Hain Kemal(!)

Değerli okurlarım CHP milli güvenlik sorunu oldu diyenleri halkı çıkarırcasına savruldukça savruluyor.

Etrafımızı saran ateş çemberi ve üçüncü dünya savaşına doğru artan hızla giderek yaklaşıldığı bugünlerde, CHP’nin öncelikli sorunu memleket millet olmaktan çok uzak ve ekseni kaydıkça kayıyor.

Geçen hafta bir televizyon kanalına davet edilen Kılıçdaroğlu’nu sorgulayan gazeteci kisveli üç silahşorun şarjörlerinden ard arda boşalttıkları kurşundan da tesirli sorulara verdiği cevaplar sırasındaki duruşunu görünce hey gidi günler heyyy demekten kendimi alamadım.

Sanki sanık sandalyesinde, sorgulanmak için davet edilmiş ve her bir soru adeta kurşun ve direk kalbine isabet ettiriliyor.

Sanık(!) ise gayet rahat sorulması bile insana ağır gelecek tüm sorulara içtenlikle cevaplar veriyor ama sorgucuları tatmin etmek ne mümkün.

Yıllarca CHP dendiğinde yaşanmışlıklarımdan dolayı tüylerim diken olurken ve Kılıçdaroğlu’na hiçbir zaman sempati duymazken geçen gece farklı bir duygu ile hem CHP ye hem Kılıçdaroğlu’na acıdım.

Cumhuriyetimizin kurucu partisi olmakla övünen CHP sanki geçmiş dönemlerde millete yaşattıklarının bedelini ödüyor.

Ahı tutan mazlumların bedduası kabul olmuş, CHP’liler kendi elleri ile kendilerini cezalandırıyor.

Merhum Kadir Mısıroğlu üstadımızın sohbetleri de bahsettiği gibi CHP artık iflah da ıslah da olmaz. Her gelen de gideni aratır ben görmesem de sizler görürsünüz diyerek yüreğimize su serperdi.

O günler bugünler olsa gerek.

Şunu itiraf etmeden de geçemeyeceğim. Kılıçdaroğlu Özgür Özel’e bin basacak kadar daha tutarlı ve daha aklıselim tarafında bir duruş sergiliyor.

Kurşun gibi sorulara cevap verirken bunu görmemek nankörlük olur.

Gazeteci kisveli sorguculara da acıdım. Akıl süzgeçleri yalama olduğundan olsa gerek tescilli yalanlarla konuyu eğip bükerek dağıtıp Erdoğan’a ve yargıya getiriyorlar. Kendi batırdıkları merteği sorgulamak varken Kılıçdaroğlu’nun gözündeki zerreyi suçluyorlar.

Sorgucu bir aceze ise konu ile uzaktan yakından ilgisiz ve tamamen düzmece bir hayalden mülhem bir soru soruyor. Tutuklularla ilgili

Çıplak arama yapılmadığı belgelerle ortaya döküldüğü halde bu yalanı ortaya atarak Kılıçdaroğlu’nu güya sıkıştırıyor.

Aldıkları görev gereği üç silahşor seçtikleri kelimelerle kurdukları sorgu cümleleri ile hem yalan hem yanlış ve hem de hayali ipe sapa gelmez saçma sorular ile Kılıçdaroğlu’nu bile çileden çıkartarak sesinin yükselmesine sebep oldular.

İki saatten fazla bir sürede devamlı suçlanan ve sorgulanan Kılıçdaroğlu, sözde CHP’liler için kâbus olsa da, özde CHP’lilere umut olmuştur.

Soru yağmurundan fırsat bulduğunda sarf ettiği iki üç cümleyi değerli buluyorum.

“CHP arınmalı.

Bu mümkün olur mu onu zaman gösterecek.

CHP fetö kumpasından kurtulmalı. Bunu da zaman gösterecek.

Geçmiş dönemde yaptığım hatalardan dolayı milletimden özür diliyorum.”

Gazeteci kisveli üç silahşöre Kılıçdaroğlu fırsat buldukça kalemini satmış sözde gazetecileri aklıselime davet etti.

Ülke gerçekleri ile ilgili, dış politika ile ilgili sorular sorun dedi demesine ama sorgucular aldıkları emir gereği hareket ettiler.

Emri veren Silivri çapsızıydı o icra edildi. Silivri’deki kifayetsiz muhterisin ülke gerçekleri ile ilgili bir kaygısı ve tasası yok. Varsa yoksa yalan dolan hırsızlık ve yolsuzlukların örtülmesi.

Özgür Özel ise vazifesi icabı görevini harfiyen yerine getirdiği için Kılıçdaroğlu’nu madara edecek programı takip etmiştir.

Umduklarını bulduklarını sanmıyorum. Bence kendileri madara oldu. Etme bulma dünyasında yedikleri herzelerin bedelini ödediler umarım.

Ummadık taş baş yarar derler. Bu program aklıselimi uyandırır, ülke ve memleket sevdalısı milletimizin hafızasında iz bırakır umudu içindeyim.

Büyük konuşmamak lazımmış. CHP nin hali pürmelaline Acımam üzülmem sanıyordum. Büyük konuşmuşum. Kılıçdaroğlu’na da CHP ye de hem acıdım hem üzüldüm.

CHP kendi bindiği dalı keserek yaşadığı ve yaşattığı tüm sorunların suçlusu olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu göstermekle kalmadı.

Dün bir gurup kendini bilmez provakatörün dümen suyuna düşüp hain yaftası ile yaftalayarak Kılıçdaroğlu’nu yuhaladılar. Dün öve öve göğe çıkardıkları başkanlarını yerin dibine batırdılar.

Ben şahsen Kılıçdaroğlu’nun 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ki inadım inat tutumunu ve her iki yanına oturttuğu iki beceriksizinde önünü kestiği için müteşekkirim.

Çeyrek asırlık icraatları ile halkın teveccühü kazanmasına rağmen malum güruhun müzmin hastalığı olan Erdoğan düşmanlığını oya çevirmek isteyen bu iki aceze bu sayede milletin yakasından düştü.

Biri Silivri’de dövünürken diğeri de konacak dal aramakla meşgul.

Her ikisi de ülkemiz için büyük tehlikeydi çok şükür ucuz atlattık.

Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.