Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement
Diyanet Vakıf

Yeni FETÖ'ler çıkmasın tarikatlar serbest olsun

Yeni FETÖ'ler çıkmasın tarikatlar serbest olsun

Ülkemizin manevi önderlerinden Nakşibendi Şeyhi Fazlı Arslan Hoca, sorularımızı cevapladı.

23 Ocak 2017 13:56:00

Ülkemizin manevi önderlerinden Nakşibendi Şeyhi Fazlı Arslan Hoca, sorularımızı cevapladı.

Türkiye'nin manevi mimarlarından Nakşibendi Şeyhi Fazlı Arslan Hoca ile tarikatler ve tasavvuf üzerine hasbihal gerçekleştirdik.

-Efendim öncelikle sizi tanımayanlar olabilir. Kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Fazlı Arslan. Tokat Niksar 1956 doğumluyum. İlk ve ortaokulu Tokat Niksar'da okudum. Liseyi de İstanbul'da bitirdik. Sonrasında ticari hayata atıldık. 22 yaşlarında Sivaslı İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Efendi'nin müritlerinden Bünyamin Yıldırım Efendi ile tanıştık. Sonrasında da 14 sene yanında oldum. Sohbetlerinde yetiştim. Bize Bünyamin Efendi'nin yolundan gidiyoruz. Gitmeye çalışıyoruz.

-Vakfınızın faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Bünyamin Kerem Vakfımızı daha yeni kurduk. Çeşitli yerlerde faaliyetlere başladık. Okullar açtık, camiler yaptık, yapıyoruz. Tasavvuf sohbetleri yapıyoruz. Talebe yetiştirmeye çalışıyoruz.

-15 Temmuz FETÖ'nün hain bir darbe teşebbüsü hakkında neler söyleyeceksiniz?

FETÖ gibi yapılanmalar İslam'ın önünü kesmek için kurgulanmış oluşumlardır. Bunu 28 Şubat'ta da farkı karakterler üzerinden yaptılar. Bunların kimler tarafından yapıldığı da malum. Şimdi de aynı şeyi FETÖ ile yapıyorlar. FETÖ'nün din ile iman ile ilgisi yok. Biz FETÖ'yü 1974'den beri tanıyoruz. Hiçbir zaman gerçek Müslümanlarla yan yana olmadılar. Milletin paralarını himmet adı altında toplayıp, kafirlere verdi. Kendi kirli çıkarları için kullandı.

-Sözde Müslüman görünen bir yapının kendi devletine ve ümmete ihanet etmesini neye bağlıyorsunuz?

Kontrolsüzlüğe! Biz şunu istiyoruz: Tasavvuf ve tarikat faaliyetleri serbest olsun. Nasıl ki Osmanlılarda tasavvuf ile ilgilenen bir devlet görevlisi varsa, bu Türkiye'de de olsun. Tarikatler bu ülkenin gerçeği. Biz resmi olsun istiyoruz. Tarikatler resmi olursa denetlenmesi de kolay olur. Yeni FETÖ'ler doğmaz. Bizler dinini, devletini seven adamlar yetiştiriyoruz. Gemi bizim gemimiz. Bu geminin sağlamlığı için uğraşıyoruz. FETÖ sadece bize değil bütün İslam ümmetine karşı bir tehlikeydi. Devlet bizi resmileştirsin istiyoruz. Bunu derken de bizi kimsenin yaşayışına karışalım demiyoruz. Biz tebliğ ile memuruz, icbara değil. Biz kimsenin yaşantısına karşı değiliz.

-FETÖ'cü hainlerin rüyalarla kendilerini motive etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

FETÖ'cülerin birbirilerini motive etmek için rüyalara dayandırdıkları argumanlar tamamı ile yalan. İslam dinin kendilerine zırh edinerek, kutsallarımızı dillerine dolayıp bayağılaştırarak halen bize darbe vurmanın derdindeler. Bir Müslüman böyle bir yanlışa inanmaz. İnanamaz. Resullulah ın gayri ahlaki kıyafetler içinde türkü şarkı söyleyen kızların olduğu yere geleceğini söylemek abesle iştigaldir. Bu insanların cehaletinden kaynaklanıyor.

-Tarikat yapısında mürşid ne yapsa doğrudur gibi bir algı var mıdır?

İslam dininde yanlış yapıldığı zaman uymak diye bir şey yoktur. Uyarmak ve düzeltmek vardır. Yoksa da uzaklaşmak vardır. Desteklemek mümkün değildir. Öbür türlüsü mürit mürşit ilişkisinden çıkar. Sapkın bir hal alır. Allah bunu asla istemez.