Türkiye devlet aklıyla hareket ediyor! Yunanistan'ın planları suya düştü

Türkiye devlet aklıyla hareket ediyor! Yunanistan'ın planları suya düştü

Mısır'la Türkiye arasındaki anlaşmanın Yunanistan'ın tüm planlarını çöpe atacağını belirten Uzmanlar: "Doğu Akdeniz'de en uzun kıyıya sahip olan iki ülke; Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmeye doğru gitmesi Lübnan ve Filistin dahil bölgede herkesin kazanması anlamına da geliyor."

15 Mart 2021 12:30:00

Mısır'la Türkiye arasındaki anlaşmanın Yunanistan'ın tüm planlarını çöpe atacağını belirten Uzmanlar: "Doğu Akdeniz'de en uzun kıyıya sahip olan iki ülke; Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmeye doğru gitmesi Lübnan ve Filistin dahil bölgede herkesin kazanması anlamına da geliyor."

 HABER: ÖZLEM DOĞAN

Mısır’da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te küresel güçlerin piyonu cuntacı Sisi tarafından darbeyle devrilmesine Türkiye büyük tepki gösterdi. Mısır ve Türkiye arasında sekteye uğrayan diplomatik ilişkiler, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun "Mısır’la diplomatik düzeyde temaslarımız başladı” açıklamasının ardından iki ülke arasında yeniden kurulabilecek temasları gündeme getirdi. Türkiye-Mısır ilişkilerinde yaşanacak olası süreci Çağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Arslan, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger ve Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer Milat’a değerlendirdi.

 PROF DR ESAT ARSLAN_7baa34bdd12ceda7b0bf7cd005ce561f.jpg

Bu adımla Lübnan ve Filistin de kazandı

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet geleneği olarak ‘güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğu’ ilkesini benimsediğini ifade eden Prof. Dr. Esat Arslan,  “Devlet aklı gereği Mısır’ın bir saygı çerçevesinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hakkaniyet çerçevesinde atmış olduğu adımı benimsemiş olması, Türkiye’nin tek taraflı olarak ilan ettiği kıta sahanlığı sınırlarının BM tarafından tescil edilmiş olduğunu da tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıkça göstermektedir. Bu durum bir öngörüdür. Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip olan iki ülke; Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmeye doğru gitmesi Lübnan ve Filistin (Gazze) dahil bölgede herkesin kazanması anlamına da gelmektedir” dedi.

 PROF DR İRFAN KAYA ÜLGER_5acdc61972ca4d9d03963798520b98d2.jpg

Herkes susarken Türkiye tavır koydu

Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin 2013 yılından beri karşılıklı olarak maslahatgüzar seviyesinde devam ettiğini belirten Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, “Türkiye 2013 yılında Mısır’da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi deviren askeri darbeyi sert biçimde kınadı ve uluslararası toplum adına karşı çıktı. Türkiye, ABD ve Batılı devletlerin oportünist yaklaşımlarından farklı olarak ilkeli bir tavır ortaya koydu. Mısır halkının siyasi iradesini yansıtmayan askeri cunta idaresini açıktan ve yüksek sesle eleştirdi. Bu olayın ardından iki ülke arasında diplomatik ilişkiler minimum seviyeye indi. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz dönemde zamanın ruhu, tarafların yeniden işbirliği ve diyalog içerisine girmesini zorunlu kılmıştır denilebilir” ifadelerini kullandı.

 

Türkiye, hassasiyetini bugün de koruyor

Türkiye’nin, demokrasi ve halkın iradesinin sandığa yansıması konusundaki hassasiyetini bugün de koruduğunu kaydeden Ülger şu şekilde konuştu: “İki ülke arasında yeniden canlanan diyalog, ilk olarak diplomatik ilişkilerin seviyesinin yükselmesine yol açacak. Ardından da Mısır’ın 6 Ağustos 2020’de Yunanistan ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasında uğradığı kaybın telafisi için Türkiye ile yeni bir kıta sahanlığı anlaşması yapacağını düşünüyorum. Türkiye ile yapılacak anlaşma Mısır’ın deniz üzerinde uğradığı kaybı telafi edecektir. Taraflar arasında  pragmatik bir perspektife dayanan yakınlaşmanın yakın gelecekte daha ileri boyutlara taşınabileceğini düşünüyorum.”

 DR ERAY GÜÇLÜER_ec57ed845ef595763444e6e2a05d5d63.jpg

Yunanistan’ın kıta sahanlığı artık gayrimeşru

Mısır’ın Türkiye’nin kıta sahanlığına bitişik 18. parseli ilan etmesinin Yunanistan’ın Ege’de dayatmaya çalıştığı kıta sahanlığını çöpe attığını vurgulayan Dr. Eray Güçlüer, “Türkiye, Mısır üzerinden ilan etmiş olduğu kendi kıta sahanlığına uluslararası bir meşruiyet sağladığı gibi, Yunanistan’ın Meis Adası’nı esas alarak ilan etmeye çalıştığı kıta sahanlığı da gayrimeşru bir duruma düşmüş oldu. Mısır, geçtiğimiz yıl Yunanistan’la yaptığı deniz yetki alanlarının belirlenmesi anlaşmasından vazgeçmek suretiyle Yunanistan’a bırakmak zorunda kaldığı 21 bin beş yüz kilometrekarelik deniz alanını da tekrar elde etmiş oldu” şeklinde konuştu.

 

Kıbrıs’ın haklarını gasp edemeyecekler

Mısır, İsrail, GKRY ve Yunanistan arasında Türkiye’ye karşı oluşan siyasi ittifakın çöktüğünü ifade eden Güçlüer sözlerini şöyle noktaladı: “Bundan sonraki süreçte Lübnan ve İsrail’le benzer anlaşmaların yapılması söz konusu olabilir. Bu da GKRY’nin tek taraflı olarak ilan etmeye çalıştığı MEB ve bunun üzerinden Kıbrıs’ın hakkını gasp etme girişimi de sonuçsuz kalacaktır. Mısır’ın teknik donanımı olmadığı için kendi kıta sahanlığından enerji çıkaramıyor. Türkiye’nin ise Türk personel tarafından işletilen altı adet sismik araştırma ve sondaj gemisi var. Türkiye ile Mısır arasında ortak enerji çıkarılması konusunda bir anlaşma olursa, çıkarılacak olan enerjinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya gönderilmesi EAST MED projesini de çöpe atar. Türkiye kendi kıta sahanlığını uluslararası ortamda kabul ettirmiş olacağı gibi Doğu Akdeniz’de de Yunanistan’a karşı ciddi bir durum üstünlüğü elde edecektir.”

 TÜRKİYE KITA SAHANLIĞI_8abdd47e597f36d30740f62b037ab018.jpg

Yorumlar

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement