İKİNCİ ROBOSK\u00ca KATLİAMI: TANIŞIK

0

Yazı müziği: (zazaca)

Patentinin kime ait olduğunu bilmediğim harika bir söz vardı…

Yanılmıyorsam "En iyi yastık vicdandır" gibi bir şeydi.

Öyle zannediyorum ki bu söz, ilk insandan son doğacak insana kadar bütün bir zamana ve bütün bir mekana hitap edecek, kıyamete kadar hüküm sürecek.

Vicdan, en iyi hapishane ve en iyi ceza uygulayıcıdır.

Bitirir insanı. Yakar, cayır, cayır…

"Vicdan azabı" tam da budur.

Herkesten gizli yaptığınızı sanırsınız, saklarsınız, örtersiniz, kapatırsınız. Kapattığınızı, örttüğünüzü, sakladığınızı zannedersiniz. İşlediğiniz suçu/günahı, kimse bilmediği, duymadığı, görmediği için kurtulduğunuzu zannedersiniz. Hapse girmekten, ceza almaktan yırttığınızı düşünürsünüz.

Rahatlarsınız.

Ne var ki; herkesten sakladığınız günahınız gece başınızı yastığınıza koyduğunuzda, kendinizle baş başa kaldığınızda gelir gözünüzün önüne, günahınız bir silüet olup dikilir karşınıza.

İşlediğiniz suç, bir kabus gibi çöker üzerinize.

Artık vicdanınız sizin için bir hapishanedir, çilehanedir.

Kurtulamazsınız, kaçamazsınız.

Herkesten, her şeyden kaçarsınız ama kendinizden, kendi vicdanınızdan kaçamazsınız.

Bu azap yer bitirir sizi. Virane olursunuz, delirirsiniz, erirsiniz, kül olursunuz.

İnkar ettikçe artar acınız.

Herkesi kandırsanız da vicdanınızı kandıramazsınız.

Suçlular, bir süre sonra neden kendi ayaklarıyla gidip teslim olur biliyor musunuz?

Çünkü "vicdan azabı" çok ağır gelir insana. Taşıyamaz, kaldıramaz çoğu insan bu azabı. Bir süre sonra gidip adalete teslim olursunuz. Çünkü hapis yatarak aklanmak, vicdan azabıyla yaşamaktan daha iyi gelir insana çoğu zaman.

Bu coğrafyada yaşayan halklar, o kadar acı çekti ki…

Türkler, Kürtler, Aleviler, Gayri-Müslimler, Başörtülüler, İslamcılar, Çerkesler...

Yara sarmaktan, uzuvlarımızdan akan kanı durdurmaktan yorgun düştük.

Ama her defasında ayağa kalktık, yeniden, yeni baştan, en baştan, ilk baştan.

Kaç kez düştük, kalktığımız yere. Kaç kez düşürüldük, tam ayağa kalktığımız yerden.

Mesela ben Roboskê'yi hiç unutmadım. Kalbimde bir yaradır Roboskê!

O cesetleri taşıyan katırlar, içimde her gün bir yolculuk yapıyor heybelerine doldurdukları gözyaşlarıyla.

Kürtler hiç unutmadı Roboskê'yi. Kalplerinde bir yaradır Roboskê!

34 insanın, 34 canın "kaçakçı" diye uğurlanmasını, hesap verenin, görevden alınanın, failin olmamasını unutmadı.

Roboskê, hiç "politik bir araca" dönüşmedi benim için. Araçsallaştırmadım hiçbir zaman.

Ama "acılarımızı" nesneleştirerek politikalarına "meze" yapanları gördük.

Utandık, iğrendik onlardan.

Dünün Roboskê'si, bugünün Tanışık'ı…

Dün F-16'ların yaptığını bugün 15 ton bomba istiflenmiş bir kamyon yaptı. 12 can, 12 beden, 12 beden bir poşetin içinde son buldu. 4 metre derinliğinde, 20 metre çapında bir çukur, 5 poşet ceset kaldı geriye.

Kulağının üzerine yatan 1128 akademisyen, üç maymunu oynayan MHP, CHP, HDP, adı "insan" ile başlayan nüfus cüzdanı STK'ları, İHD, Mazlum-Der, gece yarısı bildiricisi liberaller, duyar Kasnakçısı Sol Aydınlar, Forbes listesinin değişmeyen kapitalistleri, Kopenhag Kriterleri İthalatçıları, AB Kriterleri pazarlamacıları kaldı geriye.

Bilesiniz ki!

O çukuru gökten düşen bir meteor açmadı.

O çukur Tanışık'ta açılmadı.

O çukuru "yere izmarit dahi atmayan" bir terör örgütü açtı.

O çukur sizin "vicdanınızda" açıldı.

O çukurun içine gömülen 12 kahraman köylü değil!

Gömülen sizlersiniz! O çukurun içine sizin insanlığınız, barbarlığınız, ahlaksızlığınız gömüldü.

Suçlusunuz!

Sizin için en iyi hapishane "vicdanlarınızdır" artık.

Uyuyun, rahat uyuyabiliyorsanız eğer!