Meclis'te basın mensuplarıyla bir araya gelen Yapıcıoğlu, Terörsüz Türkiye sürecinin uzaması halinde tıkanma riski doğacağını ileri sürerek, mümkün olan en yakın zamanda bu sorunları çözmeleri gerektiğini, şiddet sorunuyla Kürt meselesini birbirinden ayırmak gerektiğini belirtti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın statü meselesine ilişkin ifadelerini değerlendiren Yapıcıoğlu, Bahçeli'nin çıkışının, önceki söyledikleri ve MHP'nin komisyona sunduğu raporla değerlendirilmesi halinde daha sağlıklı bir söylemin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
'MHP'nin komisyon başkanına sunmuş olduğu rapora göre Türkiye'de Kürt meselesi diye bir mesele yoktur. Sadece şiddet sorunu vardır. Eğer sorun sadece şiddet sorunuysa bu sorun kapsamında şiddeti bırakıp siyasi yol ve yöntemlerle, meşru yöntemlerle yollarına devam etmeleri isteniyorsa, kimin şiddeti bırakmasının istendiği sorusu gayet tabii doğal ve anlamlı bir şeydir. Ama eğer sorun değil mesele konuşuluyorsa, yani Kürt meselesi konuşulacaksa ki dediğim gibi MHP'ye göre böyle bir meselemiz yoktur. Bize göre ise var olan bir meseledir ve bir asrı aşmış bir meseledir; o zaman bunun çözümünün konuşulacağı yer elbette Millet Meclisi'dir. Milletin bizatihi kendisi ve onun temsilcileridir. Dolayısıyla sorunun çözüm yolları farklıdır, meselenin çözümü farklıdır. Sorunun kiminle konuşulacağı sorusuna verilecek cevap farklıdır. Meselenin muhatabının kim olduğu ise bambaşka bir şeydir.'
Terör örgütünün silahları bırakıp bırakmadığı ile ilgili son birkaç aydır tartışmalar yaşandığını aktaran Yapıcıoğlu, sürece ilişkin sadece kendilerinin bir kanun teklifi hazırladıklarını ve teklifte tespit ve gözlem kurulu oluşturulmasına yönelik önerilerinin bulunduğunu söyledi.
Yapıcıoğlu, Türkiye'de halkın bütün meşru taleplerini karşılayacak nitelikte, tam bir toplumsal mutabakat ve en yüksek seviyede katılım ile yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, yeni anayasa için tüm siyasi partilerin bir masa etrafında toplanması gerektiğini dile getirdi.
Sahipsiz köpek sorununa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yapıcıoğlu, 'Elbette hayvana merhamet gerekir. Hayvan aç ve susuz bırakılmamalı. O hayvan eğer insan sağlığını tehdit eder noktaya gelmişse durum farklılaşır. İnsanlara zarar vermeyeceği bir tedbir almak gerekir. Eğer insanlardan uzaklaştırmak gerekiyorsa, o hayvan saldırgansa, iyileştirilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir. Bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün. Sorun hayvanların kendisi değil. Sorun hayvanların gereği gibi muhafaza edilmemesi. Daha büyüğü ise hayvanların insanlarla eşitlenmesi sorun.' diye konuştu.
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya değinen Yapıcıoğlu, 'İpin ucu yakalandı ve çekiliyor. Nereye gidecek? Nereye kadar giderse gitsin. Mutlaka bu cinayete karışanların yeri, makamı, sıfatı ne olursa olsun mutlaka hesabı sorulmalı.' dedi.
Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin olayda yeni delillerin ortaya çıktığını ileri süren Yapıcıoğlu, olayın yeniden soruşturulması gerektiğini söyledi.
Yapıcıoğlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yapıcıoğlu, bir soru üzerine, Kürtçenin seçmeli ders şeklinde verilmesinin olumlu ve ileriye doğru atılmış bir adım olduğunu ancak, bunun dahi yetersiz kaldığını savundu.
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, erken seçim tartışmalarına da değinerek, şöyle konuştu:
'Bugünkü ekonomik tabloda 2026 yılı içerisinde bir seçim olmasını beklemiyorum. 2027 yılının sonbaharında belki bir sandık önümüze gelebilir. Hangi adayı destekleyeceğimiz konusunda ise şu anda bizim almış bir kararımız yok. Mevcut adaylar arasında, millet, memleket için en iyinin kim olduğuna inanıyorsak, en iyi hizmete kiminle ulaşılacağına inanıyorsak ona destek veririz.'