Rüşvet, kumar, uyuşturucu, fuhuş, darbe ve terör atbaşı…
Görevini, unvanını, dinini, diyanetini, bedenini satanlar kurumlaşma yolunda bir hayli mesafe almaktalar.
Adnan Hocacılar…
IBANCILAR…
Esad rejiminin seneyi devriyesinde uzlaşıcıları da defolup gittiler.
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge idealine doğru büyük mesafeler katedilmekte.
Suriye’de SDG terör örgütünün hamileri Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle büyük bir hezimete uğratıldı.
24 Ağustos 2016’da başlatılan Fırat Kalkanı Suriye Ordusunun Fırat nehrinin doğusu ve batısında başlattığı süpürme harekatı ile neticelendirildi.
İsrail’in “terör koridoru paçavraya çevrildi. Türkiye’deki Siyonist etki ajanlarının hevesleri de kursaklarında kaldı.
Terörden nemalanan iktisadi ve siyasi mahfiller bundan sonra da elbette boş durmayacaklar. Fitne çıkarmaya, fitne kazanını harlamaya devam edecekler. Ama insanlık her zaman kazanmaya devam edecek.
Zalim ve mazlum mücadelesi sürecek. Sulh için daima cenge hazır olmak gerektiği şuuruyla hareket edilmesi şartıyla.
Türkiye’nin huzuru bölgenin huzuruna bağlıdır.
Şam, Bağdat, Tahran, Bakü, Kudüs, Bingazi, Bosna, huzurlu ise Türkiye de huzurludur.
Terör olaylarının, ekonomik ve siyasi krizlerin aynı anda bölgede cereyan etmesi bunun en açık delilidir.
1980 darbesinden sonra yapılan seçimlerde, cuntanın iktidar olmasını istediği partinin seçimi kaybetmesinden sonra güçlü bir iktidarın yönetimde olması, “kurdurucu irade”nin planlarını bozduğundan 1984’te PKK terör örgütünün ipini çözüp milletin üzerine saldılar. Aynı tarihlerde Suriye, Irak’ta benzer olaylar tesadüfle açıklanamaz. Bu açıdan bakıldığında 15 Temmuz sadece Türkiye’ni değil, bölgenin ve dünyanın gidişatını değiştirmiştir.
15 Temmuz’da halk iradesine sahip çıkmasaydı şimdi bölgede onlarca İsrailcikler kurulmuş olurdu.
Siyokemalistlerin, “ağlak mücahitlerin”; rüşvet, kumar, uyuşturucu ve fuhuş çetelerinin de müdafiliğine talip olmaları “uzlaşı”nın kollarının nerelere ulaştığını göstermektedir.
Gazze’deki soykırıma ses çıkarmak şöyle dursun gerekçe uydurmaya çalışanların, boykotu boykota kalkışanların İran’daki sokak olaylarında kafalarını çıkarıp katliamdan bahsetmeleri iplerinin kimlerin ellerinde olduğunu da göstermesi açısından ibretlik bir durumdur. Tam bir cürmü meşhuttur. (suçüstü hali) Etki ajanlığının resmidir.
Etki ajanlığına bundan daha açık bir örnek olamaz…
Çünkü İsrail böyle istiyor, “sanatçı görünümlü ajanlar bunlar…
“İran’daki ölümlere kayıtsız kalamazlarmış…”
İnsan olan katletmeye karşıdır.
Çünkü mazluma adı sorulmaz.
Gazze, Suriye, Sudan, Somali, Libya, Suriye ve Karabağ’da insanlık boğazlanıyor neden susuyorsunuz?
Türkiye’de teröre neden karşı değilsiniz?
Neden şehit törenlerinde en önde saf tutup diğer taraftan teröristlerle “uzlaşı” adı altına menfaatiniz icabı halkın parasını aranızda “kırışıyorsunuz”?
Rüşvet, kumar, fuhuş, uyuşturucu hepsi birbirine bağlı yapılar…
*
Her şeyleri halktan.
5 dakikada 200 bin dolar kumarda kaybetmişler.
“Nasıl olsa her zaman aşkta kazanıyoruz.
“Verdimse ben verdim.
“Ne yani?..
Almayalım mı?
Yemeyelim mi?
Herkesi geç Ayşegül’ü seç
Her şey çok güzel olacak” modundalar.
*
Adamın ihtiyacı var.
ABD Başkanı Donald Trump:
“Grönland, Amerika Birleşik Devletleri’nin elinde olduğunda NATO çok daha güçlü ve etkili hale gelir. ABD’nin gücü olmadan NATO etkili bir güç ya da caydırıcı olamaz”
NATO, Grönland'ı almamız için öncülük etmeli.
Grönland, inşa ettiğimiz Altın Kubbe savunma sistemi için hayati önem taşıyor. Eğer biz Grönland’ı elde edemezsek, Rusya ya da Çin bunu yapacaktır. Bu olmamalıdır” diyor.
Daha ne desin adam ya!..