayette orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir: "...Fecrin beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (siyahlığından) ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; sonra, akşama kadar orucu tamamlayın..." (Bakara, 187).

Açlığın bir amacı olmalı

İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı olmalı ve bu iş bilinçli olarak yapılmalıdır. Bu amaç ve bilinç, orucun Allah rızası için tutuluyor olmasıdır ki, kısaca "niyet" tabiri ile anlatılır. Bu amaç ve bilinç olmadığı zaman, mesela imkan bulamadığı için veya perhiz, rejim, zindelik gibi başka amaçlar için bu üç şeyden (yeme, içme, cinsel ilişki) uzak durmak oruç olarak değer kazanmaz.

İslam beş şey üzerine kurulmuştur

Oruç, Peygamberimizin hicretinden bir buçuk sene sonra Şaban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslam'ın beş şartından biridir. Peygamberimiz bu hususu "İslam beş şey üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık etmek; namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenler için Beytullah'ı ziyaret etmektir (hac)" diyerek bildirmiştir. (Buharu00ee, "u00ceman", 34, 40; "İlim", 25; Müslim, "u00ceman", 8).

Orucun farz kılınışının delilleri

Orucun farz kılındığını bildiren ayetler şunlardır: "Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (Bakara, 183-184).

MAHYA GELENEĞİ

Arapça "hayat, canlılık" manasına gelen mahyanın, bizim bahsedeceğimiz şekildeki, manası Farsça'dan gelmektedir. Lu00fbgatte, yalnız Ramazan ayına mahsus olmak itibariyle buna "aylık" manasına "mahya" denilmiştir. Aslı "mahiye"dir. Ramazan aylarına has olarak çifte minareli camilerde, iki minare arasına gerilen iplere, eskiden kandiller, zamanımızda ise, elektrik ampullerin asılması suretiyle yazılan yazı veya çeşitli motiflerdir mahyalar. Genellikle Ramazan ayının geldiğini anlatan ve dinu00ee olmasa da, dine ait bir çok ayet, hadis ve güzel sözlerin yazıldığı mahyalar, bu itibarla bir şeair-i Ramazan'dır. Hoş Geldin Ramazan, Oruç Tut Sıhhat Bul, kelime-i tevhid vs. gibi yazılarla, hem Ramazan'ın geldiği hatırlatılır, hem de Müslümanlara güzel söz ve nasihatlar verilir.

Yaygın ravayete göre, Sultan I. Ahmed döneminin meşhur hattatlarından Fatih Camii müezzini Hafız Kefevu00ee son derece sanatkarane işlemiş olduğu bir levhayı padişaha sunar. Levhayı çok beğenen Sultan I. Ahmed Kefevu00ee'den levhayı ışıklandırarak kendi yaptırdığı Sultanahmet Camii'nin minareleri arasına asmasını ister. Kandillerle ışıklandırılan levhanın Sultanahmet Camii'nin minareleri arasına asılmasıyla mahya kurulmuş olur. Dolayısıyla yukarıdaki rivayeti dikkate aldığımızda ilk mahya ya 1616 ya da 1617 yılının Ramazan ayında kurulmuştur.

İlk defa İstanbul'da başta selatin (padişahların yaptırdığı) camilerde kullanılan mahyalar, daha sonra iki minareli olan bütün Anadolu camilerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ve günümüzde de bu güzel adet devam etmektedir.

Esma-ül Hüsna

EL-MELİK: Mülkün sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.

EL-KUDDÜS: Her türlü eksiklik ve ayıplardan münezzeh olan.

EL-SELAM: Her çeşit afet ve kederlerden emin olan.

Ramazan ilmihali

ORUCUN FARZLARI

1- Niyet etmek,

2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak,

3- İmsak vaktinden güneş batana kadar orucu bozan her şeyden sakınmak.

ORUCUN SÜNNETLERİ

1. Sahuru geç yemek.

2. İftarı hurma veya su ile namazdan önce ve acele ile yapmak.

3. Zevalden sonra misvak kullanmamak.

4. Ramazan ayında bol bol infak ederek cömert olmak.

5. Kur'an'ı çok okumak.

6. İtikafa girmek; her Ramazan'ın son on gününde itikafa girmek daha da faziletlidir.

ORUCUN ÇEŞİTLERİ

Üç türlü oruç vardır. Avam'ın orucu, Havas'ın orucu, Havassü'l-Havas'ın orucu.

1) Avamın orucu

Sadece orucu bozucu yemek-içmek gibi maddi şeylerden kaçınmakla yetinirler.

2) Havas'ın orucu

Sadece Avam'ın kaçındıklarından kaçınmakla kalmazlar. Onlar bütün (uzuvlarıyla) oruçludurlar. Mesela, oruçlu ağızlarıyla asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, birinin ayıbına bakmazlar, bilseler bile açıklamazlar. Ayaklarıyla haram yola gitmezler. Elleriyle haram şey tutmazlar.

