Ekonomi

Bakan Şimşek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, stopaj indirimine yönelik beklentilere ilişkin 'Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. Çok net bir şekilde. Onun için şu anda bizim gündemimizde stopaj yok. Ne stopajda artış ne stopajda indirim, şu anda bir gündem maddemiz değil.' dedi.

Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bölgedeki savaşın, özellikle Hürmüz Boğazı'nın üretim ve tedarik merkezi olması nedeniyle küresel ekonomiyi derinden etkilediğine işaret eden Şimşek, 'Ateşkese varılmış olması memnuniyet verici ve inşallah bu süreç suhuletle tamamlanır. Fakat bu şekliyle bile dursa tedarik zincirindeki kırılmaların kriz öncesi seviyelere geri dönmesi, ürüne göre farklılaşmakla birlikte büyük ihtimalle aylar alacak.' diye konuştu.

Şimşek, bu risklerin etkisiyle küresel enflasyon beklentilerinin yükseldiğini aktararak, 'Küresel enflasyonun yükselmesi riskiyle karşı karşıyayız. Çünkü maliyetler artıyor, ham madde fiyatları artıyor.' ifadesini kullandı.

Enflasyon beklentileri yükseldiğinde küresel finansal koşulların sıkılaştığına ve küresel büyümeye ilişkin tahminlerin aşağı yönlü risk taşıdığına dikkati çeken Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Risk iştahının azalması, birçok gelişmekte olan ülkeden fon çıkışını tetikliyor. Doların güçlenmesi bu dönemde önemli. Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman eğer bu şok devam ederse, ateşkes şu anda sağlandı ama bozulursa, petrol fiyatının 118 dolar veya üstü olması, onunla ilişkili doğal gaz, diğer ham madde fiyatları, büyük ihtimalle küresel büyümede düşüş, küresel enflasyonda yükseliş, stagflasyon, küresel resesyon riskini bile içerir. Umarım ateşkes sürdürülür, nihai bir anlaşma yapılır. Bu durumda da hızla küresel ekonomideki beklentiler olumluya döner ki şu anda baz senaryo o. Körfez'de etkilenen tesislerin tadilatı, yeniden işlevsel hale gelmesi biraz zaman alsa da hızlı şekilde bence fiyatlara yansır. Nitekim dün de gördünüz. Onun için burada önemli olan bu ateşkesin devamıdır. Bununla birlikte tekrar o tedarik zincirlerinin inşasıdır.'

Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik temellerinin genel olarak sağlam olduğunu bildirerek, 'Ortalık yatışınca hangi ülkenin hikayesi var, hangi ülkenin makroekonomik politikaları sağlıklı, hangi ülkenin temel dengeleri yani bütçe dengesi, dış denge gibi hususları güçlü. Buralara bakılacak. Türkiye'de risk fiyatlaması dün çok çarpıcı şekilde indi. Bu şu demektir: Aslında fiyatlanan Türkiye'ye özgü bir husus değil. Türkiye'nin makroekonomik temellerine bakış oldukça olumlu ama sonuçta bu önemli bir şok ve bu şokun hem bölgede hem de küresel olarak etkileri fiyatlanıyor. Onun için burada risk iştahının tekrar dönme ihtimali yüksek.' değerlendirmesinde bulundu.

'Geçen sene rüşdümüzü ispat ettik'

Türkiye'nin şokları yönetme kapasitesinin iyi olduğuna işaret eden Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

'Geçen sene rüşdümüzü ispat ettik. Geçen sene gerek içeride gerek dışarıda çok önemli şoklar yaşandı. Bölgesel anlamda baktığımız zaman 12 günlük savaş var. Belki bugünkü gibi etkili olmadı ama o da önemliydi, ticaret savaşları mesela risk iştahını çok etkiledi, büyük bir belirsizlik yarattı. Geçen sene kuraklık şokuyla karşı karşıya kaldık. Hatta zirai don şokuyla karşı karşıya kaldık. Listeyi kabartabiliriz ama geçen sene bu program bütün bu şoklara karşı rüşdünü ispat etti. Bir taraftan da aslında bizim şokları yönetme kapasitemizin gerçekten güçlü olduğunu ortaya koydu.'

'Piyasaların sağlıklı işleyişini önceliklendirdik'

Şimşek, savaşın başladığı günün hemen ardından bütün ilgili birimleri bir araya getirerek Finansal İstikrar Komitesi'ni topladığını söyledi.

Toplantıda şokun, savaşın Türkiye'ye etkilerini sınırlamak için neler yapılması gerektiğini kararlaştırdıklarını belirten Şimşek, 'İçeride ve dışarıda ekonomik aktörlerin tepkilerinin yönetilmesi çok değerli. Onun için piyasaların sağlıklı işleyişini önceliklendirdik.' dedi.

Şimşek, borsanın Güney Kore, Endonezya gibi ülkelere göre çok daha dayanıklı çıktığına işaret ederek, 'Türkiye, gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi bir performans ortaya koydu, bu önemli.' diye konuştu.

'Bu programın özü hayat pahalılığıyla mücadeledir'

Şimşek, Türkiye'nin önemli bir petrol ithalatçısı ve savaşın olduğu bölgeye yakın olduğunu belirterek, 'Şimdi buna rağmen eğer bugün biz bu etkileri sınırladıysak bu proaktif yaklaşımın bir yansımasıdır.' ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ekonomi programıyla elde edilen kazanımların heba edilmesini istemediklerini aktaran Şimşek, 'Bu programın özü hayat pahalılığıyla mücadeledir, dezenflasyondur. Eşel mobil sisteminin Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde devreye sokulmuş olması aslında bizim neyi önceliklendirdiğimizi çok net şekilde ortaya koyuyor. Mazot, benzin gibi bu ana girdi fiyatlarındaki artışı bütçe üzerinden yöneterek sınırladık. Bu, rekabet gücü açısından önemlidir. Bu, enflasyon açısından önemlidir. Eğer eşel mobil sistemini uygulamaya koymasaydık, en son veri itibarıyla örneğin mazotun litresi 103 lira olacaktı halbuki 86 lira. Örneğin benzinin litresi 78 lira olacaktı, halbuki 64 lira. Bütçe üzerinden bunu yönetmeniz için demek ki bütçeyi sağlam hale getirmiş olmanız lazımdı. Hani tampon varsa tamponu devreye alabiliyorsunuz.' değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, mevduat ve fonlardan alınan stopajda indirim beklentilerine yönelik soru üzerine, herkesten kazandıkları ölçüde vergi almaya devam edeceklerini ifade etti.

Özellikle çok kazanandan daha çok vergi alınması yönündeki düzenlemelere devam edeceklerinin bilgisini veren Şimşek, 'Program öncesinde KKM olsun, diğer mevduat türlerinde olsun ya vergi yoktu ya da çok sembolikti. Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. Çok net bir şekilde. Onun için şu anda bizim gündemimizde stopaj yok. Ne stopajda artış ne stopajda indirim, şu anda bir gündem maddemiz değil.' dedi.

Şimşek, vergi borçlarına yönelik yapılandırma taleplerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, şunları kaydetti:

'Zora düşen şirketlerimiz defterdarlıklarımıza başvururlarsa her türlü kolaylığı, taksitlendirmeyi yapıyoruz. Yapılandırmadan maksat, 'Benim nakit akışımda geçici bir sorun var, ben bir zorluk yaşıyorum, bana taksit yapar mısınız?' anlamındaysa bu zaten var, kalıcı. Şu anda kalıcı bir yapılandırma sistemini biz kurduk. Bir vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla. Çok net.'

(Sürecek)