Halk Silahlandırılmalı!

0

15 Temmuz kalkışmasına benzer muhtemel saldırılara karşı ciddi direniş gösterebilmek için halkın silahlandırılmasının kaçınılmaz, savaş stratejilerinin öğretilmesinin devletin öncelikli projesi olması gerektiğini düşünüyorum.

Dünya'yı kutuplar arası güç dengelerine ayırıp pay almak isteyenlerin verdiği savaşın tam ortasında varlık mücadelesi veren bir ülkenin halkı olarak kendimizi gelişmelerden soyutlayamayız. Büyük tehlikeler bizi bekliyor...

Küresel aktör olmayı mazlumların kanını dökmek olarak algılayan, kirli oyunlar kuran ülkelerin planlarından, gizli hedeflerinden haberdar olmak, onlara alternatif stratejiler geliştirmek bu coğrafyada varlığımızın devamı için kaçınılmaz şartlardandır.

Gerçekte, dünya söylenildiği gibi bir çok kutuptan oluşmuyor. İki kutuplu bir dünyada varlık mücadelesi veriyoruz. İyiler ve kötülerin mücadelesinin verildiği bir dünya. Dünya kurulalı beri değişmeyen bir hakikat bu. Mazlumların zalimlere karşı, hakkın batıla karşı, iyilerin kötülere karşı verdiği bir savaş bu.

Zaferin şartı, düşmanın silahı ile silahlanmak, hatta onlarınkinden daha donanımlı olmaktır. Sonra da sabırla mücadeleye devam etmek, gelişmelere hazırlıklı bir konumda sürekli yenilenmek zaferin en önemli işaretleridir.

Anadolu'ya gelirken hak ve adalet için gelmişiz. Gelirken de elimizi kolumuzu sallayarak değil, silahlı bir şekilde zamanın en modern silahları ile donanmış vaziyette gelmişiz.

Bizansın zulmünden ezilen halklara yardımcı olmak, onlara rahat bir nefes aldırmak için kılıçlarımızla sınır boylarına yerleşmiş, gece gündüz demeden akınlar düzenlemişiz.

Bugün de Suriye'de aynı mücadeleyi veriyoruz. Bu coğrafyada zalimlerin taşeronluğunu yapanlar tamamen sökülüp atılıncaya, onların emellerinin yok edilmesine kadar bu mücadele devametmelidir.

Pehlivan güreştikçe güçlenir. Savaşçı savaştıkça stratejiler öğrenir. Savaş bir bakıma gelişmenin, büyümenin, güçlenmenin de garantisidir. ABD, NATO, AB, yada farklı bir topluluk niye güçlü olduklarını düşünürler? Sorunun cevabı çok basit. Sürekli savaşıyorlar, sürekli antıraman halindeler de ondan. Biz de unuttuğumuz, yada unutturulmaya çalışılan savaşçı ruhumuzu diriltmek, canlandırmak zorundayız...

15 Temmuz'da o ruh uyandı. Artık o ruhun mücadele için eğitilmeye, donanımlı hale getirilmeye ihtiyacı var. Güçlü silahlarla saldırıya geçebilecek düşmanlara karşı bu ruhun aynı şekilde güçlü silahlarla hazır bekleyişte olması en doğal yaşam hakkıdır.

Bu şehit kanları ile sulanan vatanın kıymetini bilen her bir ferdini ırk ayrımı yapmadan, Kürdü ile Türkü ile imanlı Şehit Ömer Halisdemir'ler haline getirmeliyiz. 15 Temmuz gecesi silahı elinde olmasaydı Ömer'in, ilk kurşun da atılamayacak, belki de zafer hezimetle sonuçlanacaktı.

Artık günün aydınlığı gibi hepimiz biliyoruz ki, 15 Temmuz saldırısı basit bir FETÖ taşeronlarının saldırısından ibaret değildir. Bu saldırı tarih boyunca farklı isimler adı altında savaştığımız düşmanların ön saldırısıydı.

Allah'ın yardımı ile bu millet tek yürek olmuş ve bu saldırıyı atlatmıştır. Ama bitmemiştir ve bitmeyeceğini de tarih boyunca biliyoruz. Doğru yolda ve Hak yolun temsilcisi olduğumuz müddetçe de bu saldırılar olacak ve olmaya da devamedecektir.

Köleliği asla kabul etmeyen bir millet olduğumuza göre, savaşa hazırlıklı olmak zorundayız.

Bu milleti savaşa hazırlıklı kılacak da halkın değerlerine saygı duyan devlet iradesidir. Bu devlet iradesi şu anda halkın değerleri ile aynı hassasiyetleri paylaştığına göre, acilen halkını silahlandırmalı, eğitimden geçirmeli, okullarda savaş stratejilerini öğreten dersler konulmalı, sivil savunma kursları zorunlu hale getirilmeldir.

15 Temmuz kalkışmasında satılmışların, ajanların, hepsinin rütbeli subaylardan olduğunu da hatırlarsak, bu ülkeyi, bu vatanı koruyacak olanların da yine bu ülkenin halkı olduğunu unutmayalım...

Silahsız halk, tankların önlerine yatabilen, kurşunlara vücutlarını siper edebilen, askeriyenin ve polis teşkilatının içine sızmış ajanları deşifre edebilen bu halk 15 Temmuz'da büyük bir zafer kazandı. Hem de elinde hiçbir maddi silahı olmadan.

Eğer bu halk bir de, savaş sıtratejileri öğretilerek silahlandırılırsa, değil Roma, yedi kıtaya hakim oluruz evelAllah... Kimse de bu şehit kanları ile sulanmış vatana değil saldırmak, hayalini bile aklından geçirmeye cüret edemez...