3) Havassü'l-havas'ın orucu

Havas'ın orucu ile aynı şeyleri yaptıkları gibi kalpleriyle de aynı titizliğe sahip olurlar. Kalplerine Allah'tan, Allah rızasından gayrı bir şey getirmemeye gayret gösterirler. Mübah olan dünyevu00ee sohbetler bile onlara orucu bozucu hallerden sayılır. Gönüllerine dünya endişesi sokmazlar. Ahiret saadetinden gayrı şeyi akıllarına getirmemeye ehemmiyet verirler. Şayet dünya endişesi, para arzusu, mal, can hissi kalplerine gelirse çok üzülürler, oruçlarını yaraladıklarını kabul ederler.

Fıkıh Penceresi

DOÇ. DR. MUSTAFA TEKİN

Oruç nedir?

-İmsak Vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsi münasebetten uzaklaşmak suretiyle kişinin Allah'ın rızası ve yakınlığını aramasıdır. Bunlarla birlikte oruç, dedikodu, kötü söz, fuhşiyat; velhasılı kötülüklerden uzaklaşmak suretiyle kemale erer. Oruç kişiyi kötülüklerden uzaklaştırmıyor ve arınmasına vesile olmuyorsa, o sadece biyolojik bir açlıktan ibaret kalır.

Oruç tutmak kimlere farzdır?

- Oruç bedenle yapılan bir ibadettir. Oruç, akıl baliğ olmuş (yani akli muhakemesi yerinde ve 15 yaşını bitirmiş) sağlığı yerinde tüm erkek ve kadın müslümanlara farzdır.

Ne tür hastalar oruç tutmaz?

- Yaşı ve sağlığı oruç tutmak için elvermeyenler oruç tutamazlar. Oruç tuttuğu zaman, sağlığına zarar gelecek kişiler tutamazlar. Kişiler bu konuda kendilerinin oruç tutup tutamayacaklarını bilebilirler. Önemli olan oruç tutmak için gayret etmektir. İslami hassasiyeti olan doktorların "tutmasın" dediği hastalar doktorların bu tavsiyesine uymalıdırlar.

Doktorunuzdan Tavsiyeler

PROF. DR. SEFA SAYGILI

Orucun tedavi edici özellikleri

Oruç tutmak tabiatın en eski tedavi metotlarından biridir. Hayvanlar hastalandıklarında içgüdüleriyle oruç tutarlar. Oysa insanlar tabiatlarından uzaklaştığı için, hastalandıklarında içgüdülerinin yönlendirmesiyle iştahın azalmasına ayak uydurup bedenin temizlenebilmesi için oruca girecekleri yerde, "kuvvet kazanmak" amacıyla ona daha çok besin yüklemeye çalışırlar. Sadece İslamiyet'te değil, bütün dinlerde oruç vardır. Oruç semavi dinlerle sınırlı da değildir. Dini rehberler çağlar boyunca sadece sağlık için değil, fakat zihinsel ve ruhsal arınma için de sık sık oruç tutmuşlar. Çünkü onların çoğu, çok yemek yemeyi, çok konuşmayı ve çok uyumayı sevmez. Yunan filozofları Sokrat, Eflatun ve Pisagor, önemli zihinsel çalışmalarda ve özel sınavlara girmeden önce daima oruç tutarlardı. Çünkü oruç tutmanın zihni gücü artırdığını biliyorlardı. Büyük Yunan Matematikçisi ve Filozofu Pisagor Okült ruhsal bilimler öğrenmek için Mısır'a gittiği zaman, ilk 40 gün oruç tutması şart koşuldu. Çünkü bir Mısırlı üstad, "Sana öğreteceğimiz şeyleri kavrayabilmen için 40 gün oruç tutman gereklidir" diye açıklamıştır. Hıristiyanlık'ta ve Musevilik'te de oruç vardır. Hz. Musa, Sina Dağı'nda 10 emri almadan önce 40 gün oruç tutmuştur.

Tebessüm

Temel imam olursa...

Temel köyde imamlık yapıyormuş. İftar saati yaklaşmış bütün köylü de oturmuş iftar açmak için ezanı bekliyormuş. Temel çıkmış minareye:

- Allahu ekber, Allahu ekber...

Köylü Temel'in sesini duyunca Bismillah deyip oruçlarını açmışlar. Biraz sonra minareden Temel'in sesi gelmiş:

- Allahu ekber, Allahu ekber, ses deneme 1-2-3, ses deneme...

Mani

Hakk'ın bize ihsanısın

Hem ayların sultanısın

Sen bir saadet kanısın

Ey mahı sultan merhaba

Eski cami direk ister

Söylemeye yürek ister

Benim karnım tok ama

Arkadaşım börek ister

Yorumlar

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